TMMOB'nin Temel İlkeleri,Çalışma Anlayışı ve Örgüt İçi Demokrasi
TMMOB‘NİN TEMEL İLKELERİ, ÇALIŞMA ANLAYIŞI ve ÖRGÜT İÇİ DEMOKRASİ
Temel İlkeler
TMMOB ve bağlı Odaları;
- Mesleki demokratik kitle örgütüdür.
- Demokrat ve yurtsever karakterdedir.
- Emekten ve halktan yanadır.
- Anti-emperyalisttir, Yeni Dünya Düzeni teorilerinin, ırkçılığın ve gericiliğin karşısındadır.
- Siyasetin dar anlamını aşar, yaşamın her olayını siyasetle ilişkili görür.
- Barıştan yanadır.
- İnsan hakları ihlallerine karşıdır, insanlık onurunun korunmasından yanadır.
- Örgütsel bağımsızlığını her koşulda korur, gücünü sadece üyesinden ve bilimsel çalışmalardan alır.
- Meslek ve meslektaş sorunlarının, ülkenin ve halkın sorunlarından ayrılamayacağını kabul eder.
- Politikanın oluşturulmasında ve uygulanmasında demokratik merkeziyetçi yöntemleri uygular.
- Karar alma süreçlerinde demokratik ve katılımcıdır.
- Bağlı Odaları ile birlikte mühendis, mimar ve şehir plancılarının meslek alanlarını düzenler, üyesinin ve halkın çıkarlarını korur.
- Sanayileşme ve demokratikleşme alanlarında durum tespitleri yapar, politikalar ve çözüm önerileri üretir. Ülkenin demokratikleşmesi için çaba sarf eder.
- Kamuoyu oluşturmaya yönelik çalışmalar içinde tartışmasız yer alır.
- Demokratik Kitle Örgütleri ve sivil toplum örgütleri ile ilkeli ve demokratik işbirliği içerisindedir.
Çalışma Anlayışı
TMMOB ve bağlı Odaları;
- Toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değil, aksine toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan,
- Temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme , birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen,
- Rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine, örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçiren,
- Profesyonellerin ve uzmanların örgütü anlayışını reddeden; aksine kitle örgütü niteliği ile organlarına dayalı çalışmayı yürüten,
- Siyaset dışı kalma anlayışlarının tam tersine; her koşulda ve her zaman siyaset yapan, siyasetin dar tanımını aşan anlayışları yapıya egemen kılan,
- Üye ile ilişkilerini, devlet ve egemen kesimlerle olan ilişkilerinin önüne koyan, resmi otorite ile her türlü diyaloğa ve işbirliğine açık ama işbirlikçi yaklaşımların dışında kalan,
- Örgüt işlevinin deforme edilmesi anlamındaki hizmet üretimini reddeden, aksine üyelerinin hizmetlerinin niteliğini yükseltecek düzenlemeler yapan, norm ve standartları oluşturan ve bunların gelişimine hizmet edecek şekilde denetleyen,
- Egemen kesim ve egemen kesim söylemleri ile ters düşmeme anlayışlarını reddeden; aksine, üyesinin söz ve kararlarda yetki sahibi olmasını sağlayan,
- Kamu hiyerarşisi içinde yer edinme ve örgüt etkinliklerini buna bağlama anlayışlarının yerine, örgütün kamuoyu önünde saygın yerini korumayı ve geliştirmeyi hedefleyen, örgüt etkinliklerini kendi iç dinamikleri ve kendi kararları ile belirleyen,
- Meslek örgütü kavramını, demokratik kitle örgütü özelliğinin önüne çıkartarak, meslekçi eğilimleri güçlendiren anlayışların aksine, mesleki- demokratik kitle örgütü anlayışlarını yaşama geçiren,
- Her türlü yapılanma ve örgütlerle olan ilişkisinde, anlamsız hiyerarşik eşitlik anlayışları yerine, ilişkilerinde bu yapıların toplum içindeki işlevselliklerini ölçü olarak alan,
- Hiçbir üyesinin sorununu dışlamayan, ancak üyesinin büyük çoğunluğunu oluşturan ücretli çalışan mühendis ve mimarların konumları gereği, ücretli çalışan kesimlerle ve onların örgütleri ile ilişkilerini güçlü hale getiren,
- Örgütün uluslararası ilişkilerini güçlendiren,
- Dünyayı, ülkeyi ve yaşamı tanıyan, anlayan ve ona göre politikalar üreterek yaşama geçiren, bir çalışma anlayışı içerisindedir.
ÖRGÜT İÇİ DEMOKRASİ
Örgüt içi demokrasi konusunu ele almak için önce TMMOB örgütlenmesi konusunda bazı tespitler yapmak gerekiyor:
- TMMOB ve Odalar meslek örgütleri olarak üyelerinin mesleki ve toplumsal gelişmelerini sağlamak ve mühendislik-mimarlık alanının mühendis-mimarlar adına düzenlenmesi görevini üstlenmiştir.
- Giderek sayıları artan farklı meslek disiplinlerinin özel sorunlarının yanında mühendis-mimar topluluğunun ortak sorunlarının ağırlık kazanması, çalışma alanları ve konularının çok sayıda disiplinin birlikte çalışmasını zorunlu kılması, mühendis ve mimarların bir örgüt çatısı altında birlikte örgütlenmelerinin nesnel koşullarını oluşturmakta, bu da TMMOB‘ne bir meslekler arası dayanışma örgütü niteliği kazandırmaktadır.
- 12 Eylül müdahalesi sonrasında Anayasa‘da ve TMMOB Kuruluş Yasası‘nda yapılan değişikliklerle kamuda çalışanların üye olma zorunluluklarının kaldırılmış olmasına rağmen, bu gün ülkemizde mevcut mühendis ve mimarların çok büyük bir çoğunluğu TMMOB‘ne bağlı Odalara üye bulunmaktadır. Bu nedenle TMMOB mühendis ve mimarların kitle örgütüdür.
O halde:
- TMMOB, meslek alanlarının, halkın ve üyelerinin çıkarlarını gözeterek düzenlenmesi, üyelerinin ortak sorunlarının çözümlenebilmesi için politikalar oluşturmak ve etkinlikler yapmak zorundadır.
- Görevlerini etkin olarak yapabilmesinin en önemli ön koşulu politika oluşumu ve etkinliklerin üyelerin mümkün olan en geniş katılımı ile güçlü kılınmasıdır:
- Üyelerin geniş katılımını sağlamanın tek yolu da demokratik ve katılımcı bir iç işleyişin etkili bir biçimde sürdürülmesidir. Diğer bir deyişle örgüt bir demokratik kitle örgütü olmalıdır.
- TMMOB başlangıçta korporatist bir anlayışla devlet tarafından kurulmuş bir meslek örgütü olmasına rağmen, özellikle 1970 ve 80‘li yıllardan günümüze doğru artan mühendis-mimar sayısı, üyeleri içinde emekçi ve işsiz oranının ve demokrat dünya görüşlerinin ağırlık kazanması nedenleriyle, kendi iç dinamiği ile, bu süreç içinde demokratik bir kitle örgütü haline gelmiştir.
TMMOB bünyesinde örgüt-üye ilişkilerinde yaşanan sorunları daha iyi anlayabilmek için demokratik kitle örgütü kavramına biraz daha yakından bakalım:
- Demokratik kitle örgütleri ortak sorunları olan toplum kesimlerinin bu sorunların birlikte ve bir araya gelen üyelerin birleşik gücünden kaynaklanan daha güçlü bir mücadele ile çözümünü sağlamak üzere oluşturdukları örgütlerdir.
- Bir demokratik kitle örgütünün üyeleri uygulanacak ortak politikaların oluşumuna katılabildiklerini ve ortak mücadelenin sonucunda kendilerinin de sorunlarının çözülebildiğini bildikleri sürece kendilerini örgüte bağlı hissederler ve o ölçüde de ortak etkinliklere katılır ve güç verirler.
- Üye örgütün yönetimi ve uygulanan politikaları ile kendini temsil ettiğini hissetmelidir. Temsil konusunda iki ölçütten söz edilebilir: Farklı üye kesimlerinin yönetimde üye tabanındaki ağırlıkları ile orantılı biçimde temsilci bulundurmaları veya uygulanan politikaların bu kesimlerin taleplerini karşılayabilmesi.
- Üye sayısı az olan örgütlerde doğrudan demokrasi benzeri uygulamalarla üyelerin katılımını artırmak mümkün olsa da, TMMOB gibi büyük örgütlerde üye-örgüt ilişkilerini sürekli kılacak farklı mekanizmalar, örneğin işyeri temsilcilikleri, oluşturulması zorunludur. Üye bu mekanizmalar yoluyla ilettiği talep ve görüşlerinin değerlendirildiğini veya dikkate alındığını, oluşan kararlara kendisinin de katkıda bulunabildiğini ya da bulunabileceğini bilmelidir.
Buradan hareketle TMMOB‘nin demokratik kitle örgütü olma açısından taşıdığı zaafları sıralayabiliriz:
- TMMOB‘de iki yılda bir yapılan seçimlerle birim yöneticilerinin belirlenmesi biçiminde bir temsili demokrasi mekanizması işlemektedir. Ancak uygulanan politikaların üye tabanındaki emekçi işsiz ağırlığının talepleri ile çakıştığını söylemek zor hatta imkansızdır.
- Genel kurullarda tartışmalara katılım çok kısıtlı olurken çalışma programları tartışılamamakta, karşı siyasi görüşlerin örgüte hakim olma tehdidi önceki dönemde uygulanmış olan politikaların üye tarafından etkin bir biçimde sorgulanmasını engellemekte, katılım mekanizmalarının etkisizliği sonucu dönem içinde yapılamayan denetim genel kurullarda da yapılamamaktadır.
- Gerek bu durum, gerekse doğal delegeliğin yaygınlığı ve seçime yönelik danışma kurullarının ön seçici kurullar gibi çalışması örgüt içi kastların oluşumuna elverişli koşullar yaratmaktadır.
- Üyelerin katılımını sağlamanın en önemli mekanizması olan işyeri temsilcilikleri ya örgütlenmemekte ya da etkin bir işleyişe kavuşturulamamaktadır.
- Üyesi ile ilişki kurmanın zorluklarından kaçan bir çok Oda ya da Şube yöneticisi güçlü olmanın yolunu çok gelir getiren çalışma yöntemlerinde, yerel güç odakları ile ilişkilerde ve iyi çalışan bir oda bürokrasisinde görmektedir.
- Bu yöntemler bir kez esas alınınca birimlerin çalışma tarzı ve kadro anlayışları da buna göre düzenlenmekte, gelir getirici etkinliklere yönelik yapılaşmalara gidilmektedir. Bu amaçla oluşturulan oda bürokrasisi kalıcılaşmakta, yer yer kendi varlığını öne çıkaran ve korumaya çalışan ideolojiler üretmeye de başlamaktadır.
- Ekonomik koşulların da uygun olduğu yörelerde bu yöntemlerle güç kazanan bazı şube yönetimleri, bütünsel mücadeleyi reddetme noktalarına kadar ulaşarak ayrılıkçılığın ideolojisini geliştirmekte, kendi alanında kontrolü elinde tuttuğu, yeteri kadar güçlü olduğu, örgütün diğer birimlerinin kendisine yük olduğu gibi düşüncelerle Oda merkezinden bağımsız olmayı istemektedir. Kimi Oda yönetimlerinin TMMOB‘ne yaklaşımları da aynıdır.
- Bütün bunların sonucunda sadece yönetim kurullarından ibaretmiş gibi görünen, parası olan Şube ya da Odanın egemen olduğu, üye ilişkileri çok sınırlı ve üye tabanında örgütün gerekliliğinin ve yararlılığının sorgulandığı, "örgüt bizim için ne yapıyor ki" söyleminin çok yaygınlaştığı bir TMMOB ile karşı karşıyayız.
- Büyük Odaların bünyesinde yeni doğan az sayıda üyesi bulunan disiplinlerin mesleki sorunlarına çözüm getirecek yapılanmaların oluşturulmaması ve sorunu bu disiplinleri bünye dışına atarak halletme kolaycılığı ve bazı disiplinlerin kendi odalarını oluşturma hevesleri çok sayıda yeni Oda yaratmıştır. Bu gelişme TMMOB‘nin giderek daha hantal bir örgüt haline gelmesine neden olmaktadır. Ayrıca bu yeni Odaların üye sayılarının az, olanaklarının kısıtlı olması, tüm illerde ve işyerlerinde örgütlenememeleri üye ilişkilerini daha daraltıcı bir sürece girmemize yol açmaktadır. Kimi üyelerimizin TMMOB birimleri dışında örgütlenmeye gitmelerinin temelinde bu olumsuzlukların etkileri de bulunmaktadır.
TMMOB‘nin ülkenin demokratikleşmesi konusunda sahip olması gereken işlevler sadece mühendis ve mimarların grup çıkarlarının savunulması ve geliştirilmesi şeklinde ele alınamaz. Bu işlevler birinci bölümde sözü edilen meslek alanlarının üyeler ve halkın çıkarları gözetilerek düzenlenmesine, ya da benzer biçimde, TMMOB bünyesinde yer alan uzmanlık alanlarından hareket edilerek ülke genelinde uygulanmakta olan politikalara müdahale edilmesine de indirgenemez.
Sözü edilen her iki işlev de daha bütünlüklü bir mücadele, yada, siyaset anlayışının parçalan olarak algılanmalıdır. Hem diğer toplum kesimlerinin örgütlenme ve mücadele alanları ile hem de siyaset alanı ile ilişkileri doğru kavrayan ve bütünde mevcut anti-demokratik ve baskıcı anlayış, ilişki ve unsurları dönüştürmeyi hedefleyen bir siyaset anlayışı temel alınmalıdır. Böyle bir siyaset anlayışı, ülkenin demokratikleşmesi mücadelesine, TMMOB‘nin içinde yer aldığı toplumsal pratikten kaynaklanan özgün bir katkı sağlayacaktır.
Kaynak: www.tmmob.org.tr
- gocebe yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 1812 okuma
-




İlgili İçerikler
- Devrimci Demokrat Orman Mühendisleri ve Orman Endüstri Mühendisleri
- İzmir İKK'dan Mühendislik Mimarlık Haftası Açıklaması
- Demokrat Mühendisler Platformu Açıklaması
- DİSK, TMMOB, TTB: "Siyasal İktidar Karar Vermeli: Baskıcı Otoriter Sistem mi? Özgürlükçü Demokratik Türkiye mi?"
- TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI JEOGENÇ 2. YAZ ÇALIŞTAYI GÖNEN'DE BAŞLADI.
- ANKARA BÜROMUZ AÇILDI
- Emekten Yana Mühendisler Ön Seçime Çağırıyor
- Emekten Yana Mühendislerin Turuncu Liste Adayları
- İvme İstanbul'da Gerçekleştirdiği Basın Açıklamasıyla "TMMOB'yi Savunalım" Kampanyası Başlattı
- TMMOB ve İMO Önündeki Demokrasi Nöbeti 11. Haftasında



Yorumlar
İlkelere uymak mı, Statükolarını korumak mı?
TMMOB'nin temel ilkeleri, çalışma anlayışı ve örgüt içi demokrasi anlayışının TMMOB ve bağlı oda yönetimlerinin hiç okumadığı ya da okuduğu halde inanmadığı ortaya çıkmaktadır. Çünkü, böyle olmasaydı, bugün TMMOB ve bazı bağlı odalarda yaşananlar yaşanmazdı. Temel ilkeler, çalışma anlayışı ve örgüt içi demokrasi anlayışını uygulamak TMMOB ve bağlı oda yönetimlerinin statükolarının değişmesi, statükolarının yok olması demektir. Yönetimler, bu ilkelere uymayarak kendi satatükolarını korurken, TMMOB ve bağlı odaların örgütlenmesinin, kitleselleşmesinin ve mücadelenin yükseltilmesinin önündeki en önemli engellerden biri olarak da yer almaktadırlar.