İçeriğe Atla

1974 Türkiye Sanayi Kongresi Yapıldı

Yazıcı-dostu sürümArkadaşa gönderPDF
Tarih: 
20 Dec 1974

TMMOB Makina Mühendisleri Odasınca iki yılda bir düzenlenen kongrelerden ikincisi, Sanayi Haftası içinde, 18-21 Kasım günleri arasında Ankara’da yapıldı.

Türkiye'nin sanayileşme ve kalkınma sorunları ve yolları üzerinde genel ve ayrıntılı konulan içeren 12 tebliğin sunulduğu kongreyi Makina Mühendisleri Odası Başkanı Ali Dinçer bir konuşmayla açtı. Ülkemizin kalkınma çabalarının dünü, bugünü ve geleceği ile ilgili değerlendirmeler yapan Dinçer, Cumhuriyetten bu yana izlenen gelişmeyi tüm boyutlarıyla ortaya koydu.

BAŞARILAR KAMU KESİMİNE AİTTİR

Bugüne kadar uygulanan özel girişime dayalı kalkınma politikasına rağmen yetersiz de olsa bazı olumlu sonuçlara ulaşılabildiyse, bunun "özel girişim yatırımları ile değil, özel girişime peşkeş çekilme, özel girişimi tamamlama amacıyla kullanılan ve özel girişimcilik övülürken sürekli olarak kötülenen kamu kesimi" tarafından yapılan yatırımlarla başarıldığını söyleyerek konuşmasını sürdüren Ali Dinçer, "İnkar edilmesi mümkün olmayan bu gerçeğin, halkımız yararına kalkınma yolunu açacak olan ekonomi politikasının saptanması sırasında dikkate alınması gerekir" dedi.

EKONOMİK BAĞIMSIZLIK, SİYASAL BAĞIMSIZLIĞIN ÖN KOŞULUDUR

Makina Mühendisleri Odası Başkanı Ali Dinçer, "Neden Sanayileşmeliyiz? Nasıl Sanayileşmeliyiz?" sorularını ortaya attığı konuşmasının son bölümünde de şu görüşlere yer verdi:

"Siyasal bağımsızlığın anlam kazanabilmesi, tam bağımsızlık anlamına yaklaşabilmesi, ekonomik bağımsızlığın elde edilebilmesine bağlıdır. Ulusal Kurtuluş Savaşlarıyla, siyasal bağımsızlıklarına kavuşan dünün sömürge hakları artık bu gerçeği görmektedir. Yakın geçmişte verdikleri ulusal Kurtuluş Savaşı ile sömürgecilerin tutsağı olan uluslara öncülük eden atalarımıza denk bir davranışta bulunabilmemiz için, bizim ekonomik bağımsızlık uğraşını başarıyla, en kısa zamanda vermemiz gerekir. Bu da sanayileşme, gerçek anlamda sanayileşme ile mümkündür."

KALKINMADA ÖNEMLİ OLAN GELİRİN DAĞILMA BİÇİMİDİR

"Kalkınmanın, sanayileşmenin kişi başına gelirdeki artış gibi soyut ve genel sayılarla belirlenmesi bir anlam taşımaz. Kalkınmanın nasıl sağlandığı ve topluma ne sağladığı, çalışanların kalkınmadan ne ölçüde hakkını aldığı önemlidir. "Belirli bir sınıfın elindeki varlığı arttıran ama halk çoğunluğunu yoksul bırakan bir kalkınmada kişi başına gelir artışı önemli değildir. Önemli olan gelirin dağılım biçimidir. Hakça olmayan bir gelir dağılımını getiren kalkınma, beraberinde pek çok sosyal, politik, ekonomik ve kültürel sorunu da taşır."

ÖZGÜRCE VE HAKÇA KALKINMA KLASİK KAPİTALİST YÖNTEMLE OLMAZ

"Hakça gelir dağılımı biçimi insana değer veren bir özgürlük ortamında gerçekleşirse daha anlamlı olur. O halde nasıl bir sanayileşme yoluyla kalkınma sorusunun yanıtı, ÖZGÜRCE VE HAKÇA KALKINMA'dır.

Batılı ekonomistlerin geri kalmışlara önerdiği gibi tarıma dayalı, geri teknoloji kullanan, emek yoğun, tüketim mallarına yönelik sanayiler kurarak da olmaz.

“Ekonominin büyük bir kesiminin, yönetim ve denetimine halkın katılmasıyla, özellikle bazı alanlarda en yüksek teknolojiyi kullanmakta yatırım malı üretimine yönelmekte, optimum kapasitede yatırımlara girmekle sanayi kuruluşlarını tam kapasite ile çalıştırmakla ve akla gelebilecek diğer halk yararını sağlayacak yöntemlerle özgürce ve hakça kalkınma mümkün olur.

Bizlere düşen görev, kalkınmanın halkımız yararına gözetiminde izlenmesi gereken politikayı saptamak ve bunun halkımıza anlatılması için çalışmaktır."