TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ "ZAMLAR" KONUSUNDA GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLAYARAK, "EKONOMİK KRİZİN FATURASININ EMEKÇİ HALKA ÖDETTİRİLMEK İSTENDİĞİNİ" BELİRTTİ.
Türkiye ekonomisi bugün kendini döviz yokluğu, dış ticaret açığı, enerji krizi ve üretim yetersizliği vb. şeklinde gösteren bir iflasın içindedir. Emperyalizme bağımlı bir şekilde, çarpık olarak geliştirilen kapitalist yapının beklenen bir sonucu olan bugünkü durumdan kurtulmak için hakim sınıflar emperyalizmle bağlarını pekiştirmek zorundadırlar. IMF (Uluslararası Para Fonu) heyetinin ziyaretinin anlamı budur. IMF'nin dayattığı önerilerin ardında yatan hakim sınıfların kısa vadeli ferahlamaları için ekonominin emperyalizme daha fazla bağlanması ve halkın daha fazla soyulması yollarının araştırılmasıdır. Son yapılan zamlar ve beklenen devalüasyon hayat pahalılığının, yoksulluk ve işsizliğin olağanüstü artması sonucunu doğururken hakim sınıfların neden olduğu krizin faturası emekçi halkın sırtına yüklenmektedir. Yapılan son zamların en göze batan niteliği bu zamların hemen tüm temel ihtiyaç maddelerine yansıyacak şekilde olmasıdır. Bu yolla da tekelci sermayenin yeni bir zam ve sömürü furyasına zemin hazırlanmış olmaktadır. Bu zamların ardından gelecek olan "istikrar ve kemer sıkma" tedbirleriyle emekçi halkın ekonomik demokratik talepleri engellenmek istenmektedir. Asgari ücret ve katsayıda görülen uygulamalar, fiilen kaldırılan ikramiyeler, bir türlü çıkmayan asgari geçim indirimi bunun ilk işaretleridir. Emekçi halk kesimlerinden susmaları ve zamların yükünü omuzlamaları istenmekte, buna karşı çıkanlar faşist baskılara maruz kalmaktadırlar. Bütün bunlara karşın sermayenin teşvik tedbirlerinin arttırılması da dikkat çekicidir.
Yıllardır üyelerinin ve halkın çıkarlarını savunan TMMOB olarak son ekonomik krizin düzenin sonucu olduğunu, bunun faturasının emekçi halkımıza ödettirilmek istendiğini ve bu düzen içinde ekonominin sorunlarının çözümsüz olduğunu tekrar vurguluyoruz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da emperyalizme bağımlılığı arttıracak bütün girişimlere karşı çıkacağız. Ücretlerin ve ekonomik haklarımızın kısıtlanmasına karşı bundan sonra da bütün gücümüzle mücadele edecek, bağımsızlık ve demokrasi savaşına daha büyük bir güçle sarılacağız.







