TAYAD: "Adalet Bakanı Sözünü Tutsun"

TAYAD Okmeydanı Yürüyüş 1TAYAD, tecriti 122 ölüm orucu şehidinin tabutlarıyla anlattı

TAYAD, 1 Kasım 2008 tarihinde hapishanelerde hala devam eden tecrit ve işkenceyi anlatmak için İstanbul Okmeydanı'nda bir eylem düzenledi.

TAYAD'lı Aileler imzalı "Adalet Bakanı Yalan Söylüyor", "Hapishanelerde Tecrit ve İşkenceye Son, Sohbet Hakkı Uygulansın" yazan iki ayrı pankartın açıldığı eylemde tecrite karşı ölüm orucu direnişinde hayatını kaybeden 122 insanın tabutları da taşındı.

TAYAD'ın çağrısıyla Okmeydanı Dikilitaş Parkı'nda toplanan kitle burada düzenli kortej oluşturarak yürüyüşe geçti. Üzerinde ölüm orucu şehitlerinin resimlerinin de bulunduğu tabutlar omuzlarda taşınırken, mahalle halkı da eyleme alkışlarıyla destek verdi.

Eyleme katılan 250 kişi yürüyüş boyunca "Sohbet hakkı uygulansın", "Engin'in katilleri tutuklansın","Ölüm Orucu şehitleri ölümsüzdür", "Adalet istiyoruz", "Engin'in katili AKP iktidarıdır", "Adalet Bakanı sözünü tutsun" sloganlarını attı.

TAYAD Okmeydanı Yürüyüş 2Okmeydanı sokaklarında, hapishanelerde tecrit ve işkencenin devam ettiği, bu işkencelerin Engin Çeber'in ölümünün de nedeni olduğu, sohbet hakkını uygulamayan Adalet Bakanının yalan söylediği halka anlatıldı. Sloganlarla devam eden yürüyüş Sibel Yalçın Parkı'nda sona erdi.

Sibel Yalçın Parkı'nda yapılacak basın açıklaması öncesinde 122 ölüm orucu şehidinin tabutları düzenli bir şekilde yana yana dizildi. Tabutların yerleştirilmesinin ardından tüm devrim şehitleri için saygı duruşuna geçildi. Ardından TAYAD Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Keskin basın açıklamasını okudu.

Keskin'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "122 insanın yaşamını yitirdiği, 600'den fazla insanın sakat kaldığı büyük direniş tarihe kazındı. Direnişle geçen 7 yıl boyunca yalanlarla, yasaklarla direnişin sesini boğmaşa çalışanlar; direnişin kararlılığı, gücü karşısında 22 Ocak 2007 tarihinde kazanılan 'sohbet hakkı' ile direniş sona erdi. Sohbet hakkının kazanılmasıyla tecrit tümden ortadan kalkmamıştı ancak 'sohbet hakkı' ile tecrit kırılmıştı.

TAYAD Okmeydanı Yürüyüş 3Hapishanelerde işkence ve ölümler devam ediyor. Karakollarda, sokak ortasında, işyerlerinde işkencenin yapıldığı, insanların dur ihtarına uymadı diye kurşunlandığı haberleri günlük basından eksik olmazken; Adalet Bakanı hala "münferit" olaylar diyebiliyor.

Tecrit işkencedir, ölümdür. Bunun en son kanıtı Engin olmuştur. Adalet Bakanı işkencelere, ölümlere rağmen yalan söylüyor, yalanlarla gerçekleri gizleyebileceğini sanıyor. Ancak bizler 122 evladımızı unutmadık. Sohbet Hakkı 122 evladımızın canı ile kazanılmıştır. Bu hak uygulanmalı, Adalet Bakanı yalanlarına son vermelidir."

Okunan basın açıklamasının ardından eylem atılan sloganlarla ve alkışlarla sona erdi.

Eylemde okunan açıklamanın tam metni:

HAPİSHANELERDE TECRİT VE İŞKENCEYE SON;
SOHBET HAKKI UYGULANSIN;
ENGİN ÇEBER’İN KATİLLERİ TUTUKLANSIN!

122 insanın yaşamını yitirdiği, 600’den fazla insanın sakat kaldığı büyük direniş tarihe kazındı. Direnişle geçen 7 yıl boyunca yalanlarla, yasaklarla direnişin sesini boğmaya çalışanlar; direnişin kararlılığı, gücü karşısında 22 Ocak 2007 tarihinde kazanılan “sohbet hakkı” ile direniş sona erdi. Sohbet hakkının kazanılmasıyla tecrit tümden ortadan kalkmamıştı ancak “sohbet hakkı” ile tecrit kırılmıştı...

O dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek genelgeyi yayınlarken “Şimdilik haftada 10 saati kabul edin biz bunu 20 saate çıkartacağız” demiştir. 22 Ocak 2007’den bu güne iki yıl geçmesine Adalet Bakanının değişmesine karşın zihniyetler, düşünceler değişmemiştir. Şimdiki Adalet Bakanı olan AKP’li Mehmet Ali Şahin de Adalet Bakanı koltuğuna oturduğundan bu yana farklı bir şey söylemiyor.

Genelgenin uygulanması için 2 senedir uygun yer ve elaman bulamayan Adalet Bakanlığı hapishanelerde bir tutsağın onlarca gardiyan tarafından dövülerek komaya sokulmasını nasıl açıklıyor? Saldırı durumunda olanak ve personel sıkıntısı çekmeyen (!) Adalet Bakanı niyeti olduğu takdirde sohbet hakkını da derhal uygulayabilir. İşte Engin Çeber olayı (!) Polis tarafından dövülerek gözaltına alındı, Metris hapishanesinde günlerce süren işkencelerle katledildi. Engin ne ilkti ne de son olacaktır. Tek fark gizleyememiş olmalarıdır. Fakat bunu da kılıfına uydurup unutturmaya, kanıksatmaya çalışıyorlar. Özür dileriz, teşhis edilen birkaç işkenceciyi yargılarız geçiştiririz hesapları peşindeler. Olmadı yasak duvarları koyuyorlar karşımıza. Sahip çıkma, arama, sorma yoksa seninde başına aynı şeyler gelir. Unut, görme, duyma diyorlar. Evladına, eşine, arkadaşına dostuna sahip çıkma diyorlar.

TAYAD Okmeydanı Yürüyüş 4 Hapishanelerde işkence ve ölümler devam ediyor. Karakollarda, sokak ortasında, işyerlerinde işkencenin yapıldığı, insanların dur ihtarına uymadı diye kurşunlandığı haberleri günlük basından eksik olmazken; Adalet Bakanı hala “münferit” olaylar diyebiliyor.

Adalet Bakanlığı bilimsel sonuçlara, raporlara rağmen tecridi uygulamaya devam ediyor. Tecrit işkencedir, ölümdür. Bunun en son kanıtı Engin olmuştur. Adalet Bakanı işkencelere, ölümlere rağmen yalan söylüyor yalanlarla gerçekleri gizleyebileceğini sanıyor. Ancak biz sessiz kalırsak, çocuklarımıza, eşlerimize, kardeşlerimize yakınlarımıza sahip çıkmazsak gizleyebilir.

Bizler 122 evladımızı UNUTMADIK.

Biliyoruz, unutmak demek yarın daha büyük acılara göğüs germek demektir. Ne acılarımızı, ne kayıplarımızı ne de kazanımlarımızı UNUTMAYACAĞIZ.

SOHBET HAKKI 122 evladımızın canı ile kazanılmıştır. Bu hak uygulanmalı, ADALET BAKANI yalanlarına son vermelidir.

Ne YALANLAR, NE DE ÖZÜRLER BİZİ MÜCADELEMİZDEN VE ADALET ARAYIŞIMIZDAN VAZGEÇİREMEYECEKTİR.

HAPİSHANELERDE TECRİT VE İŞKENCEYE SON!
SOHBET HAKKI UYGULANSIN!
ENGİN ÇEBER’İN KATİLLERİ TUTUKLANSIN!
ADALET İSTİYORUZ!
ÖLÜM ORUCU ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
TAYAD’LI AİLELER