Kirlilik

AKP-Doğan Medya Kavgası

Tehditler, şantajlar ve kirli çıkar ilişkileri ortalığı kaplamış durumda.

Bu çatışmada, her iki kesim de çatışmanın temiz tarafı değildir.

Çatıştıran da Uzlaştıran da Çıkarlarıdır

İlke, kural, ahlak yok; tehdit, şantaj, riyakarlık var

"Deniz Feneri" dolandırıcılığına ilişkin davanın, Almanya'da başlamasından itibaren, AKP ile Doğan Holding arasındaki çıkar çatışması, davada açığa çıkan bilgi ve belgeler üzerinden sürdürülüyor.

Yine İstanbul'un Başına Bir Su Projesi Belası Sarmaya Hazırlanıyorlar


Geçen yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı halkımıza bir su bir müjdesi daha vermişti. İstanbul'un batısındaki tüketilmiş ve kirletilmiş eski bir yeraltısuyu akiferi, içinde yeraltısuyu birikip dolaşabilen kaya ortamı, barajlardan taşınacak su ile geri beslenecekmiş!
Başkan'a göre bu iş çok hayırlı. Deprem sakıncasını bile hafifletebilir.
Medyada sık sık görmeye alışkın olduğumuz bazı bilim insanları o günlerde soranlara, beklenen bu yararın saçmalığını söyledi.

Ekolojik Suç

aynur+k%C4%B1z%C4%B1ltan

Dostoyevski’nin dünya klasikleri içinde yer alan Suç ve Ceza başlıklı romanının
kahramanı Raskolnikov’un başına gelenlerden hareketle pek çok suç ve ceza
yorumu yapılmıştır.

ÇMO; Su kirliliği kontrolü yönetmeliğine açtığımız davayı kazandık ancak...!

 SU KİRLİLİĞİ KONTROLÜ YÖNETMELİĞİNE AÇTIĞIMIZ DAVAYI KAZANDIK ANCAK…!

ÇMO "İklimler çoktan değişti ! Kyoto protokolu neyi değiştirir?"

ÇMO: "İKLİMLER ÇOKTAN DEĞİŞTİ ! KYOTO PROTOKOLÜ NEYİ DEĞİŞTİRİR?

20 Haziran 2008 

Çevre Mühendisleri Odası, 19 Haziran 2008 tarihinde, "Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Yönelik Kyoto Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı" nın TBMM Çevre Komisyonu'ndan geçmesi ile ilgili basın açıklaması yaptı.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Çevre Durum Raporu 2008

Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından 2008 yılı Dünya Çevre Günü için belirlenen tema ve yapılan açıklama (Alışkanlığını Bırak! Düşük Karbon Ekonomisine Doğru) bir kez daha göstermiştir ki, 5 Haziran 1972'de Stockholm'de gerçekleştirilen ve dünyanın doğal dengesinin korunması için insan ve doğal varlıklara öncelik veren bir anlayışın egemen olması gereğinin ortaya koyulduğu Çevre Konferansı'ndan günümüze hava, su ve toprağın bile şirketlerin kar güdüsünü ve iştahını artırdığı, ekonominin en önemli girdisini ya da kaynağını oluşturduğu bir döneme girilmiştir.

İçeriği paylaş