Tam bir asır sonra Paris'in SU dağıtımı tekrar kamuya geri dönüyor

Paris Belediyesinin yaptığı açıklamaya göre kentteki içme suyu
dağıtımı, uluslar arası ölçekte özelleştirmelerden geri adım
atılmasıyla kendini ortaya koyan yeni eğilimleri müteakiben 2010
yılından başlayarak kamuya geçiyor.

Paris Belediye başkanı Delanoe, 2 Haziran'da
bir açıklama yaparak, Paris'te 100 yılı aşkın bir süreden beri özel bir
su tekeline ait olan bütün su hizmetlerinin kontrolünün 2010 yılında
tekrar belediye idaresine geçeceğini bildirdi. Böylece, dünyanın en
büyük iki su tekeli Suez ve Veolia şirketleriyle yapılmış olan sözleşme
31 Aralık 2009'dan sonra bir daha uzatılmayacak ve son bulacak.

Delanoe, suyu kent halkına daha iyi kalitede,
daha iyi fiyatta ve istikrarlı bir şekilde sunmak istediklerinin altını
çizdi ve Fransa'daki diğer belediyeleri de benzer bir tavır almaya
teşvik etmek için çalışacakları mesajını verdi.

Kamu Suyunu Yeniden Talep Etmek (RPW) adlı
demokratik kitle örgütü adına konuşan Olivier Hoedeman ise, IPS'e
verdiği demeçte, bir zamanlar su özelleştirmelerinin kalbi olarak
bilinen Fransa'nın kamusal su dağıtım sistemine geri dönüş yönünde
aldığı kararın bu yeni modelin desteklenmesi açısından son derece güçlü
bir sinyal olduğu yorumunu yaptı. RPW içindeki örgütlerin listesi bir
hayli uzun ve Mali'den Batı Afrika'ya, Uruguay'dan Arjantin'e,
Bolivya'dan Kanada'ya, Fransa'ya kadar uzanıyor.

Bu arada, geçtiğimiz on yıl içinde Fransa'da
40'tan fazla kent ve ilçe belediyesi su dağıtımında kamuya geri dönüş
yaptı. Bu belediyelerin hepsinde suyun kalitesi iyileşti ve fiyatı
ucuzladı.

1990'lı yıllarda, başta Afrika, Asya ve Latin
Amerika olmak üzere pek çok hükümet bir yandan neo-liberal
politikaların diğer yandan da AB, IMF, DTÖ gibi kurumların baskısı
altında su hizmetlerini piyasaya açtılar. Bundan en çok yararlananlar
ise Suez ve Veolia adlı iki dev Fransız su şirketi oldu. Bu iki şirket,
19. yy dan beri Fransa'daki su dağıtım sistemini ellerinde
bulunduruyor.

Yine bu iki şirket, Arjantin, Bolivya,
Kolombiya ve Doğu Avrupa'da pek çok ülkedeki su özelleştirmelerinin de
baş aktörleri konumunda. Suez ve Veolia şirketleri, Avrupa Kalkınma ve
Yeniden yapılanma Bankası EBRD'nin desteği ile 1990 yılından beri Doğu
Avrupa'da bütün su özelleştirme ihalelerini kazanmayı başardılar. EBRD
ise 1990 yılında o dönemde Fransa devlet başkanı olan Francois
Mitterand'ın önerisi üzerine kurulmuş bir devlet bankası.

AB de hem DTÖ nezdinde hem kendi ikili
ilişkilerini kullanarak su özelleştirmelerinin hızlanmasında çok önemli
bir role sahip. Örneğin, DTÖ'nün 2001 yılında Katar/Doha'da yapılan
raundunda AB Ticaret Komisyoneri Pascal Lamy, çevre ve su hizmetleri
ticareti önündeki bütün engellerin kaldırılması ya da en aza
indirilmesini sağlayacak bir düzenleme önermişti. Lamy, halihazırda DTÖ
Başkanlığı görevine atanmış bulunmaktadır.

AB, kendi ticaret politikalarını
biçimlendirirken büyük su tekelleriyle yakın bir işbirliği içinde
çalışıyor. 17 Mayıs 2002'de AB Komisyonu tarafından imzalanan bir
mektupta, AB'nin en üst düzey bürokratları özel su şirketlerine bir
toplantı daveti yapmış ve onlardan, Avrupa sanayinin çıkar ve
ihtiyaçları konusunda AB bürokrasisini bilgilendirmelerini, yeni
piyasalara girişte karşılaştıkları engelleri bildirmelerini ve serbest
ticaretle bağlantılı başka sorunları varsa iletmelerini istemişti.

Paris Üniversitesi VIII'den profesör Bernard Maris, "Suez
ve Veloia şirketlerinin Fransa dışında adeta bir fetihçi edasıyla
faaliyet gösterdiklerini belirtmekte ve çok yüksek fiyat artışları
uyguladıklarının
" altını çizmektedir. İki şirketin de yönetim pratiklerinin şeffaflıktan uzak olduğunu anlatan Olivier Hoedeman ise "halktan gelen sert ve kararlı tepkilerin ardından bu şirketlerin sözleşmelerini yenilemesi pek mümkün olmamaktadır" bilgisini vermektedir.

Gerçekten de 1987 yılında, dönem hükümetinin önde gelen bakanları ile
Fransa devlet başkanı da olan Chirac tarafından geliştirilen Grenoble
suyunun özelleştirilmesinde, Suez'in bir dizi yolsuzluğa bulaştığı ve
aşırı yüksek fiyatlandırma yaptığı ortaya çıkmıştır[1].
1999 yılına gelindiğinde ise, mahkeme, hem olaya karışan eski bakanları
hem de Suez yöneticilerini hapis cezasına çarptırmış ve şirketi,
1990-1998 yıllarında halktan tahsil ettiği bütün su cezalarını halka
geri ödemeye mahkum etmiştir.

Mahkeme, Grenoble suyunu özelleştiren
sözleşmeyi feshedip su dağıtımını kent belediyesine verdikten sonra su
fiyatları hızla gerilemiş ve hatta Grenoble'da su, Fransa'nın en ucuz
suyu haline gelmiştir. (Julio Godoy: "Water Flowing Back Into Public Hands" http://www.ipsnews.net/news.asp?idnews=42922)


[1] Jaqcues Chirac 1977 ile 1995 yılları arasında Paris Belediye Başkanlığı yapmıştır.

Kaynak; http://www.supolitik.org