"Statükoları Sarsılmaya Başlayınca Bizi Uzaklaştırma Politikalarına Başvurdular"
- Yetkin Mühendislik |
- İvme Dergisi |
- TMMOB |
- İMO |
- Mühendislik |
- MMO |
- Demokrat |
- Devrimci |
- ODTÜ |
- EMO |
- grev |
- Mimar |
- Öğrenci |
- İKK |
- MO |
- JMO |
- Mühendis |
- Saldırı |
- Oda |
- Mimarlık |
- İvme |
- Yürüyüş |
- DGM |
- Halkevleri |
- ÖDP |
- Statüko |
- İlerici |
- Genç İMO |
- 11 Haziran |
- 14 Mart |
- Politika |
- Engelleme |
- TMMOB
"Statükoları Sarsılmaya Başlayınca Bizi Uzaklaştırma Politikalarına Başvurdular"
İREM YÜKSEKOL (+İvme Yayın Kurulu Üyesi, İnşaat Mühendisi)
• Devrimci, ilerici mühendisler, mühendis adayı öğrencilerle, mevcut oda yönetimleri arasındaki sorun nedir? İvme okurlarına yönelik saldırıların temelindeki nedeni öğrenmek istiyoruz.
Birçok oda yönetimiyle yaşanan sorunun özünde kendinden farklı düşünen devrimci, ilerici mühendislere ve mühendislik öğrencilerine yaşam hakkı tanınmaması yatıyor. Bulundukları her ortamda devrimci-demokrat ilkelere bağlı kalarak statükocu anlayışlara karşı mücadele eden arkadaşlarımıza yönetimler maalesef nefes bile aldırmak istememişlerdir.
• Şu ana kadar ne tip engellemelerle, saldırılarla karşılaştınız, bunları kısaca özetleyebilir misiniz?
Odaları kendi mallarıymış gibi gören TMMOB'deki etkin yönetim anlayışı, maddi çıkar ve konumlar üzerine kurdukları statükolarının sarsılmaya başladığını gördüğü ilk andan itibaren, odaların devrimci tavrını tekrar yeşertmeye çalışanlara karşı değişik yöntemler uygulayarak uzaklaştırma politikalarına baş vurdu.
Her şeyden önce TMMOB'nin ve bağlı birçok odanın yapmış olduğu etkinliklerde açtığımız stantlara defalarca yönetimler tarafından saldırıldı.
Saldırı ve engellemeler sadece fiziksel olmadı. İnşaat Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan yetkin mühendislik tasarısının tartışıldığı danışma kurullarından birinde oda yöneticisi bir arkadaşımızın yetkin mühendisliğe karşı sunmak üzere hazırladığı bildiri odanın diğer yöneticileri tarafından uygun bulunmayıp sansürlendi. Son dönemlerde de İvme Dergisi'nin kaynak gösterildiği her bildiri, tüm sempozyumlarda ve kurultaylarda sansüre takılıyor.
Odalarda çalışan, emek veren birçok arkadaşımız sırf yönetimlerden farklı düşündükleri için ya işe alınmadılar ya işten atıldılar ya da işten atılmakla tehdit edildiler. Hatta tehditler sadece bizim arkadaşlarımıza değil, odalarda çalışan ve günlük ilişkilerimizin iyi olduğu personellere kadar uzandı.
En büyük engellemeyle ve saldırıyla da İMO 2. Öğrenci Üye Kurultayı'nda karşılaştık. Daha sonra bu olayı anlatmak için gittiğimiz ve her devrimci demokrat mühendisin doğal üyesi olduğu İMO tarafından düzenlenen küçük kurullarda çok ağır hakaretlere ve tehditlere maruz kaldık. Öğrenci üye kurultayındaki saldırıdan daha büyük bir saldırıyla da 11 Haziran'da tüm muhalif mühendislerden gizli bir şekilde örgütleyerek yaptıkları Küçük Kurul'da karşılaştık.
• İlk "şiddet!" kullanımı 14 Mart saldırısında ortaya çıktı. Bu saldırı karşısında TMMOB yönetiminin, diğer odaların tavrı ne oldu?
İMO 2. Öğrenci Üye Kurultayı'nda, öğrenci üye seçimleriyle ilgili ODTÜ Genç-İMO imzalı bildirileri dağıtan arkadaşlarımıza oda genel merkez yöneticileri ve bazı oda çalışanları ağza alınmayacak küfür, tekme ve tokatlarla saldırmış, dağıttıkları bildirileri yırtmışlardır. Maalesef bu saldırı karşısında ne TMMOB, ne de ona bağlı odaların biri saldırıyı kınayan bir açıklama yapmamışlardır. Yönetimlerin tavrı bu olay karşısında üç maymunu oynamak olmuştur.
• 11 Haziran'daki Küçük Kurul'a gelen yaklaşık 100 kişilik eli sopalı bıçaklı grup, kimler tarafından organize edilmişlerdir ve hangi anlayışa mensupturlar?
Saldırıda yer alanların büyük çoğunluğu mühendis değil. Bizlerin Küçük Kurul'a girmemizi engellemek için İMO ve TMMOB'deki etkin yönetim anlayışı tarafından dışarıdan getirilmiş kişiler. Çoğunluğunu ÖDP ve Halkevleri üyeleri oluşturuyor. Küçük Kurul'la aynı gün ve aynı yere ÖDP toplantısı alınmış ve bu kitlenin orada bulunması kılıfına uydurulmuş. Ancak 'katılımcılar' toplantı yapmak yerine bizlerin Küçük Kurul'a girmemizi engellemeye çalışmakla ve bizlere saldırmakla meşguldü. Ayrıca 20- 30 kişilik bir grup daha vardı saldırılarda. Bıçakla bize saldıran grup buydu. Sonradan öğrendiğimize göre bu grup müteahhit bir İMO yöneticisi tarafından kendi şantiyesinden toplanmış ve politik bir niteliği olmayan kişilerden oluşuyordu. Şunu da belirtmek gerekir; bu bıçaklı saldırı ve linç girişimi TMMOB, MMO ve İMO YK başkanlarının gözlerinin önünde gerçekleşmiştir. Buna rağmen hiçbiri bu saldırı ile ilgili bir açıklama yapmamış, söz bile söylememiştir. Yani saldırıyı objektif olarak desteklemişlerdir.
• 11 Haziran'daki saldırıdan sonra herhangi bir gelişme oldu mu, odaların yönetimleri düzeyinde herhangi bir görüşme, tartışma oldu mu?
Oda yönetimleri kendi içlerinde olayı konuşuyorlar ama tartıştıklarını pek zannetmiyorum. En büyük tartışma Ankara İl Koordinasyon Kurulu'nda yaşanmış. JMO ve Ankara İKK dışında hiçbir oda ve İKK, bizlere bu olaylarla ilgili en ufak bir şey sormadı. Diğerleri ise tek yanlı bilgilendirilerek açıklama yaptılar. Bazı oda ve İKK'ların ise aleyhimize açıklama yapması için baskı altına alındığını da biliyoruz. Bu açıklamalar sayesinde 11 Haziran'daki saldırının da zemini hazırlandı.
• Artı İvme Dergisi ne yapmaya çalışıyor?
Artı İvme Dergisi TMMOB'in geçmiş yıllarda taşıdığı devrimci demokrat değerlere ve geleneklere sahip çıkıyor. Bugün oda içinde yaşanan tüm kirlenmiş, rant ilişkilerine karşı Artı İvme Dergisi emekten ve halktan yana bir de-ğişimi savunuyor. Bugün TMMOB'deki etkin yönetim anlayışı tarafından söylenen yalanlara ve iftiralara karşı Artı İvme Dergisi dürüstlük ve onurlu olmak üzerine şekillenen politikalarıyla içi boşaltılmış mühendislik, mimarlık ve planlamacılık kavramlarını yeniden tanımlamaya çalışıyor.
• Çok kullanılan 'yetkin mühendislik' kavramını tüm okurlarımızın anlayacağı şekilde tanımlayabilir misiniz bize?
Yetkin mühendislik, tarihi çok geçmişe dayanan Amerika'ya benzeme modası içinde gündeme gelen ama asıl 1999 İzmit depremiyle odaların da gündemine giren, Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde "mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı" anlaşmalarına uygun olarak hazırlanmış, üniversite diplomalarını sorgulayan bir sömürü düzeni, emperyalist bir politikadır.
• Ülkemizdeki odaların mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz, mesleki açıdan, sosyal açıdan, siyasal açıdan hangi konumdalar ve hangi konumda olmalılar sizce?
Mevcut odalar meslektaşlarının haklarını savunmaktan çok hak gasplarına uğratan yapılar haline dönüştüler. En büyük gelir kaynakları olan kurslar ve belgelendirmeler, bunun en açık örneğidir. Verdikleri bu kursları ise örgütlenmenin en büyük aracı olarak görmeleri mücadeleden ne kadar uzakta olduklarının açık bir göstergesidir. Bu şekilde üyesine mesleki anlamda çok büyük bir hizmet yaptığını düşünen odalar, aslında sistemin herhangi bir kurumundan farklı çalışmamaktadırlar.
Sosyal anlamda içkili kokteyl vermekten başka üyesini bir araya getirecek neredeyse hiçbir sosyal etkinlik düzenlememekteler. Hatta en devrimci unsurlarını bile içkili kokteyllerde anmaktalar.
Diğer taraftan TMMOB sistem açısından ciddiye alınmayan bir örgüt durumuna getirildi. Üyesiyle ilişkisi çok zayıf, tabanıyla bağları kopmuş, halkın mücadelesinden ve taleplerinden oldukça uzaklaşmıştır. TMMOB, gücünü ücretli çalışan ve işsiz mühendis, mimar ve planlamacılardan alması gerekirken yönetimi açısından adeta patronların örgütü haline gelmiş durumda. İvme'nin 'TMMOB' başlıklı 5. sayısında bunu açıkça ortaya koymuştuk. Örgütte ücretli çalışan ve işsiz mühendis ve mimarların oranı üye sayısının % 80'ini oluştururken, 4 büyük odanın (EMO, MMO, İMO, MO) 40 şubesinde yaptığımız araştırmaya göre yöneticilerin % 73'ü müteahhit, küçük sanayici ve yöneticilerden oluşuyor. Yani örgütte sınıfsal bir saflaşma mevcut. Yönetilen mutsuz bir azınlık ve yöneten mutlu bir çoğunluk!
TMMOB bugün, sınırlı da olsa geçmişte örnekleri yaratıldığı gibi, 'DGM'lere hayır' yürüyüşleriyle, 100.000 kişiyle yapılan iş bırakma eylemleriyle, fabrikalardaki direnişlere, grevlere verdiği desteğiyle varolmalıdır. Bunların varolabilmesi için de TMMOB içinde çoktan unutulmuş olan eleştiri-özeleştiri mekanizmasının yeniden çalıştırılması, onlarca yıldır odalarda yer alan ve bugün sermayenin çıkarlarına göre hareket eden etkin yönetim anlayışlarının odalardan uzaklaştırılması, bütün bilgisini emekten ve halktan yana kullanan devrimci demokrat ilerici unsurların odalarda etkinleşmesi gerekmektedir. Ancak tabanı olan ücretli ve işsiz mühendis ve mimarların sorunlarını temel alan, genç mühendisleri ve öğrencileri aktif bir şekilde çalışmalarına dahil eden bir yaklaşım TMMOB'u olması gereken noktaya çekecektir.
• Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Her ne kadar TMMOB'a ilişkin olumsuz bir tablo çizsek de bu durum değiştirilemez değildir. Mücadelemizde yılmayacağız. Teşekkürler.
www.yuruyus.com Sayı:186
- tigin yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 352 okuma



İlgili İçerikler
- Açıklama No. 27: Gerçekler Açıklansın, Adalet İstiyoruz
- Açıklama No. 26: İMO’da Yaşananların İçyüzü ve Linç Girişimi
- Basın Açıklamasına Çağrı: TMMOB’de Hukuksuzluk Sürüyor!
- TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbeti 4. Haftasında
- Açıklama No. 25: Yalan, İftira ve Demagojileriniz Gerçekleri Gizlemeye Yetmeyecek
- TMMOB ve İMO Etkin Yönetim Anlayışı İvmecileri Küçük Kurul'a Polis Desteğiyle Sokmadı
- Açıklama No. 24: Devrimci, Demokrat, İlerici, Yurtsever Mühendislere Kimse Hakaret Edemez
- İvme 24 Ağustos'ta TMMOB Önünde Basın Açıklaması Yaptı
- İMO Küçük Kurulu'na Katılıyoruz
- TMMOB'da Devrimcilere Soruşturma


