Sosyalizmin yarattıkları, insanlığın en değerli mirasıdır
Sosyalizmin yarattıkları, insanlığın en değerli mirasıdır
"Rusya'da olimpik deprem" diye yazıyordu haberin başlığında. Ve hemen altında da şu yazıyordu:
"Rusya'nın Vancouver'deki 21. Kış Olimpiyatlarında tarihinin en ağır bozgununa uğraması, siyasi deprem yarattı..." (3 Mart 2010, Milliyet)
Bu bozguna, Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev'in getirdiği açıklama ise, bu haberden de daha çarpıcıydı. Medvedev "Rusya'nın uzun süre Sovyet döneminin mirasını kullandığını ve yeni bir sistem kuramadığını" söylüyordu.
Sadece spor değil, başka alanlardaki gelişmelerden de biliniyor ki, bugün konuttan sağlığa, ne varsa, sosyalizm yaratmıştır ve kapitalizm, hızla, hoyratça hepsini yok etmektedir.
Peki bu neden böyleydi?
Bu, belirttiğimiz gibi, sadece spor alanında yaratılan bir birikim değil. Sosyalizm, uygulandığı tüm ülkelerde ve hayatın tüm alanlarında bu birikimleri yaratmıştır.
Tüm alanlarda, insanlığın yüzlerce yılda biriktirdiği kadar büyük kazanımlar ortaya çıkarmıştır.
Sosyalist iktidarların bir çok ülkede yıkılması, sosyalizmin yerine kapitalizmin restore edilmesi, bu tarihi gerçeği değiştirmez. Hatta tam tersine olarak, Medvedev'in sözlerindeki gerçek, sosyalizmin bu noktadaki üstünlüğünü daha da açık hale getiriyor.
Şu bir gerçektir ki, yeryüzünde hiçbir sistem, kitlelerin yaratıcılığını, üretkenliğini bu kadar büyük ölçülerde açığa çıkaramamıştır.
Bakın, 1917'den 1980'lere kadar uzanan devrimler sonucunda, devrimci partiler, Marksizm-Leninizmin rehberliğinde, ezilen, yoksul halkları, emperyalist boyunduruktan, ücretli kölelikten, geri üretim ilişkilerinden, her türlü gericilikten ve cehaletten kurtardılar.
"İnsanlık tarihi boyunca hiçbir ideoloji Marksizm kadar, hiçbir üretim biçimi sosyalizm kadar, din, dil, ırk; renk, milliyet, cins ayrımı gözetmeksizin insanları ve halkları kaynaştıramamış...tır."
Başka hiçbir ideoloji,
"İşçileri, köylüleri, aydınları, Dört Kitap'tan insanları, bölünerek birbirine düşürülmüş, horlanmış halkları; kültür ve dillerini özgürce zenginleştirebilecekleri, kendi kaderlerini kendilerinin tayin ettiği koşullarda gönüllü, ortak bir toplumsal yaşam ve ideal etrafında toplayamamıştır."
Marksizmden başka hiçbir ideoloji, sosyalizmden başka hiçbir sistem,
"Afrika'nın kara derili kölelerini, Avrupa'nın proleter beyazlarını, Asya'nın sarı derili serflerini ve paryalarını, Amerika'nın Yankee boyunduruğu altındaki Kızılderililerini ve melezlerini; Sibirya'dan Sahra'ya, Sahra'dan Ant Dağlarına kadar beş kıtanın insanlarını; aynı ortak dava uğrunda... birleştirememiştir."
Sosyalizmden başka hiçbir sistem,
"cehaleti, işsizliği, açlığı, sefaleti, toplumsal ve sınıfsal ayrıcalıkları –bu kadar, hızlı ve kesin– ortadan kaldıramamıştır."
Sosyalizmden başka hiçbir sistem,
"Sanayi ile tarımın uygun bütünlüğünü ve birbirine itici güç sağlayarak gelişimini sağlayamamıştır."
Başka hiçbir sistem,
"Üretim güçlerini merkezi, planlı, dengeli geliştirip, tekniğin düzeyini ve emeğin verimliliğini yükseltememiştir. İşçi ve köylülerin... potansiyellerini en üst noktada harekete geçirememiştir."
Başka hiçbir ideoloji ve başka hiçbir sistem,
"Sosyalist kültürle, kollektif üretim bilinciyle, teknik bilgi ile donanmış, toplumsal çalışmaya her şeyini adamış, üretimi azamileştirmek için saniyeleri hesaba katan emek kahramanları yaratamamıştır."
Bakın Sovyetler tarihine. Bakın Çin, Küba tarihine... Halkların temel sorunlarının büyük bir hızla çözüldüğünü görürsünüz. Her alanda büyük atılımlarla yazılmıştır sosyalist inşanın tarihi.
Sovyetler Birliği, "üretim güçlerinin ve özgürleşen emeğin kollektif yaratıcılığının önü açılınca", sanayi üretiminde Avrupa'da birinciliğe, dünyada ikinciliğe yükselmişti.
1929-33'deki büyük kriz, kapitalist ülkelerde onmilyonlarca işçinin işsiz kalmasına, büyük bir yoksulluğa yol açarken, Sovyetler Birliği, sanayi üretimini iki kat arttırıyordu..
Okuma oranları, hemen tüm sosyalist ülkelerde çok kısa süreler içinde yüzde 90'lara ulaştırılmıştır.
Sosyalist inşa, kölelik zincirlerini parçalayan, sosyalist bilinçle donanan emekçi halkların neler başarabileceğinin destanlarıyla örülüdür gerçekten de. Altyapıda, üstyapıda başarılanlar, tarihin hiçbir döneminde, başka hiçbir ülkede başarılamayan ölçeklerdedir. Ekonomiden politikaya, bilimden sanata görkemli başarılar kazanılmıştır.
Denilebilir ki, öyleydi de çoğu niye yıkıldı?.. Sosyalizmden sözedilen hemen her yerde, bu soru da geliyor kuşkusuz. Biz Marksist-Leninistler, bu sorudan rahatsız değiliz, tam tersine, bu sorunun cevabında netleşilmeden, sosyalizmin kapitalizm karşısındaki üstünlüğü de tam olarak kavranamaz. Elbette sosyalizmin sorunları, geniş bir konudur ve devrimci hareketin bu konuda bir çok yazısı, broşürleri vardır.
|
Bkz. Sosyalizmin Sorunlarının Çözümü Sosyalizmdedir-I-II, Yeni Çözüm,Ekim '89, Kasım '89 |
En başta şunları belirtebiliriz:
Bir; karşı-devrimler ve kapitalizmin restorasyonu, asla sosyalizmin kazanımlarının önemini ortadan kaldırmaz.
İki; bu durum, sosyalizmin, insanlığa tarihsel olarak ömrünü doldurmuş kapitalizmin tek alternatifi olduğu gerçeğini değiştirmez.
Üç; ilk sosyalist devrim 1917 Sovyet devrimidir. Sovyetler Birliği'ndeki tüm uygulamalar, insanlığın ilk sosyalist inşa deneyimidir. Ve bu süre, insanlık tarihi açısından kısa bir süredir. Halkların her sosyalizm deneyinden çıkardıkları dersler de tarihsel kazanımlarımızdır.
Dört; Sosyalizm, "arındırılmış" bir laboratuvar ortamında değil, emperyalizmin kuşatması, ekonomik, siyasi, kültürel saldırıları altında inşa edilmek zorunda idi. Sosyalizm, "zorunlu olarak kapitalizmden devraldığı sömürü ilişkilerinin kirini pasını, olanca radikalliğine rağmen İskender'in kılıcı gibi kesip atamazdı. Bu pisliklerin, kirlerin kafalardaki, alışkanlıklardaki, yaşamdaki ve üretimdeki kalıntılarıyla, sosyalist inşa sürecinde mücadele etmek gerekiyordu." Sosyalist ülkelerdeki revizyonist partiler, bu mücadeleyi belli bir süreçten sonra, Marksist-Leninist bir bakış açısıyla sürdüremedikleri için, emperyalist kuşatma altında kapitalist özlemlerin öne çıkması, yozlaşma, bürokratlaşma, kitlelerden kopukluk engellenemedi ve emperyalist müdahaleler, işte bu zayıflıklara yaslanarak başarı kazandı.
Beş; Sosyalizmin inşası, sınıf mücadelesinin çeşitli biçimlerde sürdüğü bir süreçti. Bazı ülkelerde bu mücadelede karşı-devrim geçici bir üstünlük kazandı. Emperyalizmin başarısı geçici, sosyalizmin hala tek alternatif olması, değişmeyen tarihsel gerçektir.
Altı; Yukarıda sosyalizmin başarılarını saydık; ama şunu da belirtmeliyiz ki, halkların tüm sorunlarının bir anda çözüleceği bir cennet vadetmiyoruz. Sömürücülerin, kapitalizmin yüzlerce yıldır yarattığı sorunların altından kalkılması bir zaman alacaktır. Ancak bu mücadelenin sonunda bir cennet var; insanlığın yeryüzündeki cenneti, sınıfsız toplumdur.
Biz Marksist-Leninistlerin yaptığı, yeryüzündeki cennetin anahtarını proletaryanın ve emekçi sınıfların eline vermektir.
Emperyalizm, böyle bir anahtar yok diyor, böyle bir toplum imkansız diyor, gerçekleşmiş bir toplum biçimi olan sosyalizmi insanlığın hafızasından silmeye çalışıyor; ama mümkün değil. Bakın işte, hiç hesaba katılmayan bir yerden, 21. Kış Olimpiyatlarından sosyalizmin kazanımları çıkıyor karşımıza. Uzaydan tıpa, konut sağlık sorunlarının çözümünden bilimdeki devasa ilerlemelere, üretim artışından sporun kitleselleşmesine, okuma yazma oranının yükseltilmesinden bebek ölüm oranlarının düşürülmesine, halkların yönetime katılmasından kadınların özgürleşmesine, doğaya karşı savaşta büyük mesafeler katedilmesinden sanat ve edebiyata... velhasıl, aklınıza hangi konu gelirse gelsin, o konudaki istatisliklere, tarihsel gelişmelere bakın, sosyalizmin o görkemli gelişmesini, o görkemli yaratıcılığını, üretkenliğini, sorun çözücülüğünü, özgürleştiriciliğini görürsünüz.
Sosyalist inşanın kazanımları, insanlığın ufkundaki en güçlü ışıktır; burjuvazinin sosyalizme dair pespaye teorilerini ve tezlerini ayaklarımızın altında ezip geçerek, o ışığın aydınlattığı yolda, devrim ve sosyalizm hedefiyle yürümeye devam ediyoruz.
Kaynak: www.yuruyus.com
- özkan yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 718 okuma
-




İlgili İçerikler
- İdeolojik Bombardıman Zamanı
- Kadın Nasıl Köleleştirildi? Nasıl Özgürleşecek? - 4 (yazı dizisi)
- Kapitalizmle Sosyalizmin Farkı
- İkinci Ekonomi Küba'yı da Yıkar mı?
- Kapitalizm katildir!
- Sol ve emperyalizm
- Tülin Aydın, aramızdan ayrılışının 10.Yılında mezarı başında anıldı
- Chavez'in Enternasyonal Önerisi
- Paris Komünü'nden Kilise İcraatı
- SKM, 8 Mart'a 'Kadın Devrimi'nden başlıyor


