Bağımsızlık ve demokrasi için mücadele edenleri ortak bir hedefle birleştirmek, tüm sol güçlerin düşünmesi gereken bir sorundur.
Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı Ortak Bir Cephe!
Ekonomik, siyasi, askeri çeşitli alanlardaki emperyalist müdahaleler, doğru veya yanlış zeminlerde emperyalistlere karşı bir hoşnutsuzluk ve tepki yaratmış bulunmaktadır.
Faşizmin halkın çeşitli kesimlerinin inançlarını, özgürlüklerini, kimliklerini hedefleyen baskıları da kuşku yok ki, baskı düzenine karşı belli bir hoşnutsuzluk ve tepki yaratmış durumdadır.
Fakat emperyalizme ve faşizme karşı oluşan bu tepkiler, anti-emperyalist, anti-faşist bir zeminde gelişmemektedir. Amerika'ya, Avrupa'ya karşı tepkiler milliyetçiler, faşizme karşı tepkiler ise AB'ciler tarafından istismar edilmekte, yanlış yönlere kanalize edilebilmektedir.
Bu durum, sol açısından bir görevi de gündeme getirmektedir: Bugün bağımsızlık ve demokrasi için, emperyalizme ve oligarşiye karşı bir cephenin önemi, her zamankinden daha fazladır.
Bu önem nereden kaynaklanıyor? Bu önem, düzenin işbirlikçiliğinin bu kadar aleni olmasına karşın, halkın Amerika'ya ve Avrupa'ya karşı duygularının bu kadar yoğun olmasına karşın, anti-emperyalist mücadelenin bu yoğunluğa denk düşen boyutlarda olmamasından kaynaklanıyor.
Solun güçsüzlüğü sonucudur ki; halkın ulusal onur temelindeki milli duyguları, tepkileri, emperyalizm işbirlikçisi faşist güçler tarafından, düzen partileri tarafından istismar edilebiliyor.
Sol, tecrübelerle de bilindiği gibi, toplumun çeşitli kesimlerindeki hoşnutsuzlukları aynı kanalda akıtabildiği ölçüde etkili ve yönlendirici bir güç olabilir. Hoşnutsuzluklar var, fakat bunları aynı kanala akıtacak bir örgütlülükten, bunu sağlayacak bir "cephe" gücünden yoksunuz. Bu durum, bütün sol ve demokratik, anti-emperyalist güçlerin düşünmesi gereken bir sorundur.
Düzen partileri tüm tükenmişliklerine, birbirlerinden farklı olarak söyleyebilecekleri bir şey kalmamış olmasına rağmen, hala kitleleri çeşitli şekillerde kendi etraflarında tutabiliyorlar. Hala seçimlerde "oy patlamaları" yapabiliyorlar. Bu sonuç, bir yanıyla da sol, ilerici, devrimci, demokrat güçlerin ortaya birleşik bir güç, umut vaadeden bir alternatif olarak çıkamamalarının sonucudur.
Derinleşen hoşnutsuzluğu, tepkileri devrimci bir bakış açısıyla, tutarlı bir anti-emperyalizm ve tutarlı bir demokrasi mücadelesiyle yönlendiremediğimizde, bunların çarpık anlayışları besleyeceği, halkın mücadelesini güçlendirmeyecek kanallara akacağı açıktır. Emperyalizme ve oligarşiye karşı ortak bir cephe, bu tepkileri, hoşnutsuzluğu doğru bir rotaya oturtmanın aracı olacaktır.
Solun bu noktadaki anlayışı, pratiği ne yazık ki çok umutlu olmaya engeldir. Fakat biz yine de umutlu olmak, ısrarla böyle bir cephenin gerekliliğini, zorunluluğunu ortaya koymak durumundayız. Türkiye solu, mücadelenin açık biçimde ortaya koyduğu bu ihtiyacı daha fazla görmezden gelemez.
Böyle bir cephe, halkın düzen partilerinde değil, devrimci demokratik örgütlenmeler içinde birleşmesini teşvik edecektir. Sonuçta bu ülkede bağımsızlığı ve demokrasiyi isteyen hiç de azımsanmayacak genişlikte kesimlerin olduğu ve en başta bağımsızlık isteyenlerle demokrasi isteyenlerin ayrı kanallarda mücadele ettiği açıktır. Cephe bunları doğru bir çizgide birleştirecek en önemli araçlardan biridir.
Bu cephe, kimsenin kendi anlayışını, güncel politikalarını birbirine dayatmadığı ortak bir zeminin cephesi olmalıdır. Ki, böyle bir cephenin tek gerçekleşme şansı da budur. Parlamenterist politikalar, yıllardır söylenegelen ve Kürt sorununu temel alan "çatı" modelleri, kuşku yok ki, bu politikaları benimseyenler açısından işlevli olabilir; ama bunların tüm solu birleştirme özelliğini taşımadıkları bellidir. Öyleyse bu ve benzeri biçimlerde ısrar etmek, baştan cepheyi istememektir.
Aynı şekilde, cepheyi imkansız kılacak veya zorlaştıracak bir başka yaklaşım, bugüne kadar ki birçok birlik pratiğinde karşımıza çıkan "dayatmacılık"tır. Kimse, kendini cepheye dayatma, cephe içinde yeralacak güçleri kendine tabi kılma hesapları içinde olmamalıdır.
Cephe, hiç kuşku yok ki, "biz programını yaptık, her şeyini hazırladık, buyurun gelin katılın" tarzında bir birlik olmayacaktır. Böyle bir cephe olamaz da zaten. Çünkü bu tarz, bir cephe oluşturmanın ruhuna, mantığına, amacına aykırıdır. Dünyanın hiçbir yerinde de bu anlayışlar ve tarzla, bir cephe kurulduğu görülmemiş olsa gerek.
Başta da belirttiğimiz gibi, biz bu noktada özel olarak bir model önermiyoruz. Ama bu sorunun, tüm solun düşünmesi, gündemine alması gereken bir sorun olduğunu belirtiyoruz.
Ortak Bir Cephe
- gocebe yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
Arkadaşına Gönder















