Oda Çalışanlarından Alev Şahin ile İlgili Açıklama

Basına ve Kamuoyu’na

Ülkemizin yargı süreçleri, operasyonlar ve benzeri birçok tartışma
ile farklı kamplara bölündüğü, yaratılan siyasi belirsizlik ve ekonomik
kriz atmosferinde gerilimin giderek arttığı bir dönemden geçmekteyiz.
Kapatılma davaları ve derin devlet operasyonları ile sözde demokrasi
neferliğine soyunan siyasal iktidar, ikiyüzlü demokrasi anlayışını her
fırsatta gözler önüne sermekte…

AKP hükümeti neoliberal yıkım politikalarını hız kesmeden hayata
geçirerek halkın en temel haklarını gasp ederken buna itiraz eden
işçileri, memurları, yoksulları, işsizleri en azgın baskı ve zor
aygıtları ile sindirmeye çalışıyor. Tuzla’da güvenli iş ortamı için
sokağa çıkan, Tekel fabrikalarında işyerlerinden olmamak için direnen
işçilere saldıran AKP iktidarı ve onun kolluk güçleri her demokratik
hak arama mücadelesinde aynı tavrı sergilemektedir.



Toplumsal muhalefetin çeşitli bileşenlerine her fırsatta
saldırmakta tereddüt etmeyen bu zihniyet son aylarda en temel
demokratik hak alma eylemlerini dahi yarattığı terör dalgası ile
gayrimeşru duruma düşürmeye çalışıyor. Binlerce emekçinin kazanılmış
haklarını gasp eden SSGSS’ye karşı mücadele eden sendikaları “yalancı”
ilan etmekte, Belediyenin yıkım getiren kentsel değil rantsal
politikalarına itiraz edenleri “işgalci” “ideolojik” olarak nitelemekte
sakınca görmüyor, çeşitli basın açıklamalarını da terör eylemi olarak
niteleyerek zor ve şiddetin dozunu her geçen gün arttırıyor.


Geçen ocak ayı içinde gerçekleştirilen bir basın açıklamasına
katılan SES Merkez Yöneticisi terör örgütü propagandası yapma suçlaması
ile tutuklanmasından kısa bir süre sonra bir mesai arkadaşımızı da
benzer bir ithamla gözaltına almıştır. 25 Mart günü sabaha karşı polis
tarafından evine gerçekleştirilen bir baskınla yaka paça gözaltına
alınan Oda çalışanı arkadaşımız Alev Şahin, 8 Mart Dünya kadınlar Günü
nedeniyle gerçekleştirilen etkinliklerde taşıdığı bir döviz nedeniyle
gözaltına alınarak terör örgütü propagandası yapmakla suçlanıyor.



Son aylarda gerilimin giderek tırmandığı ülkemizde siyasal
iktidarın toplumun tüm sınıf ve kesimlerine karşı hırçınlaşmaya
başladığını kaygı ile izliyoruz. Ülke genelinde yargısız infazların
artması, gözaltında işkencelerin eskisi gibi sıradanlaşması, sokağa
çıkarak hakkını arayan binlerce çalışana azgınca saldırıların
gerçekleşmesi ve basın açıklaması gibi en temel demokratik hakların
dahi çeşitli vesilelerle ağır suçlamalara bahane olması bu ülkede
aydınlık, demokrasi ve emek yanlısı tüm insanları olduğu gibi bizleri
de kaygılandırmaktadır. 8 mart Dünya kadınlar günü ile ilgili bir
yürüyüş ve basın açıklamasına katılarak en temel demokratik haklarından
birini kullanan mesai arkadaşımızın, bir an önce serbest bırakılmasını
istiyoruz.

Bizler biliyoruz ki tüm bu yaşanalar; neoliberal sömürü ve yıkım
politikaları doğrultusunda temel kamusal alanların tasfiyesinde
somutlaşan karanlık tablo karşısında haklarını arayanlara karşı,
ihtiyaç duyulan anti-demokratik adımlardır, hiçbir haklı ve meşru
temeli yoktur, toplumsal muhalefet susturulmaya ve sindirilmeye
çalışılmaktadır.



Kendilerine açılan kapatılma davası nedeniyle ikiyüzlü biçimde
demokrasi kahramanı rolüne soyunan AKP hükümetinin demokrasi anlayışını
sorguluyor ülkemizde emekçilere ve hakkını arayan her kesimden insanın
polis baskınları, gözaltı ve tutuklama terörü ile yıldırılmasını kabul
edilemez olarak nitelediğimizi tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

28.03.2008





MİMARLAR ODASI ANKARA ŞUBESİ ÇALIŞANLARI

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZ ÇALIŞANLARI

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBE ÇALIŞANLARI

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBE ÇALIŞANLARI

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI BİR GRUP ÇALIŞANI