İçeriğe Atla

Mahinda,Sarath ve Halka ve İnsanlığa Karşı İşledikleri

Yazıcı-dostu sürümArkadaşa gönderPDF

Sevgili Yoldaşlar, Dostlar, Çalışma Arkadaşları
Eğer aldatıcı biçimde şeytani olmasaydı, yaklaşan seçimlerin komik olacağını söyleyebilirdik. Görevdeki devlet başkanı Mahinda Rajapakse ve emekli general Sarath Fonseka arasındaki çatışmalar ve her iki tarafça ileri sürülen argümanlar tek kelimeyle dejeneredir.
Rajapakse ve Fonseka ülkede hüküm süren yeni sömürgeci siyasi düzenin ne kadar bozulduğunu ve alçaldığını gözler önüne seriyor. Aynı madalyonun iki yüzünü temsil eden, ya da bağımsız, ilerici, demokratik, devrimci ittifakın ortak adayı Yoldaş Vickremabahu’nun sözleriyle, bir engereğin zehirli dişlere sahip iki kafası olan bu adayların ikisini de reddediyoruz.
Bu seçim, Sinhala-Budistleri ve diğer bütün sömürülen ve ezilen sınıfları, milliyetleri ve etnik-dinsel toplulukları Küresel Emperyalist Sermaye’ye adak olarak kurban etmek için hazırlanmış ölümcül bir tuzaktır.
Bu tarihsel bağlamda, bu seçimin son derece şeytani bir aldatmaca oyunu olduğu gerçeğinden hareketle bu adayların yaptıkları açıklamaların ve sergiledikleri acıklı akrobatik cambazlıkların arkasındaki gerçek politikaları açığa çıkarmak zorundayız, böylelikle kendi bağımsız kurtuluş yolumuzu seçebiliriz.

Savaş Suçları:

Her iki taraf birbirini savaş suçu işlemekle itham ediyor. Diğer savaş suçlarının yanı sıra, silahlı güçlerin, teslim oldukları halde LTTE önderliğinin büyük kısmını katlettiği suçlaması yapılıyor. Bu iğrenç suçların doğrudan sorumlusu kim olursa olsun, asıl sorumlular, toplu olarak bu savaşı yöneten Devlet ve Mahinda Chintanaya Rejimi, Genelkurmay başkanı Mahinda Rajapakse ve kardeşi olan Savunma Bakanı Gotabhaya Rajapakse’dir.
Tamil ulusal mücadelesi ve önderliğinin büyük kısmı yok edilinceye kadar savaşı böylesine acımasız, merhametsiz bir hale getiren rejimin kendisiydi. Savaşın temel stratejisini tasarlayan ve koordine eden Savunma Bakanlığı’ydı. Savaşı siyasi olarak yöneten, Devlet başkanının kendisiydi.
Bu elbette ki, o son derece iyi niyetli General’in bu savaşı, kana susamış ırkçı bir zevkle yürüttüğü ya da sorumluluktan kurtulduğu gerçeğini değiştirmiyor. O da en az hizmet ettiği rejim kadar militarist-şovenist bir savaş çığırtkanıdır. Köhnemiş ve yozlaşmış yeni sömürgeci Kapitalist devletin bu şerefli temsilcileri, halka ve tüm insanlığa karşı işledikleri korkunç suçlar için halka hesap verecektir! Nasıl affederiz, nasıl unuturuz!
 

Emperyalizmin Piyonu:

Emekli General Sarath Fonseka’nın ABD-Batı Emperyalizminin bir piyonu olduğu iddiası doğrudur. Peki ya görevdeki devlet başkanı Mahinda Rajapakse? ABD’ye, dünyanın 1 numaralı terörist-emperyalist devletine, adadaki bütün askeri tesislere –kara, deniz ve hava– serbest erişim olanağı tanıyan “Tedarik ve Karşılıklı Hizmet Anlaşması” imzalayan onun “yurtsever” hükümetiydi.
İnsan Hakları, Yolsuzluk ve İktidarın Kötüye Kullanımı: Şimdilerde, gerici şovenist Mahinda kampının iflas etmiş ideolojik ajanları, iyi niyetli emekli General Sarath Fonseka’nın yolsuzluklarından bahsediyor. Nihayetinde, bu asalak Komprador iktidarının bütünü, emperyalist kar ve talanın ganimetlerinden pay almıştır. Yolsuzluklardan hepsi de eşit olarak sorumludur.
Ülke içinde yerlerinden edilmiş, aralarında yaşlıların, çocukların ve yaralı, hasta ve hamile kadınların bulunduğu 300.000 Tamil’in kuzeydeki toplama kamplarında, gayri insani koşullarda hapsedilmesinden kim sorumlu? 17 insani yardım görevlisinin korkunç bir biçimde katledilmesinden, beş Tamil öğrencisinin öldürülmesinden kim sorumlu tutulacak?
 

Mahinda – Douglas Anlaşması

Devlet başkanı Mahinda Rajapakse’nin, seçimlerde kendisini desteklemesi karşılığında Douglas Devananda’nın öne sürdüğü on talebi kabul ettiği ortaya çıkmıştır. Şimdinin iyi niyetli yaşlı Duggie’si, Tamil Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ve LTTE’nin yok edilmesi için yürütülen savaşa şevkle destek veriyordu. Bu mücadeleyi ve önderliğinin büyük kısmını ortadan kaldıran soykırımsal askeri operasyonlardan, Tamil halkının yaşadığı acılardan, büyük insani krizden ve ihlallerden o da eşit derecede sorumludur.
 

Şovenist-militarist Mahinda Chinthanaya rejiminin bu şerefli bakanı, şimdi, kendi kaderini tayin hakkı dahil Tamillerin hakları için öne çıkıyor. Tamil ulusunun cenaze törenine katılanlar, bu kan festivalinde payı olanlar şimdilerde ortaya çıkıp onlar adına, bu ölü bedenin ayağa kalkması çağrısında bulunuyorlar. En azından ölünün şerefine saygı duyun! Elbette ki ölüler ve yaşayanlar, merhametsiz bir öfke ve intikamla kendilerini yakıp yok eden bu kan emici akbabalara ve vampirlere karşı yenilenmiş bir kanla, toprakları üzerideki haklarını almak için yeniden ayağa dikilecek!

Açık ki Mahinda, Tamil yurdu fikrini ve kendi kaderini tayin hakkını kabul etmiş görünüyor. Fakat böylesi akrobasilere nasıl dahil olabilir? Devlet başkanlığı konuşmasında, tarihi Tamil yurdu kavramı ve kendi kaderini tayin hakkı dahil Tamil ulusu kavramını reddettiğini açıklamıştı.
 

Ardından Tamil ulusu ve devleti fikrini tasfiye etmek için bir savaşa önderlik etti. Douglas’la yaptığı bu oportünist uzlaşma, kendi kampında da kaçınılmaz çatışmalara yol açmaya mahkum. JVP, bu anlaşmaya saldırmaya başladı bile. Silahlı kuvvetlerin de bir ikileme düşeceği açık. “‘Anayurt’ ve üniter devlet için kanımızı döktük ve şimdi kanımız ve feda ettiklerimiz, bu oportünist politikacının politik kariyerini sürdürmesi için pazarlık konusu yapılıyor.” Zavallı Mahinda, kaybetmesinin kendisi ve ailesi için rezil ve ölümcül bir son olacağını bildiği için politik kariyeri uğruna ruhunu satmak zorunda kalacak.
Pekala! Demek Tamil ulusunun kendi kaderini tayin hakkını tanımayı istiyorsunuz. Sizi selamlıyoruz. Bu temel demokratik hak için hayatımız pahasına mücadele verdik, veriyoruz. Bu hakkı savunduğumuz için hain olarak damgalandık. Pek çoğumuz saldırıya uğradı, tehdit edildi ve öldürüldü. Hatta Yoldaş Bahu, bu cesur tavrından dolayı JVP tarafından vurularak öldürüldü.
Evet, bu konuda ciddi ve dürüstseniz, askeri üsleri, yüksek güvenlikli bölgeleri dağıtın ve silahlı kuvvetlerinizi geri çekin; bu bölgeye vali olarak ordu komutanlarını atama politikasından vazgeçip Tamil ulusunun kendi kaderini tayin hakkını kapsayan politik bir çözüm sunun. Ve bunu seçim kampanyasının bitiminden önce gerçekleştirin. Doguie ve Mahinda, halkın bir kısmını o da yalnızca bir süre için kandırabilirsiniz fakat bütün halkı her zaman için kandıramazsınız. Tarihin öğrettiği bir ders bu.
Özgürlük ve demokrasi adına ortak adayla yola çıktık. Dinlemeye ve öğrenmeye hazırız. Ortak devrimci-demokratik taleplerimizi ileriye taşımak için buradayız. İlkelerimiz ve inançlarımız uğruna en yüksek bedelleri ödedik ve ödemekten çekinmeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun sözümüzün arkasında duracağız. Bu, uzun bir yolculuğun ve özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yalnızca bir başlangıcıdır.
 

Seçim Kampanyası Komitesi – Propaganda Komitesi adına
Yoldaş Surendra
Seylan Komünist Partisi (Maoist)


TransCurrents, Aralık 2009
Türkçeleştiren: Solun Doğusu
Kaynak: Radikal
20 Aralık 2009