Irkçılar, geçen hafta, Almanya'nın Köln kentinde yaptırılmak istenen bir camiin inşaasını engellemek için bir gösteri düzenlemek istediler. Ama istediklerine, isteyeceklerine pişman oldular.
Neo Nazilerin karşısına çıkan Köln halkı, ırkçılara ağızlarını açma fırsatı bile vermedi.
Köln'de 18-19 Eylül'den başlayarak birkaç güne yayılan ve çeşitli yürüyüşlerle, gösterilerle, bir çok mahalleye kurulan barikatlarla gelişen direniş, bir çok bakımdan özgün yanlar taşıyordu.
Gösteri için Köln'de toplanan Neo Naziler, Türkiyelilerin yaşadığı semtlere 'tur' düzenlemek için otobüs şirketi ile anlaşmışlardı. Ancak halkın direnişine katılan şirket, ırkçılara otobüs vermeyeceğini açıkladı.
Irkçılar, bu kez taksi çağrı merkezini arayarak taksi istediler. Ancak taksiciler, ırkçıları taşımayı reddetti.
Irkçılar, otele gidecek araç bile bulamadıkları için polise başvurdular ve polis araçlarıyla daha önceden rezervasyon yaptıkları otele götürüldüler. Ama orada da bir tavır bekliyordu onları. Otel yönetimi ProKöln (yani ırkçılar) adına yapılan rezervasyonları iptal ettiklerini belirterek, Köln halkının direnişine katıldı.
Irkçılar, kendi taraftarlarının evinde kalırken, akşam şehre yemeğe çıkmaya bile cüret edemediler.
Irkçıların konferansı düzenleyeceği Saman Pazarı meydanı, etrafında Türkiyeliler'in ve Almanlar'ın işlettiği restoranlar olan bir meydandı. Restoranlar o gün kapatılmıştı ve bazı restoranlar duvarlarına "ırkçıları istemediklerini" belirten pankartlar asmışlardı.
Bir başka ayrıntı; ırkçı faşistlere karşı düzenlenen mitinglerde de, çok sayıda Kölnlü mitinge katılanlara evlerinde hazırladığı yiyecek ve içecekleri ikram etti. Bu, Almanya kültüründe çok görülmeyen bir tavırdı.
Neticede, neredeyse bütün şehrin Neo Nazilere tavır aldığı noktada, Naziler, gösterilerini yapamadan kenti terketmek zorunda kaldılar.
Daha önce ırkçılara karşı düzenlenen gösterilerin bir çoğunda, daha çok Araplar, Türkler başta olmak üzere yabancılar ve kısmen de Alman otonom gruplar yer alıyordu. Dolayısıyla çatışma da ırkçılarla göçmenler arasında cereyan ediyor görünümü hakimdi. Köln direnişini farklı kılan, bizzat Almanların da kitlesel şekilde bu direnişte yer alması oldu.
Direnişin bir başka özgünlüğü, müslümanların cami yapma hakkının, Köln'ün Türkiyeli ve Alman ilerici demokratları tarafından savunulmasıydı. Zulme karşı ilericilerle yanyana gelmeyen islamcı güçler, bundan ne gibi bir ders çıkarır bilemiyoruz fakat, Köln halkı faşizme karşı direniş açısından güzel bir örnek vermiştir.















