Kayıkçı Kavgası
Davos'ta "Gazze paneli"nde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Cumhurbaşkanı Peres arasında geçen tartışma sonrasında Başbakan Tayyip Erdoğan dünya gündemine oturmuştur. Ülkemizde ise, havaalanında “Davos Fatihi”, “Dünya Lideri” olarak karşılanırken, Ortadoğu halkları tarafından düzenlenen mitinglerde ise Başbakan Erdoğan’ın resimleri ve “Davos Fatihi” dövizleri ile yürüyüşler gerçekleştirilmektedir.
Peki Başbakan Erdoğan’ın dünyanın gündemine oturması, ülkemizde ve Ortadoğu'da “Davos Fatihi” olarak görülmesine neden olan "Gazze paneli"nde neler söylenmişti? Başbakan Erdoğan, Peres'in konuşmasından sonra moderetörün itirazlarına rağmen ikinci kez söz alarak Peres'e karşı "Yüksek sesle konuşmanız suçluluk psikolojisinin bir yansımasıdır", "siz öldürmeyi iyi bilirsiniz", "Plajlardaki altı yüz çocuğu dahi bombalayarak öldürdünüz", "İsrail tankları üzerinde Filistin’e girmekten bir başka mutluluk duyan başbakanlarınız var" vb. alıntılarla İsrail’in "terörist" bir devlet olduğunu ima eden sözler. İsrail ile ilgili Başbakan Erdoğan’ın söylediği sözlerin eksiği var fazlası yok. Bu sözlerin hepsi doğru. Ancak bu sözleri söyleyen birinin bu sözlerin altının da doldurulması için, bu sözlerinde samimi olması için gereğini yapması gerekmez mi? Eğer samimi isen gerekir. Ama bu; dünyada da ülkemizde de Ortadoğuda da tartışılmıyor. Örneğin; bu sözler samimiyse böyle bir “terörist” ülkenin uluslar arası savaş suçluları divanında yargılanması için harekete geçilmez mi? Örneğin; bu sözler samimi ise, Filistin’de sivil halkı, çocukları, BM binasını bombalayan İsrail uçaklarının pilotlarının eğitimi için Konya Ovası'nı kullandırmaktan vazgeçilmez mi? Örneğin; bu sözler samimi ise, tankların modernizasyonu için yılda bir milyar dolar ödediğimiz İsrail ile ilgili anlaşma iptal edilmez mi?
Bu söylenen sözlerin pratikte yaptırımı ve karşılığı yoktur. Karşılığı ve yaptırımı olmayınca bu söylenen sözlerin bir kıymetiharbiyesi, bir samimiyeti de yoktur. Venezüella Devlet Başkanı Chavez yaptırımları ile samimiyetin ne olduğunu İsrail büyükelçisini ülkesinden sınır dışı ederek, İsrail ile diplomatik ilişkilerini keserek göstermiştir. Ama gerek Başbakan Erdoğan ve TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) gerekse İsrail Cumhurbaşkanı Peres, Davos tartışmasının arkasından yaptıkları açıklamalarla "Davos'taki tartışmanın Türkiye- İsrail ilişkilerine zarar vermeyeceğini, ikili ilişkilerin aynen devam edeceğini" açıklamışlardır. Davos'taki Erdoğan-Peres tartışması sonrasında Türkiye'nin ve Erdoğan’ın Ortadoğu halkları nezdinde prestijinin artması "büyük ağabey" ABD’nin dolayısıyla İsrail’in de işine gelmektedir. Çünkü ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi'nin uygulanması için Türkiye ve Erdoğan’a "eşbaşkan" görevi biçilmektedir. Bu görevleri yerine getirebilmeleri için de Ortadoğu halkları nezdinde prestijlerinin olması gerekir. "Davos tartışması" da işin özü tartışılmadığı için Erdoğan’a bu prestijin sağlanmasına neden olmuştur. Ama hiçbir riyakarlık tarihte gizli kalmamış ve uzun süreli olmamıştır.
Mehmet GÖÇEBE 01/02/2009
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 433 okuma



İlgili İçerikler
- Erdoğan fırçası ABD'yi şaşırtı
- Dünya medyası Erdoğan'ın Davos çıkışını konuşuyor
- Başvekil Erdoğan’ın Davos Eylemi !..
- Emperyalizmin Onayı ile İsrail Katliamı…
- Filistin'deki Vahşet İnsanlık Suçudur!
- Polis İbrahim Halil'i Vurdu
- Davos’ta one Minute
- Ümüğünü Sıktırma!
- Erdoğan TEKEL direnişini yasadışı ilan etti
- ZMO: İsrail'li Tarım Şirketlerine Boykot Çağrısı...


