İzmir: Elektrik Zammı Yakıyor

izmir.emo.org.tr

Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Enerji Sanayi Maden ve
Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) İzmir Şubesi, TES İş 1 ve 2 nolu Şubeler tarafından 1 Temmuz 2008 tarihinden itibaren geçerli olacak elektrik zamları ile ilgili bugün (1 Temmuz) basın açıklaması yapıldı.

Hükümetin enerji politikalarının iflas ettiğini, zamların faturasının halka kesildiğini bir kez daha kamuoyuna duyurmak amacıyla Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Konak İl Müdürlüğü önünde düzenlenen basın açıklamasını Şube YK Başkanı Sedat Gülşen yaptı. Açıklama sonunda 5 Temmuz 2008 tarihinde TMMOB İzmir İKK ve KESK Şubeler Platformunun "Zamlara, İşsizliğe, Yoksulluğa Hayır Mitingi"ne çağrı yapıldı. Açıklama
metni aşağıdadır:

ELEKTRİK ZAMMI YAKIYOR

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), TEDAŞ tarafından uygulanacak elektrik bedellerine yansıtılacak zamları 1 Temmuz 2008 tarihinden itibaren konutlarda %21, sanayide %22 olarak onayladı. Yılbaşında yapılan ve konutlarda %19,7 sanayide %14,2, ticarethanelerde %18,8 olarak yansıyan zamla birlikte elektrikteki artış % 45lere ulaşacaktır. Bu zamla birlikte her türlü fosil kaynakla alım garantili elektrik üretmek isteyen şirketlerin iştahı bir kez daha kabaracaktır.

Anımsanacağı gibi EPDK 6 Haziran 2008 tarihinde de, toptan elektrik ticaret şirketi olan Türkiye Elektrik Ticaret A.Şnin (TETAŞ) satış fiyatlarına % 12,7 oranında zam yapılmasını onaylamıştı.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasası ile artık merkezi planlama ve kamu tarafından düzenlenen bir elektrik piyasası yapısından vazgeçilip, piyasa kurallarının geçerli olduğu, serbest elektrik piyasası yapısına dönülmekte ve piyasa katılımcılarına dayalı, dağınık bir yönetim anlayışı öngörülmektedir.

Bu anlayışla birlikte, rekabetçi elektrik piyasası oluşacağı, rekabet ortamında, güvenilir ve ucuz elektrik elde edileceği kamuoyuna açıklanmıştı. Bunun aldatmaca olduğu son zamlarla bir kez daha halkımız tarafından anlaşılmıştır.

Özel şirketlerin güvenilir ve ucuz enerji sağlamadığı, devletten daha fazla fırsat ve olanak talep ettikleri, 1 Temmuz 2006 tarihinde 13 ilimizin 7 saat karanlıkta kalmasıyla ortaya çıkan gerçekle de görülmüştür. Tarife değişikliği gerekçesiyle, fahiş fiyatla elektrik satmayı hedefleyen elektrik üreticileri, o akşam santrallarını devre dışı bırakıp, arz güvenliğini tehlikeye atarak kendi çıkarları için bir gecede kamu kaynaklarını kendi kasalarına aktarıp dağıtım şirketlerini borçlandırmışlardır.

3 Kasım 2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan "Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği" (DUY) ile elektrik piyasasında oluşturulan "sanal piyasa" 1 Ağustos 2006 tarihinden itibaren yürürlüğe konulmuştur.

Dengeleme ve Uzlaştırma Sistemi denilen karaborsa ile 2007 yılında ortalama elektrik enerjisi fiyatı 19 Ykryi aşmıştır.

Yüksek Planlama Kurulunun (YPK) 14 Şubat 2008 tarihli kararıyla maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizması ile elektrik zammını otomatiğe bağlayarak elektrik fiyatlarının, 1 Temmuz, 1 Ekim, 1 Ocak, 1 Nisan tarihlerinde yılda 4 kez ayarlanacağı açıklanmıştı.

Bu sistem sonucunda, en önemli maliyet girdisi olarak belirtilen petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükselişin otomatik olarak elektrik fiyatlarına yansıyacağı görülmektedir. Şimdiye dek hükümetlerce yapılan yanlış politikalarla ulusal kaynaklarımıza dayalı enerji üretiminden vazgeçilmiş, dışa bağımlı doğalgaz santralleri ile elektrik üretimi tercih edilmiştir. Bu tercihi yapan halk değildir. 2007 yılı sonu itibariyle ülkemizde üretilen elektriğin %47si doğalgaz ile üretilmiştir. Doğalgaz rezervine sahip ülkelerde bile bu oranda bir bağımlılık bulunmamaktadır. İzlenen yanlış politikaların bedelini halk ödememelidir.

AKP Hükümeti döneminde kamuya enerji alanında yatırım yaptırılmazken, serbest piyasa mantığı içinde açıklanamayacak olan şirketlerin kar garantili elektrik üretme dayatmasına teslim olunmuştur. Otomatik fiyatlandırma kararıyla, yatırım yapmayarak elektrik fiyatlarının fahiş düzeylere çıkmasına neden olan şirketler lehine kararlar alınmıştır. Alım garantili ayrıcalıklı elektrik santralarının (Yap İşlet, Yap İşlet Devret, İşletme Hakkı Devir) üretimdeki payı 2007 sonu itibarıyla %32,06 ya çıkmıştır.

AKP Hükümetinin "yeni yıl armağanı" olarak elektriğe yaptığı yüzde 20 düzeyindeki zam bile yapılan uygulamalarla kısa sürede yetersiz hale gelmiştir. Ancak otomatik fiyatlandırmaya geçişin ardındaki temel neden kamunun bu yükü kaldıramaz hale gelmesi değil, dağıtım özelleştirilmelerinin yapılacak olmasıdır. Bunun en açık örneği Sakarya, Menderes, Başkent gibi en düşük kayıp kaçak oranı bulunan müesseselere özelleştirmede öncelik verilmesidir.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yapılan özelleştirme ihale ilanları ile dağıtım bölgelerinin özelleştirme ihaleleri hızlandırılmıştır.

Yapılan zamlar halen kamu elindeki dağıtım şirketlerinin borçlarının özelleştirmeden önce temizlenme niyetiyle sınırlı değildir. Dağıtım özelleştirmeleri için öngörülen 5 yıllık geçiş süreci boyunca halkın cebinden şirketlere kar garantisi sağlanmaktadır.

Kararla birlikte EÜAŞ ve TETAŞ için de otomatik fiyatlandırma öngörülmesi, kamunun DUYdaki fahiş fiyatlara müdahalesinin de ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir.

AKP Hükümetinin "Enerji Planı", 28 Nisan 2008 tarihli Niyet Mektubu ile IMFye sunulmuş, IMF İcra Direktörleri Kurulunca onaylanmıştır.

Söz konusu plan gereği;

Son kullanıcı elektrik tarifelerinin ayarlanması,

Girdi maliyetlerindeki değişimlerin fiyatlara otomatik olarak yansımasını temin edecek bir fiyatlandırma mekanizmasının uygulanması,

Belediyelerin gecikmiş borçlarının çözümlenmesi,

Sektöre ilişkin özelleştirme stratejisinin hızlı bir şekilde yeniden hayata geçirilmesi,

karar olarak alınmıştır.

Her
insan için gerekli olan enerji, öncelikle yaşam hakkı, insan hakkıdır. Kamusal alanların tasfiyesi, özelleştirmeler yoluyla sermayeye kaynak aktarılması halka ihanettir.

Enerji alanındaki açmazdan yalnızca konutlar değil tarım, ulaşım, ticaret ve sanayi de büyük ölçüde etkilenecektir. Yaşanmakta olan krizlerle birlikte düşünüldüğünde bu zammın Türkiye ekonomisi açısından ağır sonuçlar yaratacağı açıktır. Bunun olumsuz yansıması da elbette halkımıza olacak, asıl yükü çeken halkımız olacaktır.

Dönemler halinde elektriğe yapılacak her zam enflasyonu yükseltecek, enflasyondaki artış ise tekrar elektrik bedellerine zam olarak geri dönerek IMF politikaları ile ülkemiz girdabın içerisine bilinçli olarak çekilecektir.

Çalışanların ücretleri esas alındığında ülkemiz artık dünyanın en pahalı elektrik enerjisi kullanan ülkelerin başında gelmektedir. Gelişmiş bir çok Avrupa ve Amerika ülkesi bile hem konutlarda hem de endüstride ülkemizden daha düşük bedel ile elektrik tüketmektedir.

Zam oranları çalışanların ücretlerine yansıtılmaması halinde açıkça halk usulsüz elektrik kullanmaya teşvik edilecektir.

Devlet
Bakanı zam gerekçesinin bir ölçüde halkın tasarruf etmesine yönelik olduğunu belirterek adeta halkla alay etmektedir. Enerji verimliliği politikaları ve tasarruf hükümetin uygulamalarında yer almazken halkın yıllardır yapmak zorunda olduğu tasarrufu yeni bir olguymuş gibi kamu oyuna sunabilmektedir.

AKP Hükümetinin aracı olduğu IMF ve Dünya Bankası uygulamalarına, küreselleşmeye, emperyalizme karşı, tüm sektörlerde olduğu gibi enerji sektöründeki talana karşı duracağız.

Kamunun çıkarlarının korunması, halkın yararına politikaların hayata geçirilmesi için meşru mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha belirtiyor, halkımızı da bu tür uygulamalara karşı durmaya, tepki koymaya çağırıyoruz.

TMMOB

Elektrik Mühendisleri Odası

İzmir Şubesi

KESK

Enerji Sanayi Maden ve Kamu Emekçileri Sendikası

İzmir Şubesi

TES-İŞ

Türkiye Enerji Su ve Gaz İşçileri Sendikası

1 ve 2 nolu Şube