GRUP YORUM: Müzik Tepki Uyandırmalı, Ayağa Kaldırmalı
Birçok insan onların şarkılarıyla büyüdü. Birçok insan onların şarkılarını dinleyerek solcu oldu. 24 yıllık müzik yaşamlarına zamana uyum sağlayarak devam ediyorlar. Son albümlerinde halkların kardeşliğinden F Tiplerindeki tecrite, gecekondu yıkımlarından Irak’taki işgale kadar birçok konuya değiniyorlar hem de ‘Başeğmeden’......
BURAK ÖZ
Grup Yorum"dan Ali ve İbrahim"le Filistin"de olası bir konserlerinden, Yunanistan"daki olaylara; Engin Çeber"in katledilişinden, Ergenekon üzerine bir şarkı yapabilirler mi sorusuna uzanan geniş boyutlu bir sohbet gerçekleştirdik. Yorum üyeleriyle devrimci ozan Nazım"ın vatandaşlığa kabulü ve TV6"da parçalarının çalınma ihtimali üzerine de konuştuk. Küresel krizin etkisiyle Marksizm"e olan ilginin konserlerine de yansıyıp yansımadığını sorduğumuz Yorumculardan yaklaşan yerel seçimlerde tekrar faşistlerden saadete değin düzen partilerinin parçalarını otobüslerinde çalmaları durumunda tepkilerinin ne olacağını öğrenmek istedik. İlk albümlerinden bu yana 24 yıl geçen Grup Yorum"dan, kısa bir süre önce çıkan son albümleri "Baş Eğmeden" üzerine bilgi edindik. Köklerine sağdık kalarak çok fazla yenilik yaptıklarını söyledikleri son albümlerinin tamamen hiphop olarak anlaşılmasından sıkıntı duyduklarını söyleyen yorumcular "Hiphop"ın muhalif yanından yararlanarak ulaşamadığımız insanlara ulaşmayı ve müzikteki değişimi yakalamayı amaçladık, ancak bu albümde sadece bir parçanın bir bölümünde deneme olarak hiphop var. Bunun dışında albümlerinde ilk defa aşıklarının geleneği taşlama ve otantik tarzda parçalarda var" dediler. Grup Yorumcular "Başeğmeden" de halkların kardeşliğinden F tipi hapishanelerde yaşanan tecrite, gecekondu yıkımlarından Irak’taki işgale birçok konuyu içeren şarkılar söylediklerini belirttiler.
»Filistinliler için bir konser vermek gibi bir planınız var mı?
Ali: Erdoğan İsrail"e atıp tutuyor olmadık üst perdeden lâflar söylüyor. Ama diğer taraftan İsrail"in yağdırdığı bombaları atan pilôtlar geçen sene Konya Ovası"nda eğitildi. Neye göre İsrail"e kafa tutuyor, Filistin halkının yanındayız diyor. Eğer Filistin halkının yanındaysa en başta İsrail"le bütün ilişkilerini kesmeli, Filistin halkının yanında olduğunu göstermeli. Ancak AKP"nin böyle bir derdi yok.
İbrahim: Filistin"de konser vermek istiyoruz. Bunun içinde oradaki örgüt ve kurumlarla görüşmelerimiz var. Bir arkadaşımız önümüzdeki hafta Lübnan"a gidecek oradaki toplantıda Filistin de konuşulacak. Ortadoğu"nun diğer yerlerinde de konser vermeyi planlıyoruz bunun görüşmelerine başladık. Irak"ta da konser verebiliriz. Türkiye"den sanatçılar gitmişti ama orada kukla bir iktidar ve o iktidardan yana konser vermişlerdi. Biz Irak halkının direnişine destek vermek için gider konser veririz.
»AKP iktidarının AB"yle uyumlu bazı açılımlarıyla birlikte burjuva basınında bir demokratikleşme havası estirilmeye çalışılıyor. Size yapılan baskılar ve engellemeler de son zamanlarda azalma var mı?
Ali: Ülkenin demokratikleşip demokratikleşmediğine bakmak, bunun hayatın akışı içinde müzikte nasıl ceyran ettiğine görebilmek için Grup Yorum konserlerine bakmak gerekir. Çünkü politik müzik denilince akla ilk Grup Yorum gelir. Demokratikleşmiyoruz! Söylemde ve göstermelik olarak bir demokrasi maskesi var. Birçok örneği var. En basit örneği TRT 6... Bir yandan iktidar Kürtçe kanal açıyor; öte yandan, Kürtçe dilini konuşmak istediği için birçok insan hâla hapishanelerde tutuklu bulunuyor. Bunun için baskılar devam ediyor.
Bir de Kürtçe televizyonu ne amaçla açıldığını anlamak lâzım. Devlet yıllarca bu dili, bu halkı yok saydı. Baskılarla bir yere varamadı. Kendi dilini işkencelerle unutturamadı Kürtlere. Bugün de var olan muhalefeti, oradaki halkın mücadelesini kendi politikaları dahililnde Kürtçe’yle yozlaştırmaya çalışıyor. Asimilasyonun temel politikalarından biridir, dışardan yapamadı bunu içerden kürtçeyi de kullanarak yapmaya çalışıyor. Devletin politikasını oraya yaymaya çalışıyor. Yine bir türkleştirme politikasıdır bu. Tek millet, tek devlet, tek bayrak politikası değişmemiştir.
Grup Yorum olarak bakarsak meseleye göstermelik olarak AKP"yle birlikte değişen birşey olmadı bizim için. AB"yle yürütülen demokrasi şemsiyesi, söylemleri var. Eskiden olduğu gibi kâğıtta yasayla konser yasaklanmıyor. Ne yapılıyor? Konseri yapmak istediğiniz yerler tehdit ediliyor mesela. Birlikte çalıştığınız ulaşım firması tehdit ediliyor. Örnek meselâ Trabzon"da yapmaya çalıştığımız konser. Trabzon merkezde 6–7 yer tehdit edildi, orada konser yapamadık. Gittik Tonya"da yaptık. Edirne"de çok ciddi baskılar sonucu 4–5 tane yer değiştirmenin ardından konser verebildik. Benzer şekilde Ege"de sorunlar yaşadık. Pek gündeme gelmese de yine söylediğimiz şeylerden dolayı davalar açılmaya devam ediyor. Yani değişen birşey yok AKP"yle sadece makyaj olarak kullanıyor demokrasi söylemlerini. Son bir şey söyleyeyim geçen sene "Ortak düşman Amerika’dır" konserleri vardı. Ciddi şekilde birçok yerde engellendik. Biz Amerika’ya ortak düşman diyoruz AKP"ye ne oluyor.
»Devrimci bir ozan olan Nazım Hikmet vatandaşlığa kabul edildi. Devlet bir anlamda Nazım"dan özür diledi, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ali: Özürle olmaz. Özür bu aralar moda oldu herkes birilerinden özür diliyor. Ülkeden bir politik mücadele var ve iktidar egemenlerin iktidarı. Egemenlerde size kötü şeyler yapıyor, özür diliyor sonra kötü şeyler yapmaya devam ediyor. Özür nedir ki. Nazım şiirinde "Siz kasalarınızla çeklerinizle vatanseverseniz ben vatan hainiyim" diyor. Mesele bu. Memleketi parsel parsel satıyorlar ve bunlar Nazım"a itibarını iade ediyorlar. Siz kim oluyorsunuz ya! Dünya halklarının gönlündedir zaten Nazım
»Olur da TV 6"da sizin bir şarkınız, başkası da seslendirebilir, yayınlanmak istenirse tepkiniz ne olur?
İbrahim: Asimilasyonu amaçladığını söylediğimiz biryerde şarkılarımızın çıkmasına izin vermeyiz.
Ali: Dava açarız. Kesinlikle izin vermeyiz. TV 6 konusunda şüpheci yaklaşmak gerekir. Dinleyicilerimize de bunu tavsiye ediyoruz. Kürtçe konuşuyorsa iyi midir? Ne amaçla Kürtçe konuştuğuna bakmak gerekir. Kim yapıyor, kim söylüyor soruları çok önemli. Ya da diğer meseleler ATV, Denizler, Mahirler dizisi yapıyorsa şüpheyle bakmak gerekir. Niye, ne amaçla yapıyor. Sosyalist düşünen, devrime inan insanların böyle bakması gerekir. İçinde güzel şeyler tabii olabilir ama bugün "Muro" filmine bakın meselâ. İçinde devrimci söylemler var; ama düpedüz devricilere küfür ediyor. Bunun gibi filmleri devrimcilere karşıdan düşmanca yaklaşıyor olarak değerlendirebiliriz. Ama bundan daha tehlikelisi bizden gözüken, daha yakın gözüken "Ya bakın biz güzel şeyler de yapıyoruz" diyenlerdir.
»Yerel seçimlere kısa zaman kaldı. Yakında parti otobüsleri kafamızı şişirmeye başlar. Bir takım partiler sizin şarkılarınızı çalmak isteyecek olursa, tepkiniz ne olur?
İbrahim: MHP 1994 yılında seçim çalışmasında "Dağlara Gel" şarkısını seçim otobüslerinde çalmaya kalktı. Ya da CHP geçen seçimde kullandı meselâ. Düşünebiliyor musunuz, Saadet Partisi"ne kadar bizim şarkılarımızı kullanma çabası var. Tabii ki izin vermeyiz amaç başka çünkü buralarda.
Ali: İktidarın, düzenin bekasını isteyen bu tür partiler halka düşman ve biz halka düşman olanların şarkılarımızı kullanmasına kesinlikle izin vermeyiz. Şarkılarımız Anadolu"da yaşayan bütün halklara aittir. Bunların telifi yoktur ödenmiştir diyoruz, ama hiçbir şekilde halk düşmanı bir grup, siyasetçi kullanamaz. Buna izin vermeyiz.
»Siz şarkılarınızla halkın sesi oluyorsunuz, halk hareketlerinden ve trajik olaylardan da esinleniyorsunuz. Engin Çeber veya Yunanistan"daki isyanla ilgili şarkı yapma düşünceniz var mı?
Ali: Aleksiyo için bir şarkı yapmadık bu albümde. Ama iktidarlar tarafından öldürülen insanların, anılarını, özlemlerini tabii ki birçok şarkımızda seslendirdik. Engin Çeber Aleksiyo"dan kısa bir süre önce öldürülmüştü. O"nun gibi birçok örnek var malesef ülkemizde. Biraz buraya çekmek lâzım… Yunanistan"da yaşandı. Yunan halkı çok ciddi tepkiler gösterdi, günlerce hesabını sordu devletten. Ama bu ülkede hergün yaşanıyor bunlar. Bu sene onlarca kişi kurşunlandı sokakta. 17 yaşında gencecik bir insan olan Ferhat dergi dağıttığı için polis tarafından kurşunlanarak sakat bırakıldı. Engin Çeber belgeli bir şekilde devletin elindeyken işkenceyle katledildi. Sokakta öldürülen, araba kullanırken ışıkta durmadığı için öldürülen birçok insan var bu ülkede. Biz şarkılarını yaparız; ama diğer taraftan halkımızında "Birşey yapmak gerekir" demesi lâzım. Bizim halkımızda birinin başına Alesiyo"nun başına gelen gibi birşey geldiğinde Yunanistan"daki gibi tepki göstermeli.
İbrahim: 18 Ocak"ta Frankfurt"ta konserimiz olacak orada bir tane Yunanca şarkı okuyacağız. Daha öncede farklı dillerde şarkılar okuduk. Tek bir olay olan Yunanistan’dan yola çıkarak değilde halkların kardeşliğine vurgu yapan farklı dillerde söylediğimiz şarkılarımızda olacaktır tepkimiz.
»Engin Çeberler, katlediliyor Ferhatlar sakat bıralıyor. Tabii ki halkın bunlara karşı tepki göstermesi şüpesi lâzım. Ama Grup Yorum"un bir özelliği de şarkılarıyla halkı tepki göstermeye çağırması değil mi?
Ali:Acıyı anlatmıyoruz biz sadece müziğimizde. Bir olayı olduğu gibi anlatmıyoruz. Bir olay yaşanıyor, kardeşim bu ülkede Engin öldürüldü ya da başka birisi öldürüldü. "Ya işte öldürülmesin" demek yerine "Öldürülmesin ama bir şey yapalım" demek lazım müzikte. Müziğin, sanatın insanları yerinden kaldıracak, bir itici güç olacak misyonu olması zorunludur. Acı çekiyoruz bu ülkede, yoksuluz, bunun derdini taşıyoruz ama ah, vah çekmenin anlamı yok. Kader değil bu ve değiştirmek halkın elinde. Biz bu ülkenin sanatçıları olarak insanlara "Tepkilerinizi dile getirin, sadece yerinizde oturmayın" dememiz lâzım. Aydın olmanın gereği budur. Bu ülkenin sanatına baktığınızda, Sabahattin Ali"sinden, Orhan Kemal"ine onurlu aydınlarımız böyle yaklaşmışlar
»Peki, Grup Yorum"un Ergenekon"a bakışı nedir, bununla ilgili bir şarkı besteleme düşünceniz var mı?
İbrahim: Ergenekon tamamen devletin kendisidir. Bu ülke insanlarını ezen, aşağılayan, horlayan, sömürenler arasındaki iç çelişki, çatışmalarının sonucudur. Susurluk"tan sonra hani bir derin devlet tartışması çıkmıştı ya... Yo derin devlet falan yoktur, Susurluk, Ergenekon devletin ta kendisidir. Çok net, herşey ortada.
Ali: Ergenekon meselesini çok fazla abartmamak lâzım. İktidar egemenliğini sürdürmek için halka karşı bir durumda hemen Ergenekon gibi iç çatışkılarını bir yana bırakır. 1 Mayıs"ı düşünün nasıl hemen kenetlendiler. Ergenekon"a çok büyük bir misyon yüklemediğimizden dolayı da şarkı yapmayız.
»Son albümünüz Baş Eğmeden"le devam edelim. Albümde sadece bir parça hiphop tarzında olmasına karşın radikal"deki röportajda sanki bütün albüm hiphop tarzında yapılmış gibi yansıtıldı. Nasıl tepkiler aldınız?
İbrahim:Şimdi iki kuşak oluşmuş durumda. Biri Grup Yorum"u çıktığı günden bu yana dinleyenler. Biri de yeni dinlemeye başlayanlar diye bileceğimiz bir kuşak. Tabii bu iki kuşağın algıları beğenileri farklı olabiliyor. O anlamda bizim dinleyenlerimize yönelik yapacağımız şey içinde yeniyi barındırmalı hemde kendi tarzımızı korumalıydı. Bu anlamda bizi uzun süredir dinleyenler "biraz farklı mı oldu acaba!" dediler. Albümde bulunan hiphop parça üzerinden, "nasıl oldu bu, tam oldu mu, karşıladı mı istenileni" gibi eleştiriler geldi. Fakat amacımız belli bizim, ne yapmak istediğimiz, müzikteki hedefimiz ve müzikteki bu değişimi bir şekilde kendi müziğimizin içine koymak gerektiği...
Hiç kimseden, "bu çok kötü oldu" diye tepki almadık. Yorum bir albüm çıkartır, dinler insalar. Defalarca dinler. Albümün içerisinde mutlaka kendinden birşeyler bulur. Her albümüz için bu böyle olmuştur. Tepkiler sadece "Baş Eğmeden" albümüyle ilgili değil. Eskiden çıkan ve çok sevilen albümler bile ilk çıktığında, mesela "Kucaklaşma" albümü "Bu niye böyle, hiç söz yok!" diye eleştiriler almıştı. Hâtta "Boran Fırtınası" albümüne kızılmıştı senfonik şeylerden ötürü belli noktalarda. Ama sonradan her ikisi de en sevilen albümler içersinde yer aldı. Alışma safhası diyebiliriz buna. Hep yeni birşeyleri deniyoruz. Aynı şeyi yapmak tüketir belli noktadan sonra. Senin bir kökün var onu daha da güçlendirmeye kuvvetlendirmeye çalışıyorsun. Bunun yanında bir şeyde var tabi albüm genel olarak beğeniliyor. İdil Kültür Merkezi"nde söyleşiler yapıyoruz. İstanbul"un değişik mahallerine gittik. Oradan gelen tepkiler iyiydi. Meselâ Sultanbeyli Cemevi"nde yaptığımız söyleşide "Sor beni" parçasıyla ilgili bir anne "Ben çocuğuma bugüne kadar Grup Yorum dinletemiyordum. Hiphop"un yoz, dejenere tarzını dinliyordu. Ama artık Grup Yorum"la tanıştıra bileceğim, dinletebileceğim"dedi.
»Son albümünüz "Baş Eğemeden"de bir şarkı var Gecekondu Gökdelen diye. Bu şarkıda ilk defa denediğiniz bir tarzda yapılmış değil mi?
Ali: Aslında yenilik olarak çok fazla yenilik yaptık bu albümde. Gecekondu Gökdelen mizahi tarzda ilkdefa denediğimiz bir yöntem aslında. Bu halk geleneğinde olan aşıkların, ozanların kullandığı birşeydir. Karşılıklı olarak atışma.
Fırat diye bir türkü var bir de bağlamayla oluşan tamamen otantik tarzda bestelenen dinlediğiniz zaman ben bu parçayı acaba nerden dinlemiştim diyeceğiniz bir halk ezgisi.
Ama aslında 15 şarkının tümüne baktığınızda Grup Yorum"un "Sıyrılıp Gelen" albümünden bu yana gelen ana müzik tarzını koruyarak bazı değişiklikler bazı yenilikler yapmaya çalıştık bu albümde. Belki farklı tınılar duyacaksınız ama Grup Yorum"un tarzını değiştirmek gibi bir amacımız yok. Biz geleneklerimize de kökenlerimize de tabii ki sımsıkı bağlıyız. Bir yandanda gelişen değişen hayatın olağan akışı içersinde ortaya çıkan gelişen müzik tarzı biçimlerine de gözümüzü kapatmıyoruz.
»Grup Yorum"un değişmeyen bir ses rengi var sanki, vokaller değişse de neden aynı kalıyor. Bu neden kaynaklanıyor?
Ali: "Sıyrılıp Gelen" den bu yana birçok solist değişti Grup Yorum"da ve şöyle diyorlar sizde solistler değişiyor ama ses hep aynı. Bu vokal tekniği ve vokal yönteminden kaynaklanıyor.
Biz çok sesli müzik yapıyoruz. Vokallerde çok ses oluyor. Bu bizim korumak istediğimiz ana şeylerden biri. Bir isyan var, bir öfke var Grup Yorum"un müziğinde onu yumuşak okuyamazsınız. Grup Yorum müziğinde isyanı da acıyıda barındırır o güçlü ve 3"lü vokaller bunlara yarıyor. Olmazsa olmazımız aslında bu yüksek sesler.
Birgün
19 OCAK 2009
- libertad yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 485 okuma
-






