gocebe yazıları

TOKİ Kıskacındaki “Belgeli*” Yoksullar...!

TOKİ’ nin kuruluş amacı, görev ve yetkileri TOKİ, “ülkemizin yaşadığı hızlı nüfus artışı ve hızlı kentleşme sebebiyle oluşan konut ve kentleşme sorunlarının çözülmesi ve üretimin artırılarak işsizliğin azaltılması amacıyla” 1984 yılında kurulmuştur. Bu tarihte yürürlüğe giren 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile özerk Toplu Konut Fonu oluşturulmuştur. Toplu Konu Fonu, 20.6.2001 tarih ve 4684 sayılı Kanunla da tamamen yürürlükten kaldırılmıştır.

Kural Değişmiyor: Yük Emekçilere!

İflaslar, kapatmalar,

kurtarmalar, işten çıkarmalar...

Emperyalist sistemin krizi giderek daha fazla derinleşiyor, dünyanın önde gelen tekelleri iflas açıklamaları yapıyor, üretim kapasiteleri düşürülüyor. İşten çıkarmaların artarak süreceği açıklanıyor. Emperyalist veya işbirlikçi devletler, tekeller için yüzlerce milyar dolarlık "kurtarma paketleri" devreye sokup şirketleri kurtarırken, emekçiler için yapılan bir şey yok.

Adli Tıp Kurumu yıllardır ‘Üzmez’ kararları veriyor

EREN KESKİN* / Türkiye’de, işkencenin belgelenmesinde en önemli sorun, “resmî bilirkişilik” kurumu olan Adli Tıp Raporları’nın tek ve kesin delil olarak kabul edilmesi. Oysa Adli Tıp, bir devlet kuruluşu. Bir devlet organının gerçekleştirmiş olduğu işkence eylemini yine bir devlet kurumu olan Adli Tıp’ın raporlaması isteniyor.

Beş Yılda Onbeş Kez Değişen Yasa Yine Değiştiriliyor!

Hangi ülkede bir yasa beş yılda on beş kez değiştirilir? Neden ya da nasıl? Yasa yapılması konusundaki bu beceriksizliğin gerçek anlamı nedir? Her değişiklik bir önceki değişikliği geçersiz kıldığına göre bu düzenlemelerde sorumlular kimlerdir? Bilimsel ve teknik, uygulama sürecinden kopuk, kamu ve toplum yararından uzak, beraberinde onlarca soruyu gündeme getiren, paylaşımcı ve şeffaf olmayan bu sürecin; mühendislik hizmet alanlarımıza yansıması nedir?

Başkanlık Koltuğunda Yine Bir 'SAM AMCA' Var

Hiç kuşku yok ki biliniyor. Gören bir göze, işiten bir kulağa sahip olan herkesin bileceği bir şey bu. Ama yine emperyalist propaganda mekanizması öyle çalışıyor ki, gözlere perde çekiliyor, kulaklar duymaz hale getiriliyor. Ve işte bu yüzden bazı şeyleri, biliniyor olduğunu varsaysak da tekrar etmek gerekiyor.

Dünya halklarının, aydınlarının gözlerine çekilen her renkten ve biçimden perdeleri aralamak için gerekiyor bu.

Kriz sermayenin krizi, işçi sınıfı çözüm olmayacak

Değerli kağıtlardan oluşan değerlerin şişmesi, aslında üretim sürecinde açığa çıkan krizi parasal değişkenlerle öteleme çabası idi. Ama ne kadar ötelenirse ötelensin balon patlayacaktı. Balonun patlaması reel olandan bağımsız gibi görünen değerlerin hızla gerçek değere ve bazen de daha da aşağılara düşmesine neden oldu. Krizin patlak verdiği an, tam da bu nedenden dolayı sermayedarların krizidir
Fuat ERCAN - Özgür MÜFTÜOĞLU - Sinan ALÇIN

I- Kriz: Kimin krizi?

AKP: Sazlar başka/ söz başka!

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül"ün Türkiye"yi ırkçı bir devlet pozisyonunda mütalaa edilmesine imkan sağlayan sözleri tepkiyle karşılandı: -Türkiye"nin pek çok yerinde Rumlar, Ermeniler bulunsaydı milli bir devlet olamazdık! Bu mantığa göre azınlıkları biraz daha azaltırsak, daha milli bir devlet haline gelebiliriz?!! AKP"nin yönetim çevresindekilerin düşünceleri böyle Ama her zaman bu kadar açık konuşmuyorlar. Bazen ağızlarından kaçıyor.

İçeriği paylaş