Özgürlüğe olan hasretinden dolayı Nazım Hikmet bir şiirine şu sözlerle başlıyordu; Güzel günler göreceğiz çocuklar, Motorları maviliklere süreceğiz, Çocuklar inanın, inanın çocuklar , Güzel günler göreceğiz, güneşli günler. Aradan geçen yıllara rağmen iktidar sahiplerinin taht ve post kavgalarından bir türlü o güzel günler ülkemize gelmedi.
Maden Mühendisleri Odası, yaşadığımız son iki acı olaydan sonra bir kez daha; "İş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi amacıyla meslek odaları ile birliktelik yaparak, eylem planlarının oluşturulması gereğini" vurgulamış, Ülke çapında; "sektörde acil durum planı ve risk haritaları çıkarılması ve saha denetimlerinin bu doğrultuda yapılmasını" önermiştir.
Tekel işçilerinin direnişinde çirkin bir noktaya gelindi; ‘provokasyon’, ‘ideolojik’ bahaneleri yetmedi, karşı harekâta girişildi. Eyleme destek veren belediyelere ‘suç duyurusu’nda bulunulmuş. Sanırsınız ki, şiddet eylemine cephane desteği veriliyor, oysa olup olacağı adamcağızlar donmasın, açlıktan ölmesin diye insani yardım.
Ankara'da düzenlenen 'Ekmek, Barış, Özgürlük için Demokrasi ve Haklar' mitingininin ardından Türk-İş Başkanı'nı protesto eden TEKEL işçileri Türk-İş binası önünde toplandı.