Aylardır süren mücadele ve Güler Zere'nin hastalığının ilerlemesi sonucunda Güler Zere 6 Kasım 2009 Cuma günü Cumhurbaşkanı'nın 104. madde kapsamında yetkisini kullanmasıyla tahliye edilmişti. Kanser hastası, devrimci tutsak Güler Zere'yi artık tanımayan yok. Güler Zere tecrite karşı verilen mücadelenin sembollerinden biri oldu.
Türk Tabipler Birliği’nin “vedalaşma ve huzur hakkı” olarak nitelendirdiği kanser hastası Güler Zere’nin Cumhurbaşkanı’nca affına olanak tanıyan Adli Tıp Raporu nihayet Çankaya’ya gönderildi. Zere’nin ailesine müjdeyi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu vermiş. Gül’ün imzasından sonra DHKP-C davasından hükümlü Güler Zere, tedavi gördüğü hastanenin mahkûm koğuşundan çıkarılacak. Ölümcül hastalığı elverdikçe özgür kalacak!
Bugün toplanan Adli Tıp Genel Kurulu'dan "Güler Zere cumhurbaşkanlığı affından yararlanabilir" raporu çıktı. Fakat devrimci tutuklu Güler Zere'nin şu ana kadar hiç bir şekilde af talebi ve bu yönde bir başvurusu olmamıştı.
TTB Kanser Danışma Kurulu, kanserli mahkum Zere'nin "tıbben geri dönülmez aşamada" olduğunu, infaz ertelemesi ya da Cumhurbaşkanı'nın affıyla serbest bırakılması gerektiğini açıkladı. Kurula göre, Zere, kanserli mahkumlar içinde durumu en ağır olanı.
Kanserli Güler Zere'nin üçüncü kez ağır ameliyat geçirdiğini açıklayan avukatı Oya Aslan, "Boyun bölgesinde hızlı üreyen kanser hücreleri tespit edildi. Ayrıcalık ve merhamet beklemiyoruz, kanun gereği tahliye edilmeli" dedi.
Kanser hastası hükümlü Güler Zere'nin cezasıyla ilgili gelişmeler İstanbul Adli Tıp Genel Kurulu'ndan gelecek rapora bağlı. Ancak Genel Kurul'da 35 gündür bu konuda 'kalem oynatılmadı.'
Cezaevindeki oğlu kanser olan babadan yardım çığlığı: Oğlum yaşayan bir ölü. Parmaklıklar ardında bebek mamasıyla besleyip bakımını yapıyorum. Birkaç gün ömrü kaldı, bari evinde ölsün.