Atina Notları
- Yunanistan |
- Troçki |
- Stalin |
- Sosyalist |
- Sadık Varer |
- Prokopis Pavlopulos |
- Polis |
- Marks |
- Lenin |
- İsyan |
- İçişleri Bakanı |
- Enternasyonal |
- Devlet |
- Bakunin |
- Atina |
- Anarşist |
- Anarşi |
- Alexis |
- Emperyalizm
Gazetelerden, 6 Aralık 2008’de Atina’nın Exarchia meydanında Alexis adında 15 yaşındaki bir anarşist gencin, tartıştığı polis tarafından öldürüldüğünü öğrendiğimde, doğrusu bu ya, belki de ülkemizde örneği çok görülen polis ‘vukuatları’ ile özdeşlik kurarak, olabilecek en pasif ‘tepkiyi’ vermiştim: “Polis, her yerde aynı; Yunan polisi de bizim polis gibi olur olmaz silahını çekip öldürüyor işte..”
Evet, polis her yerde aynı idi, ama polis cinayetlerine verilen tepkiler her yerde aynı değilmiş!..
Alexis’in öldürülmesinden hemen sonra, Atina’da anarşistlerin başlattığı protesto eylemleri kısa sürede Yunanistan’ın diğer kentlerine yayıldı ve anarşist bir grubun anlık tepkisi karakterini aşarak artan oranlarda kitleselleşen bir isyana dönüştü.
Cinayeti işleyen polis tutuklandı, İçişleri Bakanı Prokopis Pavlopulos ve Bakan Yardımcısı Panayotis Hinofotis istifa ettiler. Başbakan, bu istifaları geri çevirdi. İsyan, büyümeye ve enternasyonal destek almaya başladı…
Kanımca, Atina isyanında, en çok önemsenmesi gereken şey budur; uygun bir zamanda, herhangi bir ülkede yakılan küçük bir ateş, enternasyonal dayanışma ile bütün dünyayı etkileyen bir ‘yangına’ dönüşebilir.
Teslim etmeliyim; büyük bir ciddiyetle sorgulanmayı gereksinen tarihimizin en önemli ‘kurumlarından’ biri olan 3. Enternasyonal’in kapısına kilit vurulmasından bu yana, yarım asırdır enternasyonalsiz yaşayan ve fakat enternasyonalsiz bir sosyalist geleceğin mümkün olmadığına inananlardan biri olarak, Atina isyanıyla yeniden bilince çıkan enternasyonal düşüncesi, beni adamakıllı heyecanlandırdı ve enternasyonal umudumu pekiştirdi. Bu açıdan, ‘akrabalarımız’ saydığım anarşistlere teşekkür borçluyum.
Komünist dostlarımızdan bazıları, ‘ideolojik ve siyasi muarız’ saydıkları anarşistlerle akrabalığa itiraz ederler. Fakat bu, tarihsel bir gerçektir.
Tarih meselesinde ‘sorunlu’ olduğumuzu düşünüyorum.. Kapitalist devletlerde, eleştirdiğimiz taraflı resmi tarih yazımı, ne yazık ki sosyalist devletler için de büyük ölçüde geçerlidir.
Örneğin, Troçkizm hakkında çevrenize şöyle bir soru yöneltin; Troçkizmin “kötü, sınıf düşmanı, karşı devrimci vs.” olduğunu Troçki’nin düşüncelerini araştırarak mı yoksa Stalin makaleleri ile oluşturulan resmi tarihten mi öğrendiniz?.. Şöyle bir soru daha sorulabilir; bütün dünya komünistleri için önemini koruyan Manifesto’nun çevirisi, basımı ve dağıtımı işine anarşizmin önemli kuramcılarından biri olan Bakunin’in de hatırı sayılır bir katkı sunduğunu biliyor musunuz?..Yalnızca bu basit sorulara alacağınız yanıtlar bile tarih yazımındaki yanlışımızı açıklamaya yetebilir!..
Eşitlik, özgürlük, dayanışma gibi değerlerle insanın insan üzerinde kurduğu bütün iktidar ve sömürü biçimlerinin ortadan kaldırılması için mücadele bahsinde ortak bir dil kullanmış, ama yol yordam konusunda farklılaşmış, ancak farklılıklarına rağmen, gerektiğinde ortak mücadelelere girme sorumluluğunu göstermiş Lenin’le Troçki’nin ya da Marks’la Bakunin’in unutulmuş akrabalığı, emeğin ve insanlığın geleceği için son derece önemlidir.
Atina notlarımı alırken, “20 Aralık Dayanışma Eylemleri” başlığıyla yayınlanmış bir bildiriyi kaydetmiştim:
“Yunanistan’da binlerce insan günlerdir sokakları, okulları, belediyeleri ve kamu binalarını, televizyonları işgal ediyor; kapitalizmin, devletin ve otoritenin tüm sembollerine saldırıyor. Herkes bu kavramı farklı bir şekilde anlasa da bunun bir isyan olduğunu kabul ediyor. Evet, bu bir isyandır; Üstelik sadece Alexis’in öldürülmesine değil, polis ve devlet terörünün her türüne bir isyandır. Uluslararası şirketlerin, sermayenin hayatlarımızı soktuğu cendereye isyan. Ücretli – ücretsiz köleler haline getirilmemize isyan. Gözleri kamaştırılmış tüketim köleleri haline getirilmemize isyan. Savaş tüccarlarının ve orduların dünyayı bir talan yerine çevirmelerine isyan. Yaşadığı gezegeni bir yok oluşa sürükleyenlere isyan. Paranın ve mülkiyetin yarattığı adaletsizliğe isyan. ( … ) “
Sizi bilmem ama, şive farkları bir yana, kendilerini ‘bizim dilimiz’le ifade eden bu isyancılar, bana akraba gibi gözüküyor..
Sadık Varer
- yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 634 okuma
-




İlgili İçerikler
- İstanbul İKK Kent'le İlgili Birlikteliğe Çağırıyor
- Devrimci Mühendis Kıymet HANOĞLU'nu Saygıyla Anıyoruz
- IBM’de Sendikal Haklara Saygı İstiyoruz!
- İzmir'deki Su Zamları İçin Yürütmeyi Durdurma
- Lazlar Ne İstiyor?
- Meksikalı İşçiler Greve Gidecekleri Uyarsında Bulundular
- İMO Yönetim, Onur ve Denetleme Kurulu Üyeleri Belirlendi
- İMO: Onursal Yetkin İnşaat Mühendisi Rüştü Özal'ı Kaybettik
- İzmir'de Alev Şahin ile İlgili Basın Toplantısı'na Çağrı
- AKP Önünde Patlama


