Anadoluyum ben
Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Ahmet Arif
Bunlar da göçüp gidecekler öncekiler gibi. Tek bir izlerini bile bırakmayacağız bu topraklarda...
Teck Cominco, Kuzey Truva, Doğru Truva, Tüprag Metal, Global Mad, Yeni Anadolu, Park Enerji... Bunlar ne, kim bunlar?
Bunlar Kaz Dağı'nda altın aramak için ruhsat alan şirketlerin adları... Kaz Dağları'nı delik deşik etmiş durumdalar.
Her biri kaç kez, kaç yere sondaj yapmış, bakın listeye: Teck Cominco 362 sondaj, Kuzey Truva 209, Doğru Truva 66, Tüprag Metal 22, Global Mad 8, Yeni Anadolu 8, Park Enerji 4... Dağları en fazla delik deşik eden ise Koza Altın İşletmeleri, Tam 372 sondaj kuyusu açmış o güzel dağlara.. Toplam 1051 sondaj yapılmış şu ana kadar ve elbette devam ediyor.
Halk tepki de gösterse, mahkeme kararları aleyhlerine de olsa, sondaja devam ediyorlar. Çünkü emperyalizmin işbirlikçisi iktidardan güç alıyorlar, sırtlarını AKP iktidarına dayayarak, Kaz Dağı'nın bağrını delik deşik ediyorlar.
İşbirlikçi iktidarlar ülkenin her yanını satıyorlar, dağları, ormanları, nehirleri ne varsa emperyalist ve işbirlikçi tekellerle birlikte yağmalıyor ve yok ediyorlar. ÇÜNKÜ İŞBİRLİKÇİLER VATAN KAVRAMINI BİLMEZLER.
Oysa, emperyalist tekellerin yok ettikleri Vatanımızdır. Deniz kenarlarında emperyalistlere peşkeş çekmek için ormanları yakılan, altın çıkarılmak için 1051 yerinden delik deşik edilen üzerinde yaşadığımız topraklarımızdır.
Ve bu topraklarda açılan her yara, o topraklar için harcanan emeklerin, uğruna ödenen bedellerin yok edilmesidir. Vatan topraklarının yok edilmesi, bugünümüzün ve geleceğimizin yok edilmesidir.
Bugün ülkemizde, emperyalizm işbirlikçisi iktidarlar tarafından bu kavram tüm halka unutturulmaya çalışılıyor. Nedenini görmek için işte Kaz Dağı'na bakmak yeterlidir. Ancak, vatan kavramı unutturulmuş bir halk, vatan yok edilirken sessiz kalabilir, tepkisiz seyredebilir.
Dünyanın dört bir yanı ve ülkemiz emperyalizmin yağması altında iken, bizlere dünyanın global bir köy olduğu, vatan kavramının artık eskide kaldığını söyleyerek bizim olanı sahiplenmemizi engellemeye çalışıyorlar.
Bu yağma ve talan karşısındaki tepkisizliğin boyutu, vatan kavramını unutturmadaki başarılarının da bir ölçüsünü verebilir.
Anadolu halkı kendi topraklarında emperyalistler kadar özgür değil, kendi vatanında üretilenden, zenginliklerden halk değil, emperyalistler yararlanıyorlar. Bu gerçek, vatan kavramının da içeriğinin unutulmasına, anlamının kaybolmasına hizmet ediyor.
Fakat bu, Anadolu topraklarının, Anadolu halkının vatanı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ve yine, bu topraklar için mücadele eden ve edecek olan, gerektiğinde kanını döken ve dökecek olan da, geçmişte olduğu gibi yine Anadolu halkıdır.
Emperyalizmin işbirlikçileri için Vatan, yağmalayacakları bir toprak parçasından ibarettir, halk ise emeğini sömürecekleri kitlelerdir. Bu nedenle de, Anadolu'nun bağrının deşilmesinden rahatsız değillerdir. Tersine mirasyediler gibi, her şeyi yok etme, tüketme peşindedirler.
Halk için ise, bu topraklar yaşamın kendisidir. Kaz Dağı'nın yok edilmesi demek, o bölgede yaşayan köylülerin yaşamlarının da yok edilmesi demektir.
Halk için, emperyalizmin egemenliğindeki dünya, global bir köy değildir. Ancak vatanına sahip çıkabildiği oranda yaşamını ve geleceğini koruyabilir.
Kaz Dağı'nın bağrı deşilirken, yaşam alanları yok edilen Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkes'i, Alevi'si, Sünnisi'yle Anadolu halkıdır.
Kaz Dağı ve ülkenin değişik bölgelerinde Anadolu'nun bağrına saplanan emperyalist oklar, aynı zamanda emperyalist işgalin, bağımsız bir ülkede yaşamadığımızın gözümüzün içine sokulmasıdır.
1051 yerinden yaralanan Kaz Dağı, "bağımsızlık için mücadele ile, emperyalizmin sınırsız yağma ve talanı" arasında üçüncü bir yol olmadığını haykırmaktadır.
Ortadaki yalın gerçek budur. Emperyalist yağmanın sınırı, duracağı bir nokta yoktur. Sömürgeleştirilmiş bir ülkede, emperyalizmi durdurabilecek tek güç, ayağa kalkmış, bağımsızlığı, onuru için kavgayı göze almış halktır.
Emperyalist altın tekelleri, geldikleri ülkelere geri gönderilmedikleri sürece Anadolu toprakları, Kaz Dağı'nın bağrına açılmış kuyulardan, kan kaybetmeye devam edecektir.
Kaynak: www.yuruyus.com
















Cok guzel bir yazi,
Cok guzel bir yazi, bizimle paylastigin icin tesekkurler. Basta bagimsizlik olmak uzere bir cok kavramin icinin bosaltidigi, sahte vatanseverlerin/ulusalcı vs...'lerin cirit attigi ulkemizde, bagimsizlik nedir, vatan nedir, bu kavramlari gercekten kimler savunmaktadir, bize gosteriyor