Türk Tabipler Birliği (TTB), KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Emekçiler Sendikası (SES), DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası’nın (DEV SAĞLIK-İŞ) 27 Kasım 2008 günü İstanbul Çapa’dan başlatmış olduğu yürüyüş 28 Kasım'da Ankara’da sona erdi.
Sağlıkta özelleştirmelere ve işten çıkarmalara karşı yürüyüş, yapılan basın açıklamaları ve ertesi gün - 29 Kasım'da yapılacak olan mitingin çağrısı ile son buldu.
Saat 12.00’de Kolej kavşağında buluşan kitle buradan, “Sendikasız Çalışmak Kanımıza Dokunuyor”, “Hastanelerin Özelleştirilmesine ve İşten Çıkarmalara Karşı İş Güvencesi, Örgütlenme ve Parasız sağlık Hakkı İçin Yürüyoruz” yazılı pankart ve sloganlar eşliğinde yürüdüler. Kızılay Genel Müdürlüğü önüne geldiler. Burada açıklama yapanlar arasında SES Ankara Başkanı İbrahim Kara, DEV SAĞLIK- İŞ Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Başkanı Süleyman Çelebi vardı.
İbrahim Kara açıklamasında, “Yolsuzluğa, işsizliğe, işten çıkartmalara karşı yürüyoruz. İşten atılan işçilerin geri alınması, sağlık parasız olsun, sağlık çalışanları insanca yaşasın diye buradayız. Halkın yardımlarım ile kurulan bir kurum olan Kızılay, kendi çalışanlarını sendikalı oldukları için işten atıyor… Eğer bizim sesimizi duymazlarsa bir gün gelecek ve bulundukları yerlerden tarihin çöplükleri biz onları atacağız." dedi.
İkinci olarak açıklama yapan Arzu Çerkezoğlu “Kocaeli’nden, Bursa’dan, Eskişehir’den getiriyoruz sesi. 29 Kasımda on binlerle yüz binlerle buluşmak için geldik… Kızılay iyilik için kurulmuş bir dernek. Ancak kendi çalışanları için aynı iyilikleri göstermiyor. Sürgün ediyor olmadı işten atıyor. Kızılay,bu ülkenin ortak değeridir, bu ülkede emek verenlerin, alın teri verenlerin değeridir. O kutlukta oturanlar sahipleri değildir. Bu herkes için geçerlidir. Dikkate almaları gerektiğini söylüyor ve uyarıyoruz!... Emek örgütlemeye devam ediyoruz. Sağlık hakkını, sağlık emekçilerinin emek haklarına sahip çıkmaya devam ediyoruz.”
Çelebi yaptığı konuşmada Anayasal haklara da değinerek şunları söyledi: “Anayasa ile kurulmuş bir kurum, temel Anayasal haklarını kullanan çalışanlarını işten çıkartıyor. Bu ülkede yalnız kriz yok, yönetim krizi de var. Bu ülkenin değerli kurumlarından birisi Kızılay ve biz bu değere sahip çıkacağız. Deniz Feneri gibi dolandırıcılık için kurulmuş dernekleri güçlendirmek için Kızılay umursanmıyor. İşten çıkartılanlar arasında 10, 14, 18 yıllık emek verenler var, tek suçları ise sendikaya üye olmaları. Olayların bu durumda olması ülkemizin sendikal haklar konusunda nerede olduğunun en açık şekilde ifadesidir. Son kez uyarıyoruz! Eğer bu arkadaşlarımızı işlerine geri alınmazlarsa dünyanın her yerinde bu olayı teşhir ederiz. Kendilerini orada rahat oturtmayız. Yarında hükümeti son kez uyaracağız!"
Konuşmaların ardından kitle Sağlık Bakanlığı'na doğru harekete geçti. Pankartları ve sloganları ile harekete geçen sağlık emekçileri bu kez de polis tahammülsüzlüğü ile karşılaştı. “Trafiği aksatma gerekçesi” kitleyi, tek düze yürütmek isteyen polis, emekçilerin dik duruşları karşısında geri çekilmek zorunda kaldı. Konuşma ve yürüyüş anında sloganlar hep bir ağızdan güçlü bir şekilde duyurulmaya çalışıldı. ”Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek, Herkese sağlık güvenli gelecek, Krizin bedelini patronlar ödesin, Sağlık haktır satılamaz, Sendikal haklarımızı söke söke alırız, AKP sağlığa zararlıdır, Kızılay işçisi yalnız değildir, Zam zulüm işkence halk düşmanı AKP!” sloganları atıldı. İşten atılmalarla, sürgünlere, krize, sağlığa ve Cumartesi günkü mitingin çağrısı ile ilgili çok sayıda döviz taşındı.
Sağlık bakanlığı önünde yapılan açıklamalarda ilk sözü SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun aldı. “bizden korkuyorlar bunun içindir ki yöneticilerimizi sürgün ediyor, işten atıyorlar. Sendikamız üzerindeki baskıları gün geçtikçe artırıyor. Bizim onurlu bir görevimiz, halka verilmiş sözümüz var. Kriz bahanesiyle sağlımızı satabileceğini sananlar da bir çift sözümüz var; artık yeter” dedi. Açıklamasında krize değinen Yorgun, “Bu krizi biz çıkarmadık, bedelini ödemeyi de reddediyoruz” diye konuştu…. KESK ve DİSK’in çağrısıyla 29 Kasım günü yapılacak mitingde hep beraber olacaklarını duyuran Yorgun, “İşsizliğe, yoksulluğa ve zamlara karşı emek, barış ve demokrasi mitingi mücadelemizde yeni bir dönem başlatacaktır. Sözün bittiği yer tarihin değişmeye başladığı yerdir. Şimdi tam oradayız” diyerek sözlerini tamamladı.
TTB genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, 29 Kasım’da yapılacak mitingin çağrısını yaptı. Ardından da son olarak KESK başkanı Sami Evren konuştu. Evren, cDevlet kurumlarının içinde bulunduğu duruma değindi. “Hangi bakanlığa giderseniz oralarda halkı dolandırmak, patronları zengin etmek ve onları korumanını kollamanın yöntemleri geliştirmeye çalıştıklarını” söyledi.
200 kişinin katıldığı, basın açıklaması sloganlarla sona erdi.







