Şair Kemal Özer Vefat Etti
1950 kuşağının önemli temsilcilerinden olmasıyla beraber İkinci Yeni anlayışıyla da şiirler kaleme alan Kemal Özer, dün öğleden sonra 16.30 sularında evinde vefat etti. 74 yaşında ölen ödüllü sanatçının perşembe günü defnedileceği açıklandı.
Özer, 1935'te İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'ni bitiren Özer, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim gördü.
Öğrenim yıllarında arkadaşlarıyla ''a'' dergisini çıkaran Özer, Cumhuriyet gazetesinde, Karacan Yayınları'nda çalıştı.
Özer, kitapçılık ve yayıncılık yaptığı 1965-1970 yılları arasında, şiir ve sinema alanında kitapların yanı sıra Şiir Sanatı dergisini yayınladı.
Arkadaşlarıyla 1972'de yeniden yayınladıkları ''Yeni a'' dergisinin kurucu ve yazarları arasında yer alan Özer, Varlık dergisinin yönetmenliğini üstlendi.
Türkiye Yazarlar Sendikası'nın ikinci başkanlık görevinde bulunan Özer, kurduğu Yordam Yayınevi'nde kitaplarını yayınlamayı 1989'dan beri sürdürüyordu.
Şair, 1983'te yayımlanan ''Araya Giren Görüntüler''de 12 Eylül dönemine ilişkin tanıklığını sergilerken, 1985'te ''Sınırlamıyor Beni Sevda''da, sevda olgusunu toplumsal bakış açısıyla yorumladı.
1995'te basılan ''Oğulları Öldürülen Analar'' ile kayıp annelerinin sesine aracılık eden Özer'in yapıtları arısında; Gül Yordamı (1959), Ölü Bir Yaz (1960), Tutsak Kan (1963), Kavganın Yüreği (1973), Yaşadığımız Günlerin Şiirleri (1974), XX. Yüzyıldan Duvar Kabartmaları 1-2 (2000) ve Temmuz İçin Yaralı Semah-Yangın Şiirleri bulunuyor.
Şairin aldığı ödüller ise şöyle;
1976 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü, 1982 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü, 1991 Yunus Nadi Şiir Ödülü, 1993 Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü, 1999 Damar Dergisi Edebiyat Emek Ödülü, 2000 Truva Kültür ve Sanat Ödülü, 2001 Dionysos Şiir Ödülü ve 2008 Dünya Kitap Ödülü.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 555 okuma



İlgili İçerikler
- Geceye Karşı Yaşamı Savunan Yüreklilik: Kemal Özer
- Şiire Kısa Kenar Notları[*]
- Halit Refiğ'in Ardından [*]
- GALATA KÖPRÜSÜ
- Kemal Türkler Mezarı Başında Anıldı
- Denizleri Anıyoruz
- EMO İzmir Şubesi Eyüp Sabri Aksüt'ü Andı
- Suyu da Sattılar, Cengiz Ağabey!
- Üniversiteliler hakkında düşündüren araştırma
- Üniversite harçlarına yüzde 8 zam



Yorumlar
Deniz Orakçısı
Sor kendine bir sabah,
av hazırlığına başlarken;
sulara kim salar ilk güneşi
sen kayığına binmesen,
orağını almasan eline
ilk ürünü kim biçer denizden?
Kent niye bir büyük gergeftir,
geçirmiş ilmiğini alın terine?
Niye aç ağızlardan örülü
bir martı çığlığıdır gök;
iner kalkar başının üzerinde,
küçük dalışlarla yoklar tekneni?
Bir başınasın yaşamı üretirken
zıpkın çizer, kürek acıtır, ağ yorar.
neden elleri bulunmaz elinin yanında,
yorgunluğu neden paylaşmazlar
sofrasına çökerken yeryüzünün,
sor kendine bir sabah.
Umut Yürürlüktedir!
Umutsuzluğa düşmedik hiçbir zaman,
yenildiğimiz oldu, ama umutsuzluğa düşmedik;
bir daha ağarmayacakmış gibi çöken karanlık
doldurmadı değil günlerimizi,
bir daha ter dökmeyecekmiş gibi kuruyan alın
döl vermeyecekmiş gibi çekilen kan
korkutmadı değil korkuttu elbet,
teslim olacağımızdan da korktuk, öleceğimizden de...
Ama umutsuzluk
-sonu gelmiş de hani dünyanın
hiçbir şey kalmamış gibi tutunacak
boşluğa değer ya insanın elleri-
düşmedik ona, yalnız olmadık, yani çaresiz olmadık.
Kavradık nereden geldiğini çünkü umudumuzun,
şafağı savunmak olduğunu kavradık geceye karşı
ne bizimle başladı, ne kesilip kalacak bizden sonra
kavradık durdurulamaz yapan nedir bu akışı,
ve sıradan bir er olduğumuz halde bu kavgada
boyun eğmiyorsak önünde koskoca bir ordunun,
doğruladığı için bizi yaşamın her dakikası.