İçeriğe Atla

Okulları da Taşerona Verecekler

Yazıcı-dostu sürümArkadaşa gönderPDF

Eğitim Sen’in yaptığı Eğitim Emekçilerinin Çalışma ve Örgütlenme Koşulları Araştırması, eğitimdeki çürümeyi gözler önüne serdi.
Eğitim Sen Örgütlenme Sorunları Araştırma Grubu tarafından Türkiye genelinde 26 ilde 469 eğitim emekçisi ile gerçekleştirilen “Eğitim Emekçileri Çalışma Koşulları ve Örgütlenme Durumları” araştırmasının sonuçları açıklandı.
Sendika tarafından yapılan araştırma okullarda güvenceli istihdamın azaldığını, taşeronlaştırmanın kamuda hakim kılınmaya çalışıldığını ortaya çıkardı.
Türkiye’de kamuda çalışan personel sayısının 2 milyon 170 binden 2 milyon 62 bine düştüğünün vurgulandığı ve kamuda istihdam ilişkilerinde taşeronlaşma uygulamalarının arttığını vurgulayan araştırmanın sonuçlarına göre en büyük düşüş, kamuda çalışan kadrolu personelin sayısında oldu. Kadrolu istihdam edilenlerin sayısı 1 milyon 882 binden 1 milyon 741 bine düştü. Araştırmada bu değişim sadece 2007’den 2009’a geçen süreçte, kamuda güvenceli çalışma biçimlerinin budanması yönünde hızlanan eğilimi de gözler önüne sermek adına önemli olduğu vurgulandı.

OKUL SON 5 YILDA DAHA KÖTÜYE GİTTİ
Araştırma kapsamında bir diğer tespit edilen nokta, son 5 yılda okulların durumunun kötüye gitmesi oldu.
Araştırmaya katılan eğitim emekçilerinin yüzde 54.34’ü ücret, mesai veya ek ders ücretlerinin geç ödenmesinden, yüzde 38.30’u banka promosyonlarının eksik veya gecikmeli ödenmesinden, yüzde 29.57’si ise hak edilen görevin ve özlük haklarının verilmemesinden şikâyetçi olduğu öğrenildi. Araştırmaya göre eğitim emekçilerinin yüzde 50.6’sı çalıştıkları üniversite ya da okulun son 5 yılda daha da kötüye gittiğini belirtirken, iyiye gitti diyenlerin oranı yüzde 23.40’ta kaldı. Araştırmada dikkate alınan tüm kıstaslarla birlikte değerlendirildiğinde, eğitim ve bilim emekçilerinin çoğunluğu, son 5 yıldaki tablonun eğitimi iyiye değil kötüye götürdüğü noktasında görüş belirtti.

“YÜZDE 37’SİNİN EVİ YOK”
Araştırmaya katılan 53 öğretim elemanı, 27’si üniversitede idari personel, 295 öğretmen, 39 milli eğitimde idari personel, 23 milli eğitimde hizmetli, 17 dershane öğretmeni ve 15 de işsiz öğretmenden yüzde 37.61’inin evinin bulunmadığı belirtildi. Araştırmaya katılan eğitim emekçilerinin sadece yüzde 8’lik bir kısmı yeterli bir yaşam standartlarının olduğuna inandıklarını belirtmiş ve yine sadece yüzde 8.2’si yeterli bir sosyal yaşamlarının olduğuna işaret etmişlerdi.

‘EN BÜYÜK SORUN YETERSİZ PERSONEL’
Araştırmanın bir diğer çarpıcı yönü, okullarda sıkıntısı duyulan eksikliklerle ilgili olarak sorulara verilen yanıtlarda göze çarptı. Buna göre okullarda özellikle personel eksikliği en büyük problem olarak öne çıktı. Eğitim Sen’in ilköğretim 2004 ve Ortaöğretim 2006 il merkezleri Türkiye araştırmalarına göre okul başına ilköğretimde 539 öğrenciye bir hizmetli düşmekte, ortaöğretimde ise 341 öğrenciye bir hizmetli denk düşmekte.
Ayrıca üniversitelerdeki idari ve yardımcı personelin de yüzde 13.32’sinin hizmet akdi ile veya taşeron firmalardan kiralanarak karşılandığı vurgulanmakta. Bu oran, ilk ve ortaöğretimde yüzde 30’lara yaklaşmakta.

4 OKULDAN 3’Ü YAKACAK SIKINTISI İÇİNDE
Araştırmaya katılanların işyerlerinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili yanıtları dikkate alındığında ise şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır: Buna göre araştırmaya katılanlar aynı anda verdikleri birden fazla sorun sıralamasında yüzde 91.75’le maaşların düşüklüğünden, yüzde 77.80’le ödenek eksikliğinden, yüzde 72.68’le spor alanları ve salon eksikliğinden, yüzde 71.54’le de hizmetli/personel eksikliğinden şikayet etti.  
Araştırma sonuçlarına göre her 4 okuldan 3’ü (yüzde 78) ödenek (yakacak, elektrik, su ödeneği) sıkıntısı çekiyor. İlköğretim okullarına bu konularda neredeyse hiç destek olunmadığı ise araştırmanın çarpıcı bulguları arasında. Buna göre yüzde 78’le ödenek eksikliği en büyük fiziki donanım sorunu olarak öne çıkmakta, bunu ise yüzde 60.7 ile genel temizlik/hijyen sorunu, yüzde 56.68 ile tuvaletlerin eksik ve bakımsız oluşu, yüzde 53.22 ile dersliklerin cam, çerçeve, boya vb. bakımından yetersiz oluşu izledi. Öte yandan okulların elektrik faturalarını birer ticarethane gibi en yüksek fiyatlandırma tarifesinden ödediklerine dikkat çekildi. Sanayide 2 TL, mesken ve sulama da yaklaşık 2.50 TL olan birim faturalandırma fiyatı, okullara ticarethane fiyatlandırması olan 3.52 TL olarak uygulanıyor.

VELİLERİN EĞİTİM HARCAMALARI ARTIYOR
Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu ise, anne-babaların eğitim harcamalarının günden güne arttı. Buna göre araştırmaya katılanların yüzde 91’i ebeveynlerin eğitim harcamalarının arttığını belirtirken, sadece yüzde 6’sı azaldığı yönünde görüş belirti.
Araştırmanın sonunda bu tabloyu bozmanın tek yolunun, emek mücadelesini yükseltmek ve örgütlenerek tehditlere birlikte göğüs germek olduğu belirtildi.
 

Kaynak:Birgün
29 Aralık 2009