269. gün...
269. gün…
Bugün Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi'nin yönetim kurulunun ön seçimleri vardı ve bu seçimlerde Entes patronunun da içinde yer aldığı patron mühendisler de adaylıklarını koydular. Entes patronu nezdinde işçi sınıfının haklarını gasp eden tüm patron mühendislerin EMO’nun geleceğini belirleyecek seçimlere katılmasını protesto etmek için seçimin yapıldığı EMO binası önünde yerimizi aldık. Toplumcu Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları ve OSB-İMES işçileri Derneği'nin bu konu ile yapmış olduğu açıklamaların yer aldığı bildirilerimizin dağıtımını yaptık. “Burada dağıtamazsınız” diyerek dağıtıma müdahale edilmek istendi fakat dağıtımımıza söyleyerek devam ettik.
Ahmet Tarık Uzunkaya’nın aday gösterildiği ve “sarı liste” diye adlandırılan listede adaylar kendilerini “Devrimci Demokrat Mühendisler” diye nitelendiriyorlar. 269 gündür süren Entes direnişinin sorumlusu olan Entes patronu Ahmet Tarık Uzunkaya’nın yaptığı işçi düşmanlığını tamamen meşru görüyorlar. Yetmezmiş gibi kendilerine yakışmayan “Devrimci” kelimesinin içini boşaltmaya ve devrimciliği sınıfsal temellerden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Kendi çıkarları yani, burjuva sınıfının çıkarları doğrultusunda hareket ettiklerinden kaynaklı bunu yapmaları doğaldır.
Seçimde oy toplamak için hazırladıkları ve A.T. Uzunkaya’nın da aday gösterildiği kitapçıkta “İktidarın, başta Tekel işçileri olmak üzere İtfaiye, Demiryolu çalışanlarına yönelik sürdürdüğü acımasız, esnek çalışma politikaları, eczacılar ve sağlık çalışanları örneğinde görüldüğü gibi değişik toplumsal kesimlerin talepleri karşısında almış olduğu tutum hem basın ile ilişkileri hem de emekçi kesimlerle ilişkileri konusunda tek parti otoritesine doğru hızla sürüklendiğini göstermektedir” gibi söylemlerle kendilerini ayrı yere koyanlar sermaye iktidarının yaptığı saldırıları gözler önüne sererken diğer yandan sermaye sahibi Entes patronu A.T. Uzunkaya gibi işçi düşmanı patron mühendisleri seçim listesine ekleyebiliyorlar. Sorarım size binlerce işçiyi açlığa, sefalete mahkûm eden sermayenin hükümeti ile yine her ne kadar (sermaye hükümetine göre) işten attığı işçilerin sayısı az olsa bile A.T. Uzunkaya’nın arasında fark var mıdır? Her ikisi de anti-demokratik tutum değil midir?
Diğer bir yazıda ise;
“Demokrasimi geliyor darbemi oluyor derken emekçilerin hayatına her gün yeni darbeler iniyor. Ulaşıma, elektriğe, doğalgaza vb. neredeyse her ay zam yapılırken; emekçilere, emeklilere, işçilere sefalet ücreti dayatılıyor. “İyileştirme” adı altında ancak bir simit alınabilecek mertebede komik zamlar yapılıyor. AKP bu yolla krizin faturasını yoksullara, emekçilere yüklüyor.”
Evet, burada dedikleri gibi sermaye devleti doğalgaza, suya, elektriğe vs. fahiş zamlar yaparken biz işçilere, emeği ile geçinenlere açlık sınırının altındaki asgari ücreti layık görürken sermaye hükümetinin bu kararı birçok patron gibi EMO’daki patron mühendislerin de işine gelmiyor mu? Gelmez olur mu? Tabiî ki işine gelecek. Yoksa sermayesine nasıl sermaye katacak.
Diğer bir nokta ise Entes’te örgütlülüğe karşı saldırıda bulunan Entes patronu hangi yüzle
“Odamızın emekten, bilimden, halktan yana olan geleneklerine sahip çıkmaya devam edeceğiz” sözlerinin altına imza atabiliyor. Eğer ki zaten imza atabiliyorsa Entes patronunun ve ona destek veren diğer mühendislerin ikiyüzlülüğünün bir göstergesi bu.
OSB-İMES İşçileri Derneği'nden bir işçi dağıtım yaparken Entes patronuyla karşılaşıyor. Entes’e dağıtım yaptığımızda sözlü müdahalede bulunan, Entes işçilerini tehdit eden ve bir arkadaşımızı “dağıtım yapamazsınız” diyerek çember içine alan Entes patronu bu kez oldukça kibar bir şekilde karşılıyor arkadaşımızı. Sanki meşru bir şeymiş gibi ben Gülistan’ı performans düşüklüğünden kaynaklı çıkardım demiş. Oysaki direnişin başından beri her şeyi bilen arkadaşımız hemen cevap veriyor. “Mademki Gülistan’ın performansı düşüktü neden o zaman depo sorumluluğuna verdiniz. Ayrıca burjuva mahkemesi bile Gülistan’ın işe iadesine karar verdi” demiş. “Benim haberim yok, ben davalarla ilgilenmiyorum. Hem ben Gülistan’a mektup gönderdim. İşe iadesini kabul etmiştim. Fakat adresinde bulunamadığı için geri geldi” demiş. Bu tarz yalanlarla çevresindeki insanları da kandıran Entes patronunun fabrika kapısında bekleyen direnişçiye ulaşması bu kadar mı zormuş.
Siz üretim araçlarının sahibi asalaklar yalanlarınızın, saldırılarınızın ve ikiyüzlülüğünüzün hesabını biz işçiler er ya da geç soracağız. Bugün nasıl Desa’da, Entes’te, Meha’da kazandıksa yarın Tekel gibi diğer direnişlerde de kazanacağız. Kapitalizmin çöplüğüne ilk sizleri gömeceğiz.
Kapitalizm yenilecek, direnen işçiler kazanacak!
Entes direnişçisi
Gülistan Kobatan
- yazıları
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 446 okuma
-




İlgili İçerikler
- Entes patronunun direniş hazımsızlığı
- Kobatan’dan EMO’ya çağrı
- İşten Atılan ENTES İşçisi EMO İst. Şb. Önünde Eylem Yaptı
- EMO’da Emek Düşmanlarına Oy Yok!
- Toplumcu Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları: ENTES İşçilerine Kulak Ver: Direnişe Sahip Çık
- EMO üyelerine çağrı
- Entes'ten dayanışma çağrısı
- Entes Elektronik’te direniş var!
- Entes Direnişçisi Gülistan'ın 100. Günü
- Entes’te 124. gün...

