VAZGEÇİN; Çünkü Nükleer Enerji Kirlidir!
1960'lı yıllarda kurulan ilk ticari reaktörden bugüne kadar üretilen nükleer atıklar için hala bir nihai depolama yöntemi bulunamamıştır. Gelecek nesillere radyoaktif atıkları miras bırakmamak için, sağlıklı gelecek nesiller için vazgeçin.
Uranyum madenciliğinden, kullanılmış nükleer yakıtların tekrar işlenmesi sürecine kadar nükleer enerji üretiminin tüm safhalarında nükleer atık ortaya çıkmaktadır. Ortalama 1000MW gücündeki bir reaktör bir yılda 30 ton yüksek düzeyde, 300 ton orta ve 450 ton düşük düzeyde radyoaktif atık üretmektedir. Günümüze kadar geçici olarak depolanan 270 bin ton radyoaktif atık binlerce yıl boyunca Dünyada tehlike oluşturmaya devam edecektir.
VAZGEÇİN; Çünkü Dünya Çoktan Vazgeçti!
Nükleer enerjinin dünyanın enerji sorununu çözeceğine inanıldığı 1970'li yıllarda Uluslararası Enerji Ajansı (IAEA), 2000 yılına gelindiğinde nükleer gücün 4500 GW‘a ulaşacağı tahmininde bulunmuştu. Oysaki şu andaki gücün 350 GW civarındadır. Bu rakamın dünya enerji ihtiyacının sadece % 5'ini, toplam ticari elektrik içinde ise %16'sını karşıladığı bilinmektedir.
Nükleer santral kazaları sonucunda Dünya pahalı ve güvenirliliği olmayan nükleer enerjiye karşı çıkmaya başlamıştır. Japonya, Fransa, İngiltere, İtalya, Kanada gibi birçok ülkede oluşan halk hareketleri, demokratik taleplerini "nükleer santrale hayır" diyerek hükümetlere iletmişler ve ülkelerindeki nükleer santralleri kapattırmışlardır.
VAZGEÇİN; Çünkü Nükleer Enerji Pahalıdır!
Nükleer santrallerin kurulumu, nükleer atıkların depolanması, nükleer santralin sökülmesinin yaratacağı maliyet çok yüksektir. ABD Nükleer Denetim Komisyonu (NRC) tarafından yayınlanan bir rapora göre (NUREG -0586, S.15); 1000 MW'lık bir nükleer santralın sökülme maliyeti 200 milyon dolar, sökülme sonucu ortaya çıkan radyoaktif yakıt ve malzemenin çevreden yalıtım giderinin 500-700 milyon dolar civarında olduğu tespit edilmiştir. Son yıllarda yapılan hesaplamalara ve yaşanan pratiklere göre, söküm ve atık maliyetlerinin; santral ilk yatırım maliyetlerinin 1 veya 2 katı kadar olacağı hesaplanmaktadır.
VAZGEÇİN; Çünkü Türkiye İçin Dışa Bağımlı Bir Enerji Kaynağıdır!
Türkiye'de tespit edilen uranyum rezervleri düşük tenörlü, işletilmesi ekonomik olmayan ve kurulacak nükleer santralin ihtiyacını karşılamayacak miktardadır. Uranyum rezervlerini işleyecek tesisler Türkiye'de bulunmamakta, kurulması ise oldukça pahalı tesislerdendir. Kurulacak santralin yakıtı ithalat yoluyla karşılanacağından Türkiye için nükleer enerji dışa bağımlı bir enerji kaynağıdır.
VAZGEÇİN; Çünkü Nükleer Tehlikelidir!
Deneme reaktörlerinin yapılmaya başlandığı 1950'li yıllardan günümüze kadar nükleer santralların kurulduğu hemen hemen her ülkede, irili ufaklı 400'ün üzerinde kaza gerçekleşmiş ve bu kazalar sonucunda yüzbinlerce insan doğrudan veya dolaylı radyoaktivite nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Yüzbinlerce insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalmıştır.
Çernobil kazasının üzerinden geçen onca yıl sonra bile mağdurlar hala kazanın neden olduğu problemlerle boğuşmaktadır.
Ayrıca, çevreye yayılan radyasyonun başlıca kaynağı olan nükleer reaktörlerin kaza olmadığı durumlarda dahi düşük miktarda radyasyon yaydığı araştırmalarla ispatlanmıştır.
VAZGEÇİN; Çünkü Nükleer Eski Teknolojidir!
Nükleer teknolojinin dünyadaki yükselişi 1970'li yıllarda artan petrol fiyatları sayesinde olmuştur. Sonraki yıllarda teknolojik anlamda önemli gelişmeler kaydedilmediği gibi reaktör sayısında da ciddi bir artış gözlenmemiştir.
Dünya artık rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle gibi ucuz, güvenilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiştir.
VAZGEÇİN; Yeni ve Yenilenebilir Alternatif Enerji Kaynaklarımız Var!
Ülkemizin hidrolik ve kömür potansiyelinin halen yüzde 30'lar seviyesinde kullanıldığı, başta jeotermal, güneş ve rüzgar olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının yeterince değerlendirilmemektedir.
Elektrik dağıtım şebekelerimizde kayıp-kaçak oranı halen %20'ler seviyesindeyken, dağıtım hatlarında yapılacak iyileştirmelerin yanı sıra, üretim teknolojilerinin yenilenmesiyle 6-7 adet nükleer santralin üreteceği elektriği sağlamamız mümkündür.
VAZGEÇİN; Çünkü Nükleer Santral Kurulması Teknolojiye Sahip Olmak Anlamına Gelmez!
VAZGEÇİN; Çünkü Küresel Isınmanın Çaresi Nükleer Enerji Değildir!
Nükleer lobi, küresel ısınma gerçeğini kendi çıkarları doğrultusunda çarpıtmaya çalışmaktadır. İçinde bulundukları kriz halini küresel ısınmayı kullanarak çözmek istiyorlar. Uranyum madenciliğinden başlayıp dev nükleer yapıların inşaatı ve sökümüne kadar; nükleer yakıt üretiminden, nükleer atıkların bertarafına kadar bir bütün olarak düşünüldüğünde nükleer enerjinin karbon emisyonları açısından sanıldığı kadar masum olmadığı anlaşılmaktadır.
VAZGEÇİN; ÇÜNKÜ BARIŞCIL ATOM YOKTUR, ÇERNEOBİL İNSANLIĞA SON UYARIDIR!







