ODTÜ üniversite adaylarına; çoğunluğu yurt dışında öğrenim görmüş öğretim elemanlarıyla, ABET tarafından akredite edilen fakülteleriyle, yurt dışında öğrenim görme imkanlarıyla, yurt içi ve yurt dışında aranan eleman olma masallarıyla, kapalı havuzları, tenis kortlarıyla, ABD ve İsrail'e savaş teknolojileri ihraç etmesiyle övünülen teknokentleriyle, 45 bin dönüm arazi ve bir göle(??!) sahip olmasıyla.... pazarlanıyor.
Öğrenci sorunlarıyla, politikayla ilgilenen, muhalif öğrenciler için ise rektörlüğün seçimlerde desteklediği ÖTK (öğrenci temsilcileri kurulu) adres gösteriliyor.
ODTÜ rektörlüğünün üniversite adayları ve ODTÜ'yü yeni kazanan öğrenciler için harcadığı tüm bu çaba 50 yıllık tarihi boyunca Türkiye siyasi tarihinde önemli rol oynamış, insanlığın ve ülkenin daha ileri gitmesi için halktan ve emekten yana mücadele veren devrimcilerle bedeller ödenerek yazılmış olan devrimci ODTÜ geleneğini erozyona uğratmak, dünyaya, çevresine, meslek alanlarına, geleceğine duyarsız, tek tip, apolitik bir gençlik yaratmaktır.
Bizim amacımız üniversiteye yeni gelen öğrencileri yatırıldıkları bu tatlı rüyadan uyandırmak, ODTÜ'yü özellikle 70 ve 80'li yıllarda öğrenci muhalefetiyle halkımızın belleğinde yer eden fakat bugün unutturulmaya çalışılan değerleriyle: ODTÜ gelenekleri ve mücadele tarihiyle, ODTÜ ÖTK'yla, Hasan Tan boykotuyla , Kommerin arabasının yakılışıyla, Ertuğrul Karakaya'yı, Taylan Özgür'ü, Denizleri anarak, 2.Yurt olaylarıyla, Yemekhane boykotuyla, her yıl binlerce ODTÜ'lünün mumlarla yazdığı ve yüreklerini ısıtan DEVRİM yazısıyla... anlatmak, öğrencileri müşteri olarak gören, biletli açılış şenliği düzenleyen zihniyete karşı alternatif bir eğlence anlayışı sunmaktır.
Tüm öğrenci arkadaşlarımızı, akademisyenleri, üniversite emekçilerini birlikte şarkılar söylemek, omuz omuza halaylar çekmek, bugün üniversite içinde yaşadığımız görece özgür ortamın yaratılmasını sağlayan geçmişte ödenen bedelleri ve mücadele öykülerini izlemek, üniversiteye yeni gelen arkadaşlarımıza daha önce duymadıkları şekliyle ODTÜ'yü anlatmak için, kapitalizmin gençliğe enjekte ettiği yoz kültüre ve eğlence anlayışına alternatif “Öğrenci Şenliği”ne bekliyoruz...















