|
Devrimci İşçi Hareketi'nin düzenlediği “1 Mayıs ve Taksim” başlıklı, "1 Mayıs 2008'i tartışıyoruz" çağrısıyla duyurulan panel gerçekleşti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampusü Konferans Salonu'nda, 25 Mayıs 2008 Pazar günü saat 14.00'da başladı.
İki bölümden oluşan panelde yer alan konuşmacılar:
Eyüb Baş (Haklar ve Özgürlükler Cephesi) Sadık Eroğlu (Devrimci İşçi Hareketi) İsmail Yurtseven (DİSK Yönetim Kurulu Üyesi, Başkan Yardımcı) Yunus Öztürk (Eğitim-Sen 1 Nolu Şube Başkanı) Berivan Doğan (Eğitim-Sen 8 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi) Mehmet Göçebe (Orman Yüksek Mühendisi"+İvme" dergisi adına) Hasan Biber (Liman-İş Eski Başkanı, şair-yazar) Bilgesu Erenus (Müzisyen, yazar)
Canlı tartışmaların yaşandığı paneli 320 kişi izledi.
"1 Mayıs'ta Taksim'deyiz" açıklamaları ile başlayan, 1 Mayıs yürüyüşü hazırlıkları ve 1 Mayıs günü yaşanan olaylar değerlendirildi. Siyasi iktidarın sermayenin hizmetinde olduğu gerçeği vurgulanırken, Taksim Meydanı'nın emekçilerin ve halkın olduğunun altı çizildi ve ayrıca sendika yöneticilerinin Taksim ısrarından 1 Mayıs günü vazgeçmeleri mahkum edildi.
İlk olarak sözü alan Sadık Eroğlu, KESK'ten konuşmacı olmamasının nedenini, yapılan çağrıya KESK'in cevap vermemesi olduğunu söyledi. Türk-İş'ten temsilci olmamasını da, kendilerinin bildirdiği gerekçe ile açıkladı: "... biz 2008 1 Mayıs'ını önce kendi içimizde değerlendireceğiz. Daha bunu yapmadık onun için panelde konuşamayız”
İki bölüm halinde gerçekleştirilen etkinliğin birinci bölümünde tartışılan sorular şunlardı: 1) Neden Taksim? Taksim’in önemi nedir? Neden emekçilere Taksim yasak? 2) Kimler Taksim konusunda ne dedi? Neleri savundu? Ne yaptı? 1 Mayıs 2008 den çıkan derslerle 2009 1 Mayıs'ını nasıl örgütleyeceğiz?
Bu sorular çerçevesinde, konuşmacıların sözlerinden kısa bölümler aktarıyoruz:
Hasan Biber: Taksim, çünkü Taksim Türkiye İşçi Sınıfının mücadelesiyle özdeşleşmiştir. Taksim’de 15-16 Haziran'dan sonra en kitlesel 1 Mayıs kutlanmıştır. Nasıl Arjantin’de Plaza de Mayo Meydanı varsa İstanbul’da da Taksim Meydanı var. Tayad'lı Anneler de Abdi İpekçi Parkı'nı gece gündüz direnerek kazandılar...
Taksim de 1 Mayıs mücadelesinde anıtlaştı... 1 Mayıs mücadelesinde lokomotif sendikalar gibi görünüyor ama esas lokomotif devrimci iradedir.
12 Eylül darbesinden sonra sendikalar bir takım değişik isimler aldılar: Çağdaş Sendikacılık, Sivil Toplumculuk, Ekonomik Konsey gibi. Bunlar dinamizmi yok etmek ve sisteme karşı olmayı engellemek için yapılıyor. Sınıf bilincini yok ediyor. Üretici güçlerin sınıf mücadelesindeki yerini yadsıyor. Sivil toplum deyince de faşizme karşı mücadeleyi, anti-kapitalist ve anti-emperyalist mücadeleyi yadsıyor. Ekonomik Konsey de meslek odalarını belirliyor. Bunlar varlıklarını kapitalizmden alıyorlar. Bunlar anti-kapitalist mücadele verebilirler mi?
Neden Taksim? Meşruluk bilincini geliştirdiğimiz oranda, haklılığımızdan gelir. Yasalara karşı dendi. Ülkemizde Anayasayı halk yapmamış ki, Anayasa halk için değil ki. Anti demokratik yasalara karşı mücadele meşrudur.
Mehmet Göçebe: Neden Taksim? Sorusunun cevabını verebilmek için öyle derin teorik tahlillere yapmaya gerek yok. Bana göre neden Taksim sorusunun İki ana nedeni var:
1) 1977 de, Taksim’de, kontrgerilla tarafından katledilen 35 emekçinin hesabının sorulması ve bu emekçilerin anısına saygı açısından Taksim Alanı önemli. Katliamların hesabını soracağız deyince iktidar çılgına dönüyor bunu önlemek için her türlü tedbiri alıyor. Bellikli bu katliamların arkasında kimin olduğunu bizim gibi iktidarda çok iyi biliyor.
2)1977 yılında 1 Mayısta böyle bir katliam yaşanmasa da emekçiler 2008 yılı 1 Mayıs için Taksim alanını çok dogal olarak talep edebilirler ve bu taleplerini de bugünkü gibi ısrarlı ve kararlı biçimde savunurlar. Bu bir sınıf mücadelesidir. Sınıfların ortaya çıkışıyla birlikte egemen sınıflar ezilenlerin, emekçi sınıfların taleplerini hiçbir zaman vermemiştir. Ezilenler, emekçiler haklarını hep zor yoluyla elde edebilmişlerdir. Egemen sınıflar emekçilere sadece Taksim alanını değil, “kentsel dönüşümle” kent merkezlerini, yeni yasalaşan 5761 sayılı “Turizmi teşvik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun” la kıyıları da yasaklıyor, halkın yaşam alanları daraltılıyor.
AKP iktidarı halka karşı bu politikaları ile temsilcisi olduğu egemen sınıfların çıkarlarının gereğini yerine getiriyor. Asıl sorulması gereken soru ise, sınıf sendikası olduğunu söyleyen sendikalar, emekten, halktan, adaletten yana olduğunu söyleyen “meslek odaları”, “komünist-sosyalist” olduğunu söyleyen partiler nerde ne yapıyor? Varmı bir mücadele programları? Berivan Doğan: 1 Mayıs sınıf mücadelesinde önemli bir gündür. Burjuvaziyle işçi sınıfının çatışma alanı olarak sahneye çıkmıştır. Tüm yasaklara ve içini boşaltmalara direniyor. İkinci önemi tüm emekçilerin birleşerek burjuvaziye güçlerini gösterdikleri gün olmasıdır. 1 Mayıs'ta Taksim sahiplenilmeli... 12 Eylül yasağı kaldırılmalı. 1977'de katledilen 35 emekçinin hesabı sorulmalı. Adalette ısrar edilmeli. İşçilerin mücadelesi yalnızca ekonomik değildir. Sendikalar işçileri demokratik mücadeleden yalıtmak istiyorlar.
Sendikalar ve DKÖ’ler hayaller içindeler, hala AKP’yi demokratik görüyorlar ve AB’den demokrasi bekliyorlar. Bunlar faşizme yarıyor. AKP 1 Mayıs'ta olay çıkar, provokasyon olur diyerek çıkar ve sınıfsal korkusunu dile getiriyor. Meydanlar halkın. Önce Türk-İş çark etti. KESK ve DİSK iyiydi. Ama sonra devrimciler barikatlar önündeyken eylemi bitirme kararı aldılar. Devlet ve sınıf gerçeğini görmüyorlar. Ülkemiz açık faşizmle yönetiliyor ve emperyalizme bağımlı bir ülke hak alma mücadelesi de sert oluyor. Sendikalar bunu anlamalılar.
İsmail Yurtseven: Bugün buraya genel sekreterimiz katılacaktı ama grev ve lokavt kanunu görüşmek için Ankara’ya gitti.
1976 da 1 Mayıs kitlesel bir biçimde kutlanınca burjuvazi bundan korktu. İşçi hareketinin ve dostlarının alanı doldurmasından korktu ve bunu önlemek için 77'de katliam yaptı... Biz 1 Mayıs için mücadele edeceğiz.
AKP işçi ve adaletten yana olduğunu söylüyor. AB de iki yüzlü partiler ve sendikalar kapatılıyor sesleri çıkmıyor. AKP kapatılma kararında sesleri çıkıyor. Egemenler, işçi sınıfıyla dostlarının bir araya gelmesinden korkuyorlar. Biz, DİSK olarak yine dostlarımızla, hak, özgürlük ve demokrasi isteyenlerle birlikte yürümek zorundayız. AKP de tüm kurumları eline geçirme mücadelesi yürütüyor. Biz buna karşı mücadeleyi sürdüreceğiz.
"Yalancı" isimli şarkısını seslendirerek konuşmasına başlayan Bilgesu Erenus şunları söyledi:
AKP, ABD tarafından tayin edildi. AKP “bunlar 500 bin kişiyi toplayamazlar” dedi. Okları kendimize yöneltelim... Sendikalar önce 3 koldan 1 Mayıs alanına gideceğiz dediler. Sonra bir koldan dediler, sonra gerekirse miting değil anma yaparız dediler... Sendikalar böyle davranırlarsa onlar da seslerini yükseltirler. DİSK eskiden nasıldı? DİSK genel başkanının ismi söylenince yer yerinden oynardı... Ne zaman kendilerine olan güvenlerini kaybettiler?...
Lütfen Avrupa’ya şikayet etmeyin. Kendi kendimize güvenirsek sorunlarımızı kendimiz çözebiliriz.
Sadık Eroğlu: Taksim basit bir yer talebi değil. Taksim’i provokasyon, trafik vb. gerekçelerle yasaklıyorlar. Zaten yasaları da emekçilerin iradesini yansıtmayan yasalar...
Neden orada olmamız gerekli? Taksim, mücadelenin somutlaşması ve insanca yaşam taleplerinin yapılmasıdır. Tuzla’da ölümlerin durmasını talep etmektir. Emekçiler Taksim’i talep etmelidirler. Sakarya’daki linç olayını bir komisyon araştırdı ve sonuçlarını açıkladı. Linci yapanlar değil de DTP suçlu bulundu. “Tahrik etmiş!” Emekçilerin en haklı talepleri provokasyon gerekçesiyle engellenemez.
Taksim, meşruluğun bilinciyle, haklılığımızın bilinciyle talep edilmeli. Katliamın hesabını soralım diyen afişleri yasaklıyorlar. Oysa bu afişler yasaldır. Adalet istemek ve hesap sormak yasak. Taksim yer fetişizmi değil, adalet ve hesap sorma taleplerini kabul ettirmek istemenin yeridir. Çok bedel ödendi ve Taksim’in meşruluğu kafalara kazındı. Biz kazanmanın bedel ödemekten geçtiğini bilerek marşlarımızla Taksim’e çıkacağız.
Yunus Öztürk: Neden Taksim demek, neden 1 Mayıs demek, gibidir. Biz, neden Taksim değil, demeliyiz. 1 Mayıs 1886'da Amerikalı işçilerin 8 saatlik iş günü mücadelesinden doğdu. Burjuvazi hamleler yapar. 1886'da 5 işçi önderi katledildi. 1977 1 Mayıs'ında Taksim’de 35 emekçi katledildi. Taksim boynumuzun borcudur. 1989 M. Akif Dalcı ve 1996 da üç işçi 1 Mayıslarda öldürüldü. Ahlaken de, devrimci sorumluluk olarak da, Taksim’de 1 Mayıs’ı yapmalıyız. Taksim bir inattır. Emek, birlik ve mücadeleyi en iyi ifade eden yerdir. Türk-İş SSGSS deki ayıbını kapatmak istediği için bir mayısı öne çıkardı.
Eyüp Baş: Neden Taksim değil yasaklayanlar açıklasın...
M. Ali Şahin, Taksim yasağına karşı çıkmak Anayasal düzene karşı çıkmaktır dedi. M. Ali Şahin genelge konusunda yalan söyledi ama burada doğru söyledi. Yasal değil ama meşru. Emekçilerin kanlarının aktığı yer Taksim.
Neden Taksim değil sorusunu yine soralım.
Hükümet sendikaların önüne dosya koymuş ve dosyada iki örgüt adı vermiş: HÖC ve DTP. İstihbaratları nedir? Bunlardan birincisi tek tip elbise giyecekmiş. MİT bu iki marjinal örgütün provokasyon yapacağını öğrenmiş.
Biz Taksim’de 1 Mayıs'ın meşru olduğuna inanıyorsak tek tip gitmeyi de meşru görürüz. Kendi düşündüğümüz şekilde gideriz. Bunu sendikalarla tartışmayız. 1 Mayıs'ı yasaklayan kafa Taksim’e 1979'da sancak dikti. Sancak ancak bir ülkeyi yenince dikilir. Sancak diken faşist kafa bu yıl da Taksim’e 30 bin polis ve komando dikti.
Tarihte iki sayfa var. Beyaz sayfa devrimcilere ait ve hiçbir provokasyon yok ama kara sayfa devlete ait, devlette provokasyon var. Maraş, Çorum, 6-7 Eylül vb. Böyle kanlı ve kara sayfalara sahip devletin devrimci harekete marjinal ve provokatif demesi normal.
Taksim derken politik talep var. Taksim hükümetçe belirlenmiş miting alanı değil dense de emekçiler için böyle değildir. Kadıköy 96'da katliam yapanlar yasakladılar. Devrimcilerin mevzi kazanmalarını istemiyorlar. Biz hesap sormak için gitmeliyiz. 2008'de çıkılamadıysa da 2007 den daha iyi oldu...
Bize marjinal diyenler aslında kimin marjinal olduğunu gösterdiler. Nişantaşı’nda ve Cihangir’de oturanlar bile limon ve sirkeli mendil attılar evlerinden. Marjinal dedikleri halk ve devrimciler. Marjinal esas kendileri Amerikan emperyalizmine bağımlı olanlar.
Sivas katliamında nasıl yavaş davrandılar. İki günde hiçbir kuvvet getiremediler. Ama 1 Mayıs'ta uçaklarla takviye getirdiler. Oysa, Sivas’a bir araç bile gönderemediler. İşte Taksim’in cavabı burada.
* Panelin ikinci bölümünde tartışılan sorular: - Taksim konusunda kim ne dedi? - 2008 1 Mayıs'ından çıkan dersler. 2009 1 Mayıs'ı için ne yapabiliriz?
Bilgesu Erenus: Sendikalar, Avrupa’ya değil tutsak edilmiş sol düşünceye, hapishanelerdeki tutsak düşünceye şikayet edin. Bizi her yerden kovuyorlar...
Taksim için bir dakikalık saygı duruşu değil düşünce duruşu yapmalıyız. Hatta bunu hergün yapmalıyız. Evet 1 Mayıs'a ve devrime inanıyorum. Bizim de kolluk güçlerimiz olacak. O zaman onlara “siz bu alandan çok uzakta durun” diyeceğiz.
İsmail Yurtseven: Devrimci 1 Mayıs Platformu'yla birlikte iş yapmayı ve bunun kültürünü yaymayı istiyoruz. 30 Nisan akşamı DİSK’teydim. Orada sabahladım. DİSK kapısını açtı. 6.30 da polis saldırdığında oradaydım. Birlikteydik. DİSK’i çok şey yapmayın. Türkiye’nin birçok yerinden binlerce telefon geldi. 1 Mayıs denince akla DİSK gelir. DİSK’te örgütlenmekten geçer. Biz 1-2 ay önceden kimlerle yürüyeceğimizi biliyorduk. Türk-İş’in Taksim’e çıkalım demesiyle çıkmadık.
Eyüp Baş: Ben detaylara girmek istiyorum. Devrimci 1 Mayıs Platformu var. Biz de içindeyiz. 12 yapı var...
1 Mayıs öncesi tartışmaları biliyoruz. Taksim’in meşruluğuna bu düzenin gazetesi bile inanmış. Ama KESK ve sendikalar inanmamış. Başbakan sendikaların önüne dosya koyup DTP ve HÖC diyor. KESK Başkanı "birkaç gün önceden hapse atın" diyor. Hedef gösteriyor.
Bizimle yaptıkları toplantılarda "Merkezi kararımız Kürdistan hariç 1 Mayıs’a herkesi İstanbul’a getireceğiz" diyorlar. "Bizim konfederasyonun kararı 500 bin kişi getireceğiz ve 1,5 miyon kişilik ses düzeni kuracağız" diyorlar.
Aldıkları kararı kendileri çiğnedi. Ankara, Adana hatta Gebze’de bile 1 Mayıs'ı kutladılar. Bu 500 bin kişi sözü sadece ajitasyonda kalırsa başbakan da '500 kişi bile toplayamadılar' der. Emekçiler bunu hak ediyorlar mı?
Devrimci 1 Mayıs Platformu'na biz Taksim’de olacağız dediler...
Biz taş atmayacağız diyor DİSK. Taş atmanın meşruluğunu söyledik. Taş atmadan nasıl olur? Faşizmle yönetilen bir ülkede...
1 Mayıs Platformu'nu karşına alırsan böyle olur. Türk-İş bir gün önce geri çekildi...
Karar almıştık. Mehmet Akif Dalcı’nın anmasına gidilecek diye karar almıştık. Ne KESK’ten ne DİSK’ten kimse yoktu. Barikat önünde açıklama yok dedik ve çelenk koymak yok dedik. Tek uydukları karar çelenk koymamak oldu.
Taksim’i lahana sarması gibi saracaktık. Devlet saldırınca saat 13.00'te Taksim’e giden her sokak başında buluşacaktık. Biz, ortak bir komite oluşturmalıyız. Bu komite takipçi olsun dedik. Bunu yalnız Devrimci 1 Mayıs Platformu savundu. Gece 2.00'de DİSK’te toplantı yapıldı. Gece 2.00 de yapılan toplantıdan hayır gelir mi? Göstermelik komitenin anlamı ne? Biz 1 Mayıs'ta öğlen oradaydık. Tüm devrimci yapıların temsilcileri vardı...
DİSK’te 1500 kişi vardı... Oradakiler direndi, saygımız var. Devrimcileri ve işçileri yüz üstü bırakanlara söz söyleyelim. Alınan kararları ihlal ettiler. 11.00'de otobüsün üzerine çıkıp bitirdik derken devrimciler gaz ve su yiyorlardı..
Biz gizlemedik, taş atacağız dedik. Taş atmak meşrudur. Orantılı güç deniliyor. Bu nasıl savunulur? Güç kullanılması nasıl meşru görülür?
Örgütleyenler evlerinden sirke limon atanlar kadar bile meşruluğuna inanmıyorlar. Onun için CHP'li milletvekilleri çağrıldı. Biz bunu gece öğrendik. Ne zaman ki milletvekillerine gaz atıldı. Bitirdiler. Kendimizi Taksim’e kitleseydik böyle olmazdı. Kameralar oradaydı. DİSK’e saldırıyorlar deseydik 500 bin emekçi korurdu. DİSK temsilcileri önde yürüseydi biraz gaz yerlerdi o kadar.
Biz, 2009'da Taksim’deyiz diyenlere 2008'deki yanlışlarını gösteriyoruz.
Biliyoruz DİSK homojen değil. Birçok anlayış var. Karar almadaki zorluklarını biliyoruz. KESK ve sosyalistlere daha tepeden eleştiri yapıyoruz. Çünkü devlet devrimcileri halktan uzaklaştırmak isterken, KESK, 'onları 3 gün önceden göz altına alın' diyor. Tek pankart altında yürümek istemek de pek masum değil. Devrimcilerin rengini silemezler. Bu hak alma mücadelesini yasal çerçeveye hapsetme icazetiyle nasıl mücadele edeceğiz.
Hasan Biber: DİSK ve KESK devrimci değerlerle kuruldular. Sendikalar sınıf örgütleridir ve sınıf gibi davranmalıdırlar. Yargısız infaz ve tecrit için sendikalar neden miting örgütlemezler. Devrimcileri tasfiye etmek istiyorlar... 'Biz Sivil Toplum Örgütleriyiz' derlerse, gençleri almazlarsa, olmaz. Tabanı, işçi sınıfı, gençlikten gelmiyor mu? Yalnız ekonomik mücadele vermek mide mücadelesidir. Hep mide sonurunu düşünmektir...
Sendikalar kendilerini silkelesinler. Kaç üyenin evine gittin? Mahalleden kaç kişinin sorununu çözdün? Hep bürokrasiyle uğraşıyorsunuz... Bir kurum eleştiriliyorsa kendisine bakmalı. Faşizmi gerilettiğimiz oranda kazanırız. Ne kadar mücadele o kadar kazanım.
Mehmet Göçebe: Ben bu yılki 1 Mayıs'ı ikiye ayırıyorum.
1) Saat 11.30'a kadar DİSK, KESK, TÜRK-İŞ ‘e bağlı sendikalar ve odalarında olduğu 1 Mayıs
2) Saat 11.30'dan 14.30'a kadar DİSK, KESK, TÜRK-İŞ’ e bağlı sendikalar ve odaların olmadığı sadece “Devrimci 1 Mayıs Platformu” nun alanlarda olduğu 1 Mayıs.
2008 Yılı 1 Mayısı bana göre bugüne kadar kutlanan en kitlesel 1 Mayıstı. Çünkü; Cihangirden Mecidiyeköyün içlerine kadar Halaskar gazi Caddesinin sağ ve soluna 500 er metre içerisindeki tüm halk fiilen 1 mayısa katılmıştır. Gaz yemiştir. Polisin emekçilere nasıl saldırdığını gözleriyle görmüştür biz bu tabloyu bu salonlarda anlatsak görmeyen için beklide inandırıcı olmazdı. 2008 1 Mayısı bugüne kadar öncesi ve sonrasında en çok tartışılan, en uzun gündemde kalan 1 Mayıs olmuştur. 2008 1 Mayısı sadece devrimci, ilerici dergilerin sayfalarında, bazı demokrat köşe yazarlarının köşeleriyle sınırlı kalmamış, yazılı ve görsel medyanın tümünde 13 gün boyunca yer almış ve herkesin gündemine girmiştir. 2008 1 Mayısı, 1 Mayısın tarihsel gelişiminin yazılı ve görsel medya aracılığı ile en geniş kitlelere ulaşıldığı 1 Mayısı olmuştur.
Soru; “Devrimci 1 Mayıs Platformu” sendikaların, kararına uyup direnişlerini 11,30 bitirseydi bu anlattığım kazanımlar elde edilebilirimiydi? Bana göre edilemezdi edilemediği gibi bugün 1 Mayısın yanında yer alan kamuoyunun çoğu 1 Mayısın karşısında yer alırdı.
AKP İktidarının saldırıları karşısında sendikaların yapacağı hiçbir şey yokmuydu? Bana göre vardı. “Üretimden gelen güç” kullanılamaz mı? Bu güç bu günler için kullanılmayacak da ne zaman kullanılacak. Hala da zaman geçmiş değil Yeter ki “kitle ve sınıf” sendikacılığın gerekleri yerine getirilsin
Berivan Doğan: Düzen içi sendikacılığı bırakmalıyız. Solun birlikteliği, muhalefet cephesi ihtiyaçlarımıza cevap verir... Meryem Özsöğüt’ler yalnız değildir.
Yunus Öztürk: Sendikalarda devlet konusunda yanılgı var. Devletin ceberrut olduğunu görmüyorlar. Devleti görmek için Kürt Sorununu görmek gerekir.
"Biz 500 bin kişiyle 1,5 milyon kişi için ses düzeni kuracağız" derseniz ve devletin size yol açacağını beklerseniz, bu hayal içinde olduğunuzu gösterir.
Neden sendika yönetimlerinde devrimciler yok? İşyerinde, mücadelede en önde devrimciler atılıyor... Kendimizi M-L ile donatmalıyız.
Taş atma gücünü sendikalarda temsilci olmak için yapmalıyız. Devrimciler halktan, işçiler sendikalardan kopuk. Parti sorunu var. Sendikal hareket devrimcileri birleştirecek siyaset örgütlemeli. DİSK’in arkasında 12 Eylül'den önce TKP vardı. Sendika krizi siyasal hareketin sıkıntılarını yansıtıyor...
Tayyip, "biz üzerimize düşeni yaptık" diyor. Biz yaptık mı? Sendikalar yapmadılar? 1 Mayıs 2008 neyi gösterdi? Devlet anlayışının yanlış olduğunu.
Niyet değil tercih vardır. Düzeniçi tercih yapılmıştır. Bir birlik olunca ve hedefe kilitlenince başarılıyor...
Sadık Eroğlu: 1 Mayıs Sınıflar Mücadelesinin bir örneğidir, prototipidir. Dosta düşmana haklarımızı nasıl kazanacağımızı gösterme günüdür. Önderlik ve parti sorunu yoktur. Yeter ki o anlayışla donanılsın.
Sadık Eroğlu'nun konuşmasından sonra söz, salondaki dinleyicilere verildi ve ifade edilen görüşlerden sonra saat 17.30'da etkinlik sona erdi.
|