Avrupa Ilısu'dan desteğini çekti, çevreciler mutlu
Hasankeyf'i sular altında bırakacak Ilısu Barajı için daha önce anlaşma imzalanan Almanya, Avusturya ve İsviçreli kredi kuruluşları, kredi vermekten vazgeçti. Üç kredi kuruluşu, 'Kredi koşullarının yerine getirilmediği' gerekçesiyle anlaşmayı feshettiğini duyurdu. Kredi kuruluşlarının internet sitesinde yer alan haberden kısa bir süre sonra Çevre ve Orman Bakanlığı açıklama yaparak, tüm görev tanımlarının başarıyla yerine getirildiğini, buna rağmen anlaşmanın feshedildiğini belirtti. Kararın siyasi olduğu belirtilen açıklamada, Ilısu konusunda kararlılığın devam ettiği de vurgulandı.
İlk projesi 1954'te hazırlanan ve o tarihten bu yana adeta 'yılan hikayesi'ne dönen 'Hasankeyf'e Baraj' projesinde yeni ve çok önemli bir gelişme yaşandı. Avusturya, Almanya ve İsviçre İhracatçı Kredi Kuruluşları ile DSİ Genel Müdürlüğü (DSİ) arasında 15 Ağustos 2007'de imzalanan anlaşma, üç kredi kuruluşu tarafından feshedildi. Kredi sağlayacak kuruluşlar en son 23 Aralık 2008'de Türkiye ile temaslarda bulunarak, 89 kriterin yerine getirilmesi için Türkiye'ye 180 süre tanımıştı. Bu süre 6 Temmuz'da sona erdi. Kredi kuruluşlarının, www.serv-ch.com adlı internet sitesinde dün yayımlanan 'Türkiye Ilısu Projesi' başlıklı açıklamada, 'sigorta sözleşmesinde çevre, kültür mirasları ve çevredeki yerleşim birimleri ile ilgili maddelerde şart koşulan iyileştirmelerin verilen sürede tamamlanmamış' olması anlaşmanın feshedilmesinin nedeni olarak ileri gösteriliyor. Kredi kuruluşlarının kredi vermekten çekildiği haberinin üzerine Çevre ve Orman Bakanlığı da bir açıklama yaptı.
'Karar siyasi, kararlılık devam ediyor'
"Tamamlandığında gövde hacmi bakımından ülkemizin 2., kurulu güç ve yıllık enerji üretim kapasitesi bakımından da 4. büyük barajı olma özelliğini kazanacak Ilısu Barajı ve Hidroelektriksantrali’nin (HES) inşasında yeni bir sayfa açılıyor." diye başlayan bakanlık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“DSİ gerek askıya alınma tarihi öncesinde ve gerekse askı süresince yoğun faaliyetlerde bulunmuştur. Bugüne kadar 89 adet görev tanımının 47 tanesi tamamlanmıştır. İnşaata başlanması gereken tüm görev tanımları başarıyla yerine getirilmiştir. Bu faaliyetlerin gözlenmesi ve değerlendirmesi faaliyetlerinde görevli Uzmanlar Komitesi (UK) bu faaliyetlerin başarı ile tamamlandığını belirtmişlerdir. Ancak yaşanan tüm bu olumlu gelişlerinin aksine kredi kuruluşlarının UK’nın vermiş oldukları raporların aksine görev tanımı faaliyetlerinin başarı ile tamamlanmadığını ileri sürerek sözleşmeyi fesih ettiklerini belirtmişlerdir. Bu UK’nın raporlarına uyum göstermemekle beraber siyasi bir karar olarak görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti olarak Güneydoğu Anadolu Projesi'nin kilit bir halkası olan gerek enerji gerekse sosyal kalkınmanın bir ateşleyici gücü olarak gördüğümüz Ilısu Barajı ve Hidro Elektrik Santral projesinin yapımı hususundaki kararlığımızın devam ettiğini önemle vurgulamak isteriz."
'Lafta kalmadı'
Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, daha önce yaptığı açıklamalarda, çevreciler için 'hep laf laf', 'yaygaracılar' gibi ifadeler kullanmıştı. Avrupalı ülkelerin kredi vermekten vazgeçmesine en çok Hasankeyf'i korumak adına faaliyet gösteren çevre kuruluşları sevindi. Doğa Derneği Kampanya Koordinatörü Erkut Ertürk, kararın geciktiğine dikkat çekerek şunları dedi: "Ilısu Barajı’nı yapacak konsorsiyumun bir kez daha dağılmış olması, Ilısu projesinin baştan yanlış tasarlanmış bir fikir olduğunu bir kez daha kanıtlanıyor. Artık bu kadar bilimsel ve teknik veri varken Türkiye’nin bu barajın yapımında ısrar etmesi mümkün değildir. Talebimiz, Türkiye’nin de bir an önce bu projeyi durdurmasıdır ve Hasankeyf’i UNESCO Dünya Mirası listesine dahil etmesidir. Verilen mücadele büyük bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Bakan Eroğlu'nun söylediği gibi 'lafta kalmadı', krediden vazgeçildi."
Doğa Derneği Başkanı Güven Eken de, “Avrupa, Tarkan, Orhan Gencebay, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ve Sezen Aksu gibi fikir önderlerinin ve 100 bine yakın insanın sesini duymuştur" dedi. Eken, Doğa Derneği’nin Hasankeyf konusundaki kampanyaların Ilısu Barajı’ndan vazgeçilene kadar süreceğini söyledi.
Hasankeyfi Yaşatma Girişimi de konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetleri’nin Ilısu Baraj projesinden vazgeçmelerini 'haklı mücadelenin büyük zaferi' olarak yorumladı. Açıklamada, "Projenin sorunlu olması, Türkiye’nin imza koyduğu şartları yerine getirmemesi, artan protestolar ve bunun sonucunda oluşan büyük kamuoyu baskısı, söz konusu hükümetleri kredi teminatını askıya almak zorunda bıraktı. Türkiye hükümeti Ilısu Barajı’nı, Avrupa ülkeleri geri çekilse dahi, yapacağını iddia ediyor. Ülkenin içinde bulunduğu teknik kapasite ve mali donanım bunun gerçekleşemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Hükümeti bu projeden vazgeçtiğini açıklayarak, Hasankeyf ve Dicle havzasındaki tarihi kültürel mirasın korunması ve geleceğe taşınmasına, aynı zamanda Dicle vadisinin ekosisteminin korunmasına yönelik kalıcı bir proje hazırlamaya davet ediyoruz" ifadesi yer aldı.
Radikal
7 Temmuz 2009
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 294 okuma



İlgili İçerikler
- Hasankeyf'e karşı Çin Seddi
- Hasankeyf için geriye sayım başladı
- Hasankeyf'te 596 yeni konutu TOKİ inşa edecek
- Hasankeyf'te 'aceleci' kamulaştırmaya iptal
- Hasankeyft'te son skandal
- Haiti'de ABD'li şirketlerden akılalmaz sömürü
- Başbakan'ı Dinledim, Ilısu Barajı İçin Çok Şey Öğrendim
- "Hasankeyf yağmurdan kaçarken doluya tutuldu"
- Bankalar Mezar Kazıcılığı Yapıyor
- 220 bin mezun icralık


