Artan yoksulluk ve alım gücündeki düşüş nedeniyle alışverişe çıkanlar evlerine eli boş dönüyor. Esnaf satış yapamamaktan şikayetçi
Ramazan ayında tıklım tıklım dolan çarşı ve pazarlarda bu yıl in cin top oynuyor. Eminönü esnafı, tüketim ihtiyaçlarına gelen zamların vatandaşın alım gücünü yok ettiğini söylüyor. Vatandaşlar ise Ramazan ayının artık bolluğu değil, açlığı simgelediğini belirtiyor.
Mısır Çarşısı esnaflarından Aydıner Yüksel, “Bizim açımızdan pek bir değişiklik yok. Hatta bazı hurmaların kilosunda geçen yıla oranla 5 YTL’ye varan düşüş söz konusu” dedi. Yüksel, fiyatlardaki değişikliklerin bu seneye mahsus olmadığını belirterek, pahalılığın gıdada değil yaşamda olduğunu söyledi.
Türkiye’de vatandaşın alım gücü düştüğü için esnafın da iş yapamadığını söyleyen Semra Şentürk ise 36 yıl İsviçre’de yaşadığını belirterek şunları söyledi: “Türkiye’ye döndüğümde karşılaştığım manzara korkunçtu. Bu ülkenin zengini çok zengin, fakiri de ayak altında ezilecek kadar düşmüş vaziyette. Fiyatların da ucuz olduğunu düşünmüyorum. Fiyatlar düşmüş de olabilir. Ama şöyle bir esnafa sormak lazım, kaç kişi alışveriş yapıyor? Çünkü alım gücü yok. Yani aldığı üç kuruşluk para ile neyi alabilir ki vatandaş?”
Müşteri sayısı yarıya düştü
Eminönü’nde kuru yemiş dükkanı işleten Ercan Kandemir adlı esnaf ise vatandaşın ekonomik alım gücünün zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılamadığını söyledi. “Geçen yıl 10 YTL’ye olan hurmalar bu yıl 8 YTL’ye düştü. Ama iş yok. Hurma satışı bekliyorduk. Fakat insanlarda alım gücü olmadığı için onu dahi satamıyoruz. Özellikle vatandaş hurma gibi ürünleri en sona erteliyor, çünkü ekonomik alım gücü sadece genel ihtiyaçlara yetebiliyor” diyen Kandemir, satışların düşük olmasının diğer bir nedeninin de Ramazan’ın yaza denk gelmesi olduğunu ifade etti.
30 yıldır şarküteri işlettiğini söyleyen İsmail Korkmaz ise “Fiyatlar gerçekten pahalı. İnsanlar Ramazan’da pastırmayı muhakkak sofralarında görmek ister. Ancak fiyatı 60-70 YTL arasında değiştiği için vatandaş alamıyor. Genel olarak 2-3 ay arası da gıda ürünlerine zaten yüzde 30-40 oranında zam geldi. Bunu bakliyatta da görebiliyorsunuz. Ben 30 yıldır bu işi yapıyorum. Artık bundan 5 ay öncesini dahi arıyoruz” şeklinde konuştu. Korkmaz, müşteri oranının geçen yıla göre yarıya indiğini kaydetti.
‘İşsizlik ekonomiyi vuruyor’
Ramazan alışverişi esnasında görüştüğümüz Selçuk Akkuş adlı vatandaş ise Türkiye’deki önemli problemlerden birinin işsizlik olduğunu dile getirdi. Akkuş, “600 YTL ücret alıyorum. Çocuklarım da çalışıyor. Ancak çok zor şartlarda geçinmeye çalışıyoruz. Benim bildiğim Ramazan geldiğinde ucuzluk olur. Ancak tersine, fiyatlar pahalı oluyor. Yani bu ay içerisinde bir taraftan yoksullara yardım yapılırken diğer taraftan gıda ürünlerine zam geliyor. Bu çok anlaşılır bir durum değildir” diye konuştu.
‘Hükümet halkı sömürüyor’
30 yıldan beri şarkütericilik yapan 60 yaşındaki Hasan Basmaz, hükümetin halkı sömürdüğünü belirterek şunlara dikkat çekti: “Halkın yaşam istikrarı yok. Her gün her şeye zam geliyor. Elektriğe, telefona, suya, doğal gaza sürekli zam geliyor. Ödediğimiz bir fatura diğerini tutmuyor. Eskiden olsa, Ramazan öncesi dükkana girecek yer bulamazdınız. Şimdi ise dükkanda müşteri yok. Halktan bu kadar kısmakla hiçbir şey yapamazlar. Daima kötüye gidecek bu. Petrole, elektriğe zam geliyor. Haliyle toptancıya da bu yansıyor. Bizim koyduğumuz rakam yüzde 10 bile değil. Fakat bu artış piyasa genelinde yapılıyor. Geçen yıla oranla yüzde 10 gibi bir artış var. Fakat devlet isterse bunu önleyebilir.”
Manav dükkanı sahibi 54 yaşındaki Abdullah Güven ise fiyatların geçen yıla oranla yüzde 10 ile 20 arasında değiştiğini ifade ederek şunları söyledi: “Gıda ürünlerine zam yapıldığı söyleniyor. Fakat biz satış yapamadığımızdan fiyatlara zam yapılması çok bir şey değiştirmiyor. Geçen yıl satışlar daha iyiydi. Bu yıl ise gelip ‘Benim emekli maaşım bunları almaya yetmiyor’ diyen müşteriler de oluyor. Bulunduğumuz yerin konumu nedeni ile kaliteli mal satıyoruz. Bu nedenle gelen müşteriler biraz daha orta seviyeli. Dar gelirli vatandaş genelde halk pazarlarına gidip, oradan bozuk, ezik ve kalitesiz ürünler alabiliyor.” Kaynak; Evrensel Metin İnan / Esra Şeran(İstanbul/DİHA)
Ramazan ayı açlığın simgesi oldu
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
Arkadaşına Gönder







